Ev / Çocuk Masalları / Balıkçı Ve Karısı

Balıkçı Ve Karısı

balıkci-ve-karisi

Balıkçı ile Karısı denize yakın bir yerde, bir uçurumda yaşarlarmış. Balıkçı hayatını kazanmak için her gün uçurumun kenarına gidip oltayla balık tutarmış. Mütevazi hayatından memnunmuş ama karısının memnun olmadığını biliyormuş. Karısı her zaman sinirliymiş, Karısı: -Şu pis kulübeye bak bu koku beni hasta ediyor, sabah akşam temizliyorum burayı ama hiç faydası yok. Balıkçı karısını seviyormuş ama karısı her zaman şikayet ediyormuş. Balıkçının iki balık yakaladığı güzel günlerde, karısı üç tane istermiş. Kocası ona mango götürse o kayısı istermiş, balıkçı ne yaparsa yapsın karısını mutlu edemiyormuş. Balıkçı:
-Karıcım seni mutlu etmek için ne yapabilirim? Karısı: -Beni bu pis kulübeden çıkar, o zaman mutlu olurum! balıkçı bir gün uçurum kenarında balık tutmaya gitmiş. Su sakin ve masmaviymiş, balıkçı suya attığı oltasıyla oracıkta oturmuş. bir kaç saat geçmiş ve balıkçı yorulmuş. Balıkçı: -Hım galiba bugün meyveyle idare edeceğiz, bir dakika oltaya balık vuruyor. Balıkçı oltasına sımsıkı sarılmış ve çekmeye başlamış. Balıkçı: -O huu çok ağırmış galiba büyük bir balık olmalı. olta sudan çıktığında ucundaki dil balığını gören balıkçı şaşırmış. Renkli ve parlak bir balıkmış. Balıkçı: -Bir dil balığı, niye bu kadar ağır, belki de çok yedi. Dil balığı: -Hayır  balıkçı o yüzden öbür balıklardan daha ağır değilim. Balıkçı: -Ne sen benimle konuştun mu?  Neler oluyor burada.  Adımı nerden biliyorsun  benim?  Dil balığı: -Senin hakkında daha bir sürü  şey biliyorum. Ben normal bir balık değilim, büyü yapılmış bir Prensim. Lütfen serbest  bırak  beni! Hem zaten tadımda güzel değildir, lütfen beni öldürme! Balıkçı: -Hayır daha fazla konuşma, konuşan bir balığı öldürecek değilim ben. Haydi git bakalım.  Dil balığı: -Ah teşekkür ederim.  Balıkçı dil balığını karısına  anlatacağı  için heyecanlanmış eve koşmuş ve o gün karısına hiç  balık  götüremediğini  unutmuş.  Balıkçı: -Hayatım sana bir şey anlatacağım yanıma gel. Karısı: -Ne var! bugün balık yok mu?  Balıkçı: -Hayır bir dil balığı yakaladım ama konuşuyordu, kendisine bir büyü yapılan bir Prens olduğunu söyledi bana.  Karısı: -Ne sonra ne oldu? Balıkçı: –Ee ondan sonra onu saldım şu anda denizde.  Karısı: -Sen sihirli bir balık yakaladın  ve sonrada onu saldın mı? Yani. Niye yaptın bunu, biz hem fakiriz hem de açız. Pis bir kulübede yaşıyoruz, en azından daha iyi bir ev isteseydin! Balıkçı: –Bir balık bana nasıl ev verebilir, böyle bir şey yapamaz. Biz elimizdekilerle mutlu olmalıyız. Karısı: –Ben daha iyi bir yerde yaşarsam mutlu olurum! Onun büyülü bir Prens olduğunu söylemedin mi? Onun hayatını bağışladın, oda senin için bir şey yapsaydı, geri git ve ondan bir ev iste! Balıkçı tereddüt etmiş ama deniz kenarına geri dönmüş, suyun birazcık derin bir saraya çaldığını şaşkınlıkla görmüş. Balıkçı: -Sihirli balık beni duyabiliyormusun? balık bir anda su üstüne çıkmış. Sanki balıkçıyı bekliyor gibiymiş. Balıkçı: -Benim karım mutlu değil. Dil balığı: -Ne istiyor peki?  Balıkçı: -Benden bir ev istiyor. Dil balığı: –Eve dön o ev artık onundu. Balıkçı eve dönmüş ve karısının güzel bir evin kapısında durduğunu görmüş, evin içi bakımlı ve temizmiş. Hem mobilyaları hem de şömizyesi varmış. Karısı: –Hayatım bak bu ev çok daha büyük ve çok daha temizmiş. Balıkçı: –Evet şömizyemiz bile var! Ne kadar güzel değil mi? Artık mutlu musun? Burada ilelebet yaşsıya bilir miyiz? Karısı: –İlelebet mi? hıım sonra düşünürüz onu, yemek yiyelim ve sonra uyuyalım. Balıkçının karısı o gece uyuyamamış, kendisini mutlu edecek şeyleri düşünmüş, sabah kahvaltı masasında, kocasının gelmesini beklemeye başlamış. Karısı: –Günaydın kocacım, dinle bu ev bize ufak geliyor, ben bir saray istiyorum ve Kraliçe olmak istiyorum. O balığın yanına git ve bir saray iste.! Balıkçı: –Ne dedin sen? niye Kraliçe olmak istiyorsun? Bunlar bize yeter! Karısı: –Ona ben karar veririm, balığın yanına git ve beni bir Kraliçe yap. Balıkçı tereddüt ederek deniz kenarına  yürümüş, deniz o gün mor renkmiş ve rüzgar çok sertmiş. Balıkçı: -Sihirli balık beni duyabiliyor musun? Benim karım mutlu değil. Dil balığı: –Ne istiyor peki? Balıkçı: -Bir saray istiyor ve Kraliçe olmak istiyor. –Eve dön o saray artık onundur. Balıkçı geri döndüğünde kulübe orda değilmiş, onun yerine pirinç kapılı yüksek bir saray varmış, sağa sola koşturan bir sürü hizmetkar varmış. Karısının bir tahta oturduğunu görmüş, başında da bir taç varmış. Balıkçı: –Sen artık Kraliçesin. Karısı: –Evet ben bir Kraliçeyim.  Balıkçı: –Ne kadar güzel değil

balikcivekarisimasali

mi? Artık mutlu musun? Karısı: -Ee hayır Kraliçe olmak bana yetmez, İmparatoriçe  olmak istiyorum! Balıkçı: -Ne! ne düşündüğünü biliyorum o balık seni İmparatoriçe yapamaz! bu imkansız! Karısı: -Bunu sen bilemezsin! Şimdi o balığa git beni İmparatoriçe yap. balıkçı tereddüt içinde denize doğru yürümüş, kahverengi suya bakmış ve bunun sebebini merak etmiş. Balıkçı: -Sihirli balık beni duyabiliyor musun? karım mutlu değil! Dil balığı: -Ne istiyor peki? Balıkçı: – İmparatoriçe olmak istiyor. Dil balığı: -Eve dön! karın artık bir İmparatoriçe. Balıkçı geri dönerken karısının artık mutlu olup olamadığını düşünmüş kendi kendine. Saraya vardığında büyük pirinç kapıların yerine artık altın kapılar varmış, saray eskisinden daha da büyükmüş. Karısı da artık  altından bir tahta oturuyormuş. Bütün soylular ve krallar onun tahtının yamacında oturuyormuş. Karısının bir elinde altın bir küre diğer elinde altın bir asa varmış. Balıkçı: -Sevgilim artık gerçektende bir İmparatoriçe oldun. Karısı: -Evet oldum, sana  o balık bunu gerçekleştirebilir demedim mi? Balıkçı: -Evet dedin peki mutlu musun? Karısı: – Aaa orasını bilmiyorum. Göreceğiz! Yorucu bir gün geçirdik artık uyumalıyız. Balıkçı karısının başka birşey istemesinden korkuyormuş ama sabahtan beri koşturmaktan yorgun düşmüş. Yatağa yattığı saniye derin bir uyuya dalmış ama karısı uyuyamamış kendisini mutlu edecek şeyleri düşünmeye başlamış. 1 hafta geçmiş balıkçı karısı mutlu olsun diye her geçe dua etmiş ama karısı her gece yatak da oturup aya ve yıldızlara bakıyormuş. Sonunda bir gece düşünmekten yorulmuş ve dinlenmek istemiş ama Karısı: -Ne sabah mı oldu yoksa? güneş ne cüretle doğuyor! bir haftadır uyumadığımı bilmiyor mu? balıkçı uyan ben güneşi ve ayı kontrol etmek istiyorum! iznim olmadan hareket etmelerini istemiyorum, en büyük ve en güçlü olmak istiyorum! Balıkçı: -Ne dedin? Lütfen artık kes! bidaha oraya gidip kendimizi tehlikeye atamam! Karısı: -Bizi tehlikeye atmayacaksın hayatlarımız bana ait olacak, hiç birşey bize dokunamayacak! git o balığa ve beni en güçlü şey yapmasını iste. Balıkçı: -Hayır sevgilim sen ne istediğinin farkında değilsin. Karısı: -Buna daha fazla tahammül edemem eğer hemen gitmezsen beni çok üzeceksin hem de çok fazla! balıkçı karısını mutlu görmek istiyormuş ve hata ettiğini de biliyormuş. Gökyüzündeki bulutlar denizin üstünde duruyormuş ve rüzgar çok şiddetliymiş. Balıkçı: -Sihirli balık beni duyabiliyor musun? Balık karım hala mutlu değil!  Dil balığı: -Ne istiyor peki? Balıkçı: -Eee şey olmak istiyor… Çok güçlü en güçlü olmak istiyor. Dil balığı: -Imm eve dön karın artık en güçlüdür. Balıkçı bütün gücüyle eve koşmuş. Balıkçı: -Imm karım bundan sonra ne oldu hiç bilmiyorum eve dönmeliyim! Balıkçı karsının yok olduğunu fark etmiş onu hiçbir yerde bulamamış. Aramadığı yer kalmamış, deniz kenarına geri koşmuş. Deniz şimdi sakin ve maviymiş bulutlar dağılmış ve güneş de parlıyormuş. Balıkçı: -Sihirli balık! Sihirli balık beni duyabiliyor musun? Lütfen geri gel!  Karıma ne yaptın sen? Parmak balık: -Dileğini yerine getirdim, en yüce ve en güçlü şey olmak istedi ve öylede oldu. En yüce şeyi hiç kimse görmemiştir.artık hiçbir insan karını göremiyor. Balıkçı: Hayır… Lütfen onu bana geri ver! Parmak balık: -Bir dileği terzine çeviremem balıkçı. Balıkçı: -Bir dakika buldum şuana kadar hep karım için dilek diledim sende hepsini yerine getirdin ama senin hayatını kurtaran bendim benim dileğimi kabul et. Parmak balık: -Imm haklısın sen ne istersin? Balıkçı derin bir nefes almış Balıkçı: -Ben karımın mutlu olmasını istiyorum. Parmak balık: – Eve geri dön arkadaşım karın mutlu olmak için her şeye sahiptir artık. Balıkçı koşarak eve dönmüş bir anda şaşırmış karısını ufak kulübenin kapısında görmüş ama kulübe artık pis değilmiş. Balıkçı: -Demek geri döndün! geri döndün! Karısı: -Evet sevgilim sarayların ve taçların mutluluk satın alamadığını fark ettim. Hadi evimize gidelim. Balıkçı ve karısı o günden sonra bir gün bile aç kalmamışlar. Balıkçının karısı mutluluğun basit şeylerde olduğunu anlamış ve ondan sonra sonsuza denk mutlu yaşamışlar.

Teşekkürlerinizi, yazımızı sosyal mecralarda paylaşarak gösterebilirsiniz. Bu bizim için fazlasıyla yeterli olacaktır.

- Mustafa Yakut

Avatar
Türkiye'deki tüm öğrencilere ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına - Eğitime dair bilgiler ve çocuk masalları hakkında yararlı olacağımızı düşünerek kaliteli içerikler üretip, fark yaratmayı düşünerek https://masaloku.com.tr sitesini yayına aldık.

Ayrıca kontrol et

elfler-ve-ayakkabici

Elfler ve Ayakkabıcı

elfler-ve-ayakkabici Bir zamanlar bir ayakkabıcıyla karısı varmış. Ayakkabıcı geçimini yeni ayakkabılar yapıp pazarda satarak sağlıyormuş. …

6 Yorumlar

  1. Avatar

    Balıkçı ve karısı masalını bu site vesilesiyle ilk defa okudum gerçekten çok anlam verici bir hikayeydi takip edilmesi gereken bir site.

  2. Avatar

    Eee sonuç?

    • Avatar

      Merhabalar Masalcı,

      değerli yorumunuz ve geri bildiriminiz için teşekkür ederiz.
      Masalımız sizlerin uyarısı nedeni ile yeniden yazar arkadaşlarımız tarafından kaleme alınmıştır.
      Balıkçı Ve Karısı masalını yeniden okuyup geri dönüş yapmanızı rica ederiz.

  3. Avatar
    Sevgilisine masal okuyan adam

    Kardeş bunun sonu nereye bağlanıyor?

    • Avatar

      Merhabalar sevgilisine masal okuyan adam,

      değerli yorumunuz ve geri bildiriminiz için teşekkür ederiz.
      Masalımız sizlerin uyarısı nedeni ile yeniden yazar arkadaşlarımız tarafından kaleme alınmıştır.
      Balıkçı Ve Karısı masalını yeniden okuyup geri dönüş yapmanızı rica ederiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir