Akılsız Berber

akıilsiz-berber
akıilsiz-berber

Bu masal Patliputra adlı şehirde geçer. Bir zamanlar Manibhadra adında bir tüccar yaşarmış. Manibhadra’nın karısının adı Gayatri’ymiş. Çok zenginmişler. Çok büyük arazileri varmış ve bir malikanede yaşarlarmış. Manibhadra iyi bir insanmış. Zenginliğiyle asla gurur duymazmış. Hayatı boyunca çok çalışmış. Karısı Gayatri’de bilge bir kadınmış. Evine gelen kimseyi eli boş yollamazmış. Manibhadra ile Gayatri yaşadıkları kasabada çok ünlüymüşler. Her fırsatta evlerine misafir davet ederler ve onları saygı ve iyilikle ağırlarlarmış. Malikanelerinde her zaman bir konuk olurmuş. Karıkoca çok iyi birer ev sahibiymiş. Misafirlerine pahalı hediyeler ve değişik yemekler ikram ederlermiş.

-Gördün mü Gayatri. Arkamızdan dua eden çok. Bu insanlar bizimle beraber oldukları sürece hiçbir zaman aç ve evsiz kalmayacağız. Onlar bizi hiç yalnız bırakmazlar.

-Ah. Çok masumsun. Bütün bu hediyeleri hiçbir beklentin olmadan veriyorsun ama bu insanlar kendilerine iyi davranıyoruz diye buraya geliyor sadece. Başımız derde girse hiçbiri yanımızda olmaz.

-Saçmalık. O şekilde düşünme. Onlar bizim halkımız.

-Beni dinlemeyeceğini biliyorum. Umarım yanıldığımı gösteren bir zaman hiç gelmez canım.

Ancak Gayatri’nin korkusu yakında gerçek olacakmış. Tüccar çift için gelecekte başka bir kader yazılıymış. Manibhadra bir yaz mevsiminde yük gemilerinin denizde kaybolduğunu öğrenmiş. Bütün mallarını kaybetmişler. Gemileri arayıp durmuşlar ama ne yazık ki bulamamışlar. Manibhadra bu yüzden müşterilerine bir sürü para ödemek zorunda kalmış. Dostlarından yardım istemeye çalışmış ama herkes birer bahane uydurmuş ve onu yollamış.

-Ne oldu hayatım? Bize yardım edecek birini buldun mu?

-Hayır. Herkesin derdi kendine yetiyor anlaşılan. Şu an bana yardım edemiyorlar.

Gayatri bu insanların bahane uydurduklarını biliyormuş ama kocasının kendine inanmayacağını bildiğinden bir şey söylememiş. Manibhadra kaybını karşılamak için bütün arazisini satmak zorunda kalmış ama yine de yetmemiş. Ardından malikaneyi satmış. Bu para yetmiş. Manibhadra bütün borçlarını ödemiş ama artık fakir bir insanmış. Küçük bir evde yaşıyor ve para kazanmak için başkasının tarlasında çalışıyormuş. Gayatri’de evi geçindirmeye yardım etmek için öğretmenlik yapıyormuş. Çok çalışmak zorunda kalmışlar. Ancak bu kadar sıkıntıdan sonra bile başkalarına karşı iyi ve saygılıymışlar. Günde en azından bir misafiri doyuracak kadar para kazanıyorlarmış. Ne pahalı hediyeler nede çeşitli yiyecekler verebiliyorlarmış ama misafirperver ve hoşsohbetmişler. Zaman geçmiş. Misafir gelmez olmuş. Manibhadra’nın dost sandığı insanlar artık onu görünce gülümsemeden yanından geçip gidiyorlarmış. Manibhadra çok üzgünmüş.

-Sen haklıymışsın Gayatri. Onlar bizim dostumuz değil. Evimize sadece pahalı hediyeler ve misafirperverliğimiz yüzünden geliyorlarmış. Keşke seni dinleseydim. Özür dilerim Gayatri. Hiçbir şeyim kalmadı, artık sana iyi bir hayat veremiyorum.

-Öyle söyleme hayatım. Ben senin yanında olmaktan mutluyum. Başkaları kötü zamanda bize yardım etmiyor diye biz kendimizi değiştirecek değiliz. Sen prensipleri olan bir insansın. Bu dürüstlüğün günün birinde karşılık bulacak.

Ama Manibhadra o kadar üzgünmüş ki Gayatri’ye inanamıyormuş.

“Bunu sadece beni sevdiği için söylüyor. Hayatım boyunca aptallık etmişim. Aptallığım asla karşılık bulamaz. Artık aileme hiçbir şey veremiyorum. Kendimle nasıl yüzleşeceğim? Hepsi benim hatam. Bu suçluluk duygusuyla ilelebet yaşamaktansa ölmek daha iyi değil mi?”

Kendini suçlayan Manibhadra uykuya dalmış.

-Mani. Uyan Mani!

-Neler oluyor? Kimsin sen?

-Ben bir keşişim. Sana yardım etmeye geldim. Sorunlar karşısında umudunu kaybetmemelisin. Onlarla yüzleşmelisin.

-Ben aptal bir insanım. Yaptıklarımla yüzleşemiyorum.

-Sen aptal değilsin. Bir aptal tüm gerçeği anlamadan hareket eden kişidir. Senin başına gelen şey talihsiz bir olay ve ben sana yardım etmeye geldim.

-Ne? Nasıl edeceksin? Ayrıca neden ediyorsun?

-Karın doğru söylüyor. Senin dürüstlüğün ve senelerdir çok çalışman benim sana gelmemi sağladı. Bu bir ödül. Şimdi beni dinle. Yarın yine bu görünümle senin kapını çalacağım. Başımın arkasına bir sopayla vur. Ondan sonra büyük bir küp altına dönüşeceğim. Bütün servetin kısa sürede sana dönecek. Unutma, başka bir keşişe vurmayacaksın. Yoksa cezalandırılırsın.

-Ne tuhaf bir rüya. Para düşünürken uykuya dalmış olmalıyım.

Manibhadra evden çıkarken kapının önünden geçen bir başka keşişi görmüş.

-Yoksa bu keşiş? Hayır! O keşiş rüyamdaki haliyle geleceğini söyledi. Rüya bile olsa hiç kimseye düşünmeden vurmamalıyım.

Manibhadra divana oturduğu sırada birinin kapıyı çaldığını duymuş.

-Kim o? O keşiş mi?

-Hayır, ben berber. Gelmemi istemiştin.

-Evet, elbette. İçeri gel.

Manibhadra tıraş olmaya hazırlanırken kapı bir kez daha çalmış.

-Hayatım, kapıda bir keşiş var. Ne vereyim ona?

-Keşiş mi? Koş, çabuk bana bir sopa getir.

-Sopa mı?

-Açıklayacak vaktim yok. Çabuk getir.

Manibhadra berberin işini bitirmesine izin vermeden elinde sopayla keşişe koşmuş. Keşiş o sırada eve girmiş. Ardından sopa ile keşişin başının arkasına dokunmuş ve biranda…

-Buda ne? Bir sürü altın!!!

-Evet, artık fakir değiliz.

Manibhadra o kadar mutluymuş ki evin içinde olanları seyreden berberin varlığını unutmuş.

“Demek ki bu tüccar bu şekilde zengin olmuş. Hiç zor bir şey değil.”

Berber ertesi gün bir plan yapmış. Tapınağa giderek keşişleri evine davet etmiş. Ama onlar tereddüt etmişler, yinede gelin diye yalvaran berbere acımışlar. Berberin peşinden eve kadar gitmişler. Evin içine girdikleri anda berber kapıyı kilitleyerek onlara sopayla vurmaya başlamış.

-Ne yapıyorsun sen?

-Yardım edin, bu adam delirmiş.

Keşişlerden biri kaçmayı başarmış. Halktan öbür keşişlere yardım etmelerini istemiş. Halk berberin evinin kapısını kırarak keşişleri kurtarmış. Berber çok korkmuş. Halk onun bu yaptığını öğrenince çok öfkelenmiş. Berberi cezalandırmak için peşinden koşmuşlar. Berber kasabadan kovulmuş ve bir daha görülmemiş. Manibhadra ile Gayatri olanları görmüşler.

-O keşiş haklıymış. Bir aptal tüm gerçeği anlamadan hareket eden kişiymiş. O akılsız berber benim keşişe sadece dokunduğumu ve keşişin altına dönüştüğünü biliyordu ama onu rüyamda gördüğümü bilmiyordu. Düşünmeden hareket etti ve yanlış keşişlere vurduğu için cezalandırıldı.

Altın Dağın KralıMasal OkuTembel Rahip

- Mustafa Yakut

Avatar
Türkiye'deki tüm öğrencilere ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına - Eğitime dair bilgiler ve çocuk masalları hakkında yararlı olacağımızı düşünerek kaliteli içerikler üretip, fark yaratmayı düşünerek https://masaloku.com.tr sitesini yayına aldık.

Ayrıca kontrol et

Tom-Thumb-un-Maceralari

Tom Thumb’un Maceraları

Tom-Thumb-un-Maceralari Bir zamanlar, çok açgözlü bir büyücüyle bir hazineyi paylaşma konusunda tartışan bir dev varmış. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir