Çingene Ali

cingene-ali
cingene-ali

Bir Çingene Ali vardı. Umutsuz bir biçimde padişahın kızı Selma’ya aşık olmuştu. Öyle ya aşık olduğu padişahın kızı, kendisi de bir çingene Ali, çalgıcı Ali… Olacak şey miydi? Ama aşık olmuştu bir kere çalgıcı Ali. Aklı fikri padişahın kızı Selma’da idi. Kafasını bir oraya vuruyor, olmuyor. Bir bu yana vuruyor olmuyor. Aklında fikrinde Selma aşağı Selma yukarı. Arkadaşlarından birisi dedi ki;

Ali’nin Arkadaşı – Ya Ali, sen bu dertten çok müzdaripsin Abdülkadir Geylani kuddise sirruhu Hazretlerin Halifesi olan Ali heyti Hazretlerini bilir misin? Ona git be Alim, belki sana bir çare bulur dedi, arkadaşı.

Bizim çalgıcı Ali umutsuz bir çare Ali heytin huzurun vardı. Merhamını anlattı. Ali heyti hazretleri çalgıcı Aliyi hayretler içerisinden dinledikten sonra dedi ki;

Ali Heyti – Ben ne dersem yapmaya razı mısın padişahın kızına ulaşabilmek için?

Çingene Ali gözlerini dört açtı. Demek ki padişahın kızına ulaşacak bir yol var.

Ali – Hocammm.. sen bana padişahın kızı Selma’yı getir. Ne dilersen yaparım. Uğruna her şeyi hazırım. Yeter ki Selma’ya kavuşayım dedi.

Ali Heyti – Ali, ben ne dersem yapacaksan bu iş olur. Ama çok önemli ne dersem yapacaksın. Hem de itiraz etmeyeceksin, dedi.

Çalgıcı Ali’nin ise canına minnet. Derhal kabul etti şartı daha sormadan. Ali heyti hazretleri çalgıcı Ali’yi bir dağın tepesindeki mağaraya götürdü. Issız bir yerdi orası ve ona;

Şimdi dedi burada şu kayanın üstüne otur ve kim gelirse gelsin, ne olursa olsun kesinlikle umursamadan sadece Allah kelimesini söyle, dedi.

Çalgıcı Ali şaşkın bir şekilde;

Ali – Hocam, dedi Allah demekle padişahının kızının ne alakası var. Şartlarınızı kabul ettim  ama böyle bir şartta beklemiyordum.  Ben burada oturacağım akşama kadar Allah diyeceğim bir bağlantı kuramadım, dedi.

Ali Heyti Hazretleri kızarak;

-Ali, soru yok. Sen dediğimi yap. Kız sana gelecek Allah’ın izniyle, dedi.

Çalgıcı Ali, mübarek kişinin dediklerine uydu. Allah, Allah, Allah demeye başladı. Haftada bir Ali Heyti Hazretleri geliyor ve ona yemek getiriyordu. Çalgıcı Ali, Ali Heyti Hazretini her gördüğünde;

  • Hocam, hani nerede padişahın kızı ne oldu, niye gelmedi ben durmadan Allah diyorum, dediğinizi yapıyorum. Nerde padişahın kızı Selma?

Her defasında böyle soruyor ve her defasında da sabret, soru sorma evladım sadece Allah de cevabını alıyordu. Çalgıcı Ali aşkının tılsımından bir denileni iki etmiyor. Kıza kavuşma ümidiyle güvendiği, sözüne inandığı Ali Heyti Hazretleri ne derse onu yapıyor. Ve Allah diyordu.

Gel zaman, git zaman vakit geçti bizim çalgıcın Ali namı şehre yayılmaya başladı. Civardan geçen kervanların haber vermesiyle bizim çalgıcı Ali memleketin uzağından gelmiş, ıssız bir mağaraya sığınmış büyük bir Allah dostu! Hiç durmadan Allah diyen bir Veli olarak şehirde anılmaya başlanmıştı Çalgıcı Ali. Çünkü durmadan Allah diyordu.

Öyle ki onun hakkında nice kehanetler söylendi. Nice kişiler onun tılsımlı nefesinin kudretinden bahsetmeye başladılar. Tabii sallıyorlar, rivayet. Bu arada Ali Heyti Hazretleri yine adeti üzere çalgıcı Ali’nin yanına haftada bir uğruyor yemek getiriyordu. Çalgıcı Ali onu her gördüğünde; – Hani, kız nerede? Niye gelmedi hala hocam, diyordu.

Ali Heyti Hazretleri ise;Az kaldı, bekle. Sen Allah de, diyordu.

Bir gün geldi ki padişahın kızı hastalandı. Memleketin bütün tabipleri çaresiz kaldılar hastalığın karşısında. O geldi olmadı, bu geldi olmadı, şu ilaç denediler olmadı, bu ilaç denediler olmadı. Dediler ki padişaha;Efendim dediler. Memleketimizin büyüklerinden Allah dostu olan Ali Heyti Hazretleri var. Bir de ona soralım. Bu hastalık karşısında biz çaresiz kaldık, bir çözüm bulamadık isterseniz bir de Ali Heyti Hazretlerine danışalım.

Padişah Ali Heyti Hazretlerini davet etti huzuruna ve merhamını anlattı. Ali Heyti Hazretinin beklediği fırsat gelmişti. Padişahım, dedi. Memleketimizde ün salan bir dağın tepesindeki mağarada sürekli Allah diyen bir kişi var. Belki o bir şeyler yapabilir, dedi.

Zaten padişah o söylenen kişinin namını çoktan duymuştu bile. Derhal buyruk verdi. Dağa doğru gidilmesi ve o hazretin görüşünün alınması için. Çalgıcı Ali, Hazret Ali oluvermişti bir anda. Ali heyti hazretleri padişahın huzurundan ayrıldı ve hemen Çalgıcı Ali’nin yanına geldi.

-Evladım, padişah mahiyeti ile senin yanına geliyor. Sana ne teklif ederse etsin sakın kabul etme. Toprak, altın, makam hiçbirisine iltifat etme. Ancak kızını teklif ederse zevce diye işte senin işin tamamdır. O zaman kabul et, dedi.

Çalgıcı Ali heyecanlı emelinin sarhoşluğundan daha bir şevkle bu sefer Allah demeye başladı. Daha bir aşkla, daha bir şevkle hele hele Selma’nın da geleceğini duydu ya Allah, Allah, Allah, Allah çoştu Ali çoştu. Tam 40 gün olmuştu. O paslı mağarada Allah demeye devam edeli. Aklında padişahın kızından başka hiçbir şey yok ve Allah diyordu Çalgıcı Ali. Padişah mahiyetiyle mağaraya geldi. Gördüğü manzara bir derviş. Hareretle Allah, Allah diyor. İmrendi ona; Ne hoş bir insan dünya hiç umurunda değil dedikleri kadar varmış. Ah.. nice böyle bir insanla beraber olsaydı diye düşündü padişah içinden.

Çalgıcı Ali’ye Ali Heyti Hazretleri Padişahın merhamını aktardı. Padişahın kızının rahatsızlığından, bütün halkın üzüntülü olduğundan ve belki de onun duası vesilesiyle Allahu Teala’nın o kızcağıza şifa verebileceğinden bahsetti Ali’ye. Ali yüreği yanmış bir halde sevdiceğinin ızdırabını ciğerlerinde hissetmesine rağmen Ali Heyti Hazretlerine verdiği sözü unutmadı ve sadece Allah, Allah dedi. Ali Heyti Hazretleri Padişah’a dönerek;Padişahım dedi, bu kişi sadece Allah diyor. Ona hediye verseniz iltifatını aklını çelmek için bize yüzünü dönmesi için ne dersiniz?

Padişah Çalgıcı Ali’ye mülk hediye etmek istedi. Memleketimin yarısı senin olsun ey ulu kişi dedi! Ali Allah dedi. Padişah altın dedi, ne kadar mal arzu ediyorsanız her istediğinizi önünüze yığalım hey ulu kişi! Ali cevaben Allah dedi. Padişah’a yaklaşarak Ali Heyti Hazretleri;Efendim, dedi, Sultanım, Padişahım birde kerimenizin yani kızınızın izdivacınızı teklif etseniz dedi.

Padişah düşündü. Bu erenden daha layık kim olabilirdi ki zaten kızı için sürekli Allah diyen, dünyaya bel bağlamayan altında devlette gözü olmayan bir Allah dostu, zaten halk da onu çok seviyor. Padişah dedi ki Çalgıcı Ali’ye;Sultanım, Efendim, Ey ulu kişi kızımın, biricik kerimemin biricik kızım Selma’nın nikahını alır mısınız?

Ali şokta. Yanlış mı duymuştu ki, padişah ona kızının Selma’nın nikahını teklif ediyor ha? Hem de kime Çalgıcı Ali’ye öyle mi? Neden? Neden? Nasıl bir hal bu aman yarabbi! Bir Çalgıcı Ali emeli için 40 gün Allah dedi ve emeline kavuştu. Ali düşündü, içlice düşündü, içine konuştu, içinde kavruldu ve ben ki bir kız için aşkım için 40 gün sadece Allah, Allah dedim emellime kavuştum, padişahın kızına kavuştum. Yarabbi senin için şanın için sen sen olduğun için Allah deseydim sen her bir emelden öte, en öte de en yakında hakiki hükümdar ve sevgilisin yarabbi. Ey şanı yüce! Çalgıcı Ali’nin de Padişahın da Selma’nın da Rabbi! Çalgıcı Ali herkesin duyabileceği bir sesle son defa Allah dedi ve oracıkta can verdi.

Rivayet edilir ki son nefesiyle kutuplar arasında yerini aldı Çalgıcı Ali. Hikayedir, rivayettir anlatılır. Sözün özünde denir ki; Allah-u Teala hakiki manada kul olana bütün mahlukat esir olur. resulullah aleyhissalatu vesselam şöyle buyurur;

‘’Hani aşklardan bahsettik ya, Çalgıcı Ali’den bahsettik ya.. Kim aşık olsa, iffetini korusa ve aşkını gizlese ve bundan dolayı ölse, şehit olduğu halde ölmüştür. İbni Abbazdan gelen bir rivayette bu şekilde buyurur.’’ Kim aşık olsa, iffetini korusa ve aşkını gizlese ve bundan dolayı ölse, şehit olduğu halde ölmüştür. Tabii dinini, yaşantısını, düzgünce yaşarsa.. Namazını niyazını kılar, vazifesini dört dörtlük yaparsa tabii. Ne mutlu hakiki aşka kavuşabilenlere. Ne mutlu Çalgıcı Ali gibi son nefesinde Allah diyebilenlere.


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Allah De Ötesini Bırak

Allah De Ötesini Bırak

Allah De Ötesini Bırak Bir adam geceleri Allah’a zikrederdi bütün gecesi zikir içinde geçerdi. Zikir …

Baba Ne Demek

Baba Ne Demek?

Baba Ne Demek Baba olmak ne demektir? Delikanlı 16 yaşındayken babasıyla tartışmış ve evi terk …

Kilitli Kapılar

Kilitli Kapılar

Kilitli Kapılar Vaktiyle bir padişah, kendisine bir yardımcı bir Vezir bulmaya karar verdi ve böyle …

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

tristique quis, ut Praesent vulputate, sem, elit. dolor. quis