Fil Ve Karınca

Fil-ve-karinca
Fil-ve-karinca

Bu bir fille karıncanın masalıdır. Bir zamanlar ormanın birinde bir fil yaşarmış. İri cüssesinden çok gurur duyarmış. Sürekli ormandaki diğer hayvanlara sataşırmış ve onlarla dalga geçermiş. Günün birinde ormanın içinde dolaşırken bir ağaçta bir papağan görmüş.

-Hahaha. Hey sen! Ne yapıyorsun orada? Benim buradan geçtiğimi görmüyor musun? Ben bu ormanın en kuvvetli hayvanıyım. Hadi, karşımda selam dur benim.

-Selam mı? Nedenmiş o?

-Ne? Ne biçim konuşuyorsun? Bana bak, bana saygı duymayı öğreteceğim sana. Hahaha…

Papağan file selam durmamış. Fil ağacın gövdesine sarılmış ve sallamaya başlamış. Daha fazla dalda duramamış ve uçup kaçmış.

-Hahahaha… Kaç, kaç. Gördün mü şimdi, ben bunları yapabilirim. Siz hepiniz benim karşımda çok güçsüzsünüz.

Mağrur fil daha sonra oradan uzaklaşmış. Her zamanki gibi su içmek için nehir kıyısına gitmiş. Nehrin hemen yanında bir karınca yuvasında bir karınca yaşıyormuş. Bu karınca her gün yiyecek toplamaya çıkıyormuş. Filse her gün bu karıncayı rahatsız ediyormuş. O günde diğer günlerden farksızmış. Fil nehirden suyunu içerken o karıncayı görmüş.

-Hey, karınca! Nereye götürüyorsun o yiyeceği?

-Bu yiyeceği yuvama götürmem gerekiyor. Yakında yağmurlar başlayacak, hazırlıklı olmalıyım ve bolca yiyecek toplamalıyım.

-Hahahaha… Anladım.

Fil bunun üstüne uzun hortumunu suyla doldurmuş ve karıncanın üstüne püskürtmüş. Su yüzünden karıncanın yiyeceği mahvolmuş ve kendiside sırılsıklam olmuş.

-Hahahaha.

-Hadi, gül bakalım gülebildiğin kadar. Günün birinde sana dersini vereceğim.

-Ya, çok korktum. Minik bir karınca bana ders verecekmiş. Kızdırma beni. İstersem seni ayağımla eziveririm şimdi. Git o minik yuvana.

Karınca file ve onun bu mağrur tavırlarına çok sinirlenmiş. Ona en yakın zamanda dersini vermek için kendi kendine yemin etmiş.

-Bu file bir şey yapmam şart. Herkese bu şekilde sataşmaya devam edemez.

Ertesi gün, karınca yiyecek toplamak için yuvasından çıktığı sırada filin uyumakta olduğunu görmüş. Hemen aklına bir plan gelmiş. Sessizce filin yanına gitmiş ve hortumunun içine girmiş. Daha sonrada onu ısırmaya başlamış. Isırmaya devam etmiş, fil uykusundan uyanmış ve acı içinde bağırmaya başlamış.

-Acıyor, kim var orada? Çık dışarı, canım çok yanıyor…

Filin çığlıklarını duyan karınca onu daha da şiddetli ısırmaya devam etmiş. Artık filin canı o kadar çok yanıyormuş ki ağlamaya başlamış.

-Ahhh… Lütfen yardım edin bana. Lütfen! Kim var hortumumun içinde, çık dışarı.

Karınca filin çığlıklarını duymuş ve hortumun içinden çıkmış. Minik karıncayı gören fil şoke olmuş. Karınca onu yine ısıracak diye o kadar çok korkmuş ki, diz çökmüş ve karıncadan özür dilemeye başlamış.

-Lütfen affet beni. Bir daha yapmayacağım.

Hatasını anlayan fil hemen oradan uzaklaşmış. O günden sonra bir daha hiç kimseye sataşmamış ve herkesi rahat bırakmış.

-Gördün mü şimdi? Büyük veya küçük diye bir şey yoktur. Hepimizin kendine özgü yanları vardır ve bunları başka birine yardım etmek için kullanmamız gerekir.

-Çocuklar, ne öğrendik bu masaldan. Hepimizin kendine özgü becerileri vardır. Şunu hiç unutmayın. Bir karınca kadar ufak biri bile bir fil kadar büyük birinin yapamadıklarını yapabilir.

-Çok haklısın, şimdi anladık.

-Ama sizin Sally ile uğraştığınızı da gördüm, sırf sudan korktuğu için uğraşıyorsunuz onunla.

-Özür dileriz peri. Onunla bir daha asla uğraşmayacağız. Hatta korkusuyla yüzleşmesi için hepimiz birden ona yardım edeceğiz.

-Aferin size. Hepinizle gurur duyuyorum çocuklar.

Gül Prenses ve Altın KuşMasal OkuTuzlu Deniz

- Mustafa Yakut

Avatar
Türkiye'deki tüm öğrencilere ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına - Eğitime dair bilgiler ve çocuk masalları hakkında yararlı olacağımızı düşünerek kaliteli içerikler üretip, fark yaratmayı düşünerek https://masaloku.com.tr sitesini yayına aldık.

Ayrıca kontrol et

Tom-Thumb-un-Maceralari

Tom Thumb’un Maceraları

Tom-Thumb-un-Maceralari Bir zamanlar, çok açgözlü bir büyücüyle bir hazineyi paylaşma konusunda tartışan bir dev varmış. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir