6. Sınıf Sözcükte Anlam

altinci-sinif-sozcukte-anlam
altinci-sinif-sozcukte-anlam

Tek başına anlamı olmayan ya da tek başına anlamı olmadığı halde cümlede anlam kazanan en küçük anlam birimine sözcük denir.

Sözcükte Çok Anlamlılık

Sözcükler cümlenin içindeki kullanımına göre anlamlar kazanmaktadır. Sözcükleri cümlede kazandırmış oldukları anlamlara göre sınıflandırmaktayız.

  • Gerçek Anlam
  • Yan Anlam
  • Mecaz Anlam
  • Terim Anlam

Gerçek Anlam

Bir sözcüğün akla gelen ilk anlamı temel anlamdır. Sözcük tek başına kullanıldığı zaman akla ilk gelen gerçek anlamdır.

Yan Anlam

Sözcüğün zamanla anlam genişlemesine uğrayarak kazandığı anlamıdır. Gerçek anlamdan tamamen kopmamıştır.

Mecaz Anlam

Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen çıkıp kazanmış olduğu yeni anlamdır.

Terim Anlam

 Bir sözcüğün akla spor, bilim, sanat ya da bir meslek dalı ile alakalı anlamına terim anlam denmektedir.

 NOT

Yan ve mecaz anlam genelde zor ayırt edilmektedir. Farklarını görme açısında kısa yolu izleyebilirsiniz.

  • Somut – Somut – Yan
  • Somut – Soyut – Mecaz

İnsana ait olan nesne ya da organ doğaya ya da cansız nesneye aktarılıyor ise o sözcük yan anlam kazanmıştır.

  • Burnum çok keskindir, her kokuyu alır.
  • Ayakkabının burnu aşınmıştı
  • Yeşil gözleriyle etrafı inceliyordu.
  • Anahtarım çekmecenin gözünde kaldı.

Soru – Örnek

Aşağıdaki cümlelerde sözcüklerin hangi anlamlarda kullanılmış olduğunu yazalım

Sol bileceğini spor yaparken incitmiş. – Gerçek Anlam

Günümüz teknolojisini eleştiren yazıları ile ünlü oldu. – Yan

Bütün doktor randevuları doluydu. – Yan

Suçu bana yıkıp kendi bir kenara çekildi. – Mecaz

Oyunun ikinci kısmı için kostümünü değiştirdi.

Kaybolan cüzdanını saatlerce aradı. – Gerçek Anlam

Soru 2

Vermek sözcüğü aşağıdaki cümlelerde hangi anlamlarda kullanılmış?

Bu sabah menekşeye ben su verdim. – Döktüm

Bu davranışlarını çocukluğuna veriyorum. – bilmek

O telefonla konuşurken ben hesabı verdim. – ödemek

Kendini affettirmesi için ona bir şans verdim. – Hak tanımak

Alacağın paraya bakma, şu arabayı ver artık. – satmak

Bir güzeli bir çirkine vermiş – evlendirme

Limon bu yemeğe ayrı bir tat katmış. – vermiş

Hatice, kocasına nur topu gibi bir evlat vermişti. – Doğurma

Söz Gruplarında Anlam

Deyimler

En az iki sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşarak varlığı, bir durumu daha etkili ve güçlü bir şekilde anlatmasını sağlayan söz gruplarıdır.

Özellikleri

  • Kısa ve özdür.
  • Öğüt vermez, yol göstermez.
  • Sözcükleri ya da sözcükleri yeri değiştirilemez.

Atasözleri

Toplumun malı olmuş, söyleyeni belli olmayan, öğüt veren kalıplaşmış söz öbeklerine atasözü denir.

Özellikleri

  • Söyleyeni belli değildir.
  • Cümle halindedirler, yani yargı bildirirler.
  • Öğüt verirler, yol gösterirler.

Soru 1

Aşağıdaki cümlelerde deyim kullanılmış ise D atasözü kullanılmış ise A yazın.

İnsanoğlu çiğ süt emmiş, bu zamanda kimseye güvenilmiyor. – Deyim

Bilmediği işlere bulaşarak başına çorap ördü. – Deyim

Her kardeşin huyu birbirinden farklıydı, ne de olsa beş parmağın beşi de bir olmuyor. Atasözü

Sonunda evi satmaya karar verdik, aklın yolu birdir. – atasözü

İş teklifini kabul etsin diye ona çok dil döktüm.

İkilemeler

Anlatımın gücünü arttırmak, anlamı pekiştirmek üzere aynı sözcüğün tekrar edilmesi ya da aralarında çeşitli anlam ilgileri olan sözcüklerin yan yana gelmesiyle oluşan söz gruplardır.

Örnekler

Mavi mavi bakışlar

Yalan yanlış sözler

İçli dışlı ilişkiler

Eski püskü kıyafetler

Abur cubur yiyecekler

Köşe bucak

Söz Sanatları

Kişiseleştirme

İnsan dışındaki bir varlığa ya da kavrama insan özelliği yükleme sanatıdır.

  • Bir masum mor menekşe ağlıyor mu ne?
  • Deniz ve mehtap, sordular seni: Neredesin?
  • Oyuncak bebek bu yaptıklarına çok utanmıştı.

Konuşturma

İnsan dışındaki varlıkları konuşturma sanatıdır. Konuşturma olduğu yerde kişileştirme de vardır.

  • Yıldızlar sönsün diyerek bağırdı karanlıktan sümbül.
  • Mor menekşe: Bana dokunma diye bağırdı.
  • Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda.

Benzetme

İki varlık, kavram ya da durumda nitelikçe güçsüz olanı güçlü olana benzetmektir.

  • Hava kurşun gibi ağır.
  • Ana sütü gibi candan türkülerimiz.
  • Anne kadar merhametli öğretmen.

Her kişileştirme aynı zamanda bir benzetmedir.

  • Seni görünce güneş utandı, dağların ardına saklandı.

Tam Benzetmede Dört Unsur Bulunur!

  • Benzeyen: Güçsüz olan
  • Kendisine benzetilen – Güçlü olan
  • Benzetme yönü – nitelik
  • Benzetme edatı

Mecaz

Sözcüklerin gerçek anlamının dışında kullanımı ve böylece söyleyişe güzellik mecaz bulunduran cümlelere bakıldığında sözcüğün ya da sözcüklerin gerçek hayatta mümkün olmadığı görülmektedir.

Duygu seline kapılanlar gözyaşlarına dur diyemedi.

Bu umut onun hayata sıkı sıkı bağlanmasına yetti.

Aralarındaki soğukluk kırıldı, barış umutları yeşerdi.

sozcukler-arasi-anlam-iliskisi
sozcukler-arasi-anlam-iliskisi

Sözcükler Arası Anlam İlişkisi

Eş Anlamlı Sözcükler – Anlamdaş

Anlamları aynı yazılışları farklı olan sözcüklerdir. Eş anlamlı sözcükler birbirinin yerine kullanılabilmektedir. Fakat bir cümle içerisinde eş anlamlı olan sözcük farklı bir cümlede eş anlamlı olmayabiliyor.

  • Konuklar, beklenenden de erken geldi.
  • Misafirler, beklenenden de erken geldi.
  • Kazada başını arabanın camına vurdu.
  • Söyledikleri kafamı çok karıştırdı.

Eş anlamlı sözcüklerin aynı cümlede kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

Kendini çok gülünç ve komik duruma düşürdü.

Eş Sesli Sözcükler – Sesteş

Sesleri aynı, anlamları farklı olan sözcüklerdir.

  • Kır
  • Ak
  • Dik
  • Koy

Sesteş sözcükler arasında anlamsal bir ilişki yoktur. Bir sözcüğün yan ve mecaz anlamlısı o sözcüğün eş sesli olamaz.

Patika bir yoldan köyümüze ulaştık. – Gerçek

Soruyu bir de bu yoldan çözmeyi dene. – Yan Anlam

Ekinlerin etrafındaki zararlı otları yoldu. – Sesteş

Yakın Anlamlı Sözcükler

Tamamen aynı anlam taşımasa da benzer anlamları karşılayan sözcüklere yakın anlamlı sözcükler denir. Yakın anlamlı sözcüklerin birbirinin yerine kullanılması, anlatım bozukluğuna yol açar.

Zıt Anlamlı Sözcükler – Karşıt

Anlamca birbirinin tam tersini karşılayan sözcüklere zıt anlamlı sözcükler denir.

  • Pahalı – Ucuz
  • Ret – Onay
  • Gece – Gündüz
  • Sağlam – Çürük
  • Önce – Sonra
  • Karanlık – Aydınlık
  • Acemi – Usta
  • Artı – Eksi
  • Var – Yok
  • İlk – Son
  • Ters – Düz

Bir sözcüğün olumsuz olması onun zıt anlamlı olduğunu göstermez. Zıt anlamlar sözcükleri bulurken cümlede kullanılmış oldukları anlamlara dikkat etmek gerekmekte. Tek başlarına kullanıldıklarında zıt olan sözcükler, cümlede zıt anlamda kullanılmamış olabiliyor.

Somut – Soyut Sözcükler

Beş duyu organımızdan herhangi biriyle algılanabilen sözcüklere somut ve algılanamayanlara ise soyut sözcükler denmektedir. Bazı cümlelerde somut sözcükler soyut, soyut sözcükler ise somut anlam kazanabiliyor.

Nitel – Nicel Sözcüler

Sayılabilen, ölçülebilen kavramları karşılayan sözcüklere nicel, sayılamayan ve ölçülemeyen kavramları karşılayan sözcüklere nitel anlamlı sözcükler denmektedir. Nitel ve nicel anlamlı sözcükler tamamen cümledeki kullanımına bağlı olmaktadır.

Genel – Özel Anlamlı Sözcükler

Kapsamı fazla olan sözcüklere genel, daha az olanlara ise özel anlamlı sözcükler denmektedir.

Sorular

Soru 1

Fırının köşesinden caddeye doğru dönün.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde doğru sözcüğü bu cümledeki anlamı ile kullanılmıştır.

  1. Doğru haberler her yıl bu törenler ödüllendiriliyor.
  2. Doğru söylüyorsun, onu affetmemek gerek.
  3. Akşama doğru sokaktaki çocuklar evlerine çekilmeye başladı.
  4. Okula giderken giden araba ani bir fren yaptı.

Cevap – D Her ikisi de yön belirttiğinden aynı anlamda kullanılmıştır.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisinde acı sözcüğü gerçek anlamının dışında kullanılmıştır.

  1. Ağzımda bıraktığı acı tattan hoşlanmamıştım.
  2. Kadın, babasının ölüm acısıyla sarsılmıştı.
  3. Acı bir rüzgar suratıma vuruyordu
  4. Acı kahvesini yudumlarken nereli olduğunu sordu.

Cevap – B çünkü mecaz anlamda kullanılmıştır.

Soru 3

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı sözcük kullanılmamıştır?

  1. Her birey kendi kararlarını vermekte özgürdür.
  2. Bilgi sözcüğünün kökü bil-fiilidir.
  3. Daha ince bir perdeden şarkı söylemeye devam etti.
  4. Ofsayta düştüğünü fark etmeden ilerledi.

Cevap – A B – C  ve D şıklarında kökü, perdeden ve ofsayt kelimeleri terim anlamlıdır.

Soru 4

Çıktığı yolculuklarda yanına minik bir yastık alır, yol boyu uyurdu.

Altılı çizili olan sözcüğün eş anlamlısı aşağıdaki cümlelerden hangisinde vardır?

  1. Bu gidiş hepimizi üzmüştü.
  2. Koltuğa oturduğu gibi ‘’Gidelim!’’ diye bağırdı.
  3. Seyahatlerin ücretini ödemek için seni aradık.
  4. Yolun bu kısmına yürüyerek devam edeceğiz.

Cevap – C


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

mevsimler-ve-iklim

Mevsimler ve İklim

mevsimler-ve-iklim Dünya’nın Hareketleri Kendi Ekseni Etrafında Dönme Hareketi – 24 saat ( 1 gün) Güneş …

en-buyuk-eser

Atatürk’ün Ölümü ve Sonrası

ataturkun-olumu-ve-sonrasi Atatürk Bizimle M. Kemal Atatürk 1937 yılında siroz hastalığından rahatsızlanmıştı. Atatürk’ün rahatsızlığına ilk teşhisi …

ataturk-donemi-turk-dis-politikasi

Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası

ataturk-donemi-turk-dis-politikasi Yabancı Okullar Okullar MEB’e bağlandı. Türkçe ve Tarih derslerinin Türk öğretmenler tarafından Türkçe olarak …

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

vulputate, elit. libero odio tristique venenatis, at id vel,