Ev / Çocuk Hikayeleri Kısa / Güzel ve Çirkin

Güzel ve Çirkin

Güzel Ve Çirkin Masalı

Bir zamanlar zengin bir adam varmış. Üç kızı olan bu adamın kızlarının ikisi son derece aç gözlü kendini beğenmiş kızlarmış. Ama üçüncüsü adı Güzel olanın hem iyi kalbi varmış hem de sevgi doluymuş. Bir gün babaları gemilerinin şiddetli fırtınada battığı haberini almış. Zavallı adam her şeyini kaybetmiş. Bir tek kasabadaki küçük evi kalmış. Aç gözlü iki kardeş bu durumdan hiç hoşlanmamışlar. Tabii tüm gün boş boş oturup şikayet etmekten başka bir şey yapmıyorlarmış. Evin bütün işleri Güzel’e kalmış. Bir süre sonra babaları kayıp gemiden birinin limana geldiğini duymuş. Hemen limana doğru çıkmak için hazırlık yapmış. Gitmeden öncede kızlarına sormuş – Dönüşte size ne hediye getireyim bakayım? Elbise, ayakkabı, kolye, bilezik istemiş açgözlü olan kızlar. Peki sen Güzel, sen ne istersin bakayım? -Bir gül getir yeter babacığım. Baba uzun yolculuk sonunda limana varmış. Ama ne gemideki mallar duruyormuş nede gemi kullanılır haldeymiş. Üzgün ve yorgun bir şekilde tekrar evinin yolunu tutmuş. Akşam olmak üzereyken ormana varmış. Orman hem karanlık hem de çok soğukmuş. Lapa lapa kar yağıyormuş. Atıyla birlikte karların üzerinde saatlerce yol almış. Fakat birden ilerde ışıklar içinde bir şato görmüş. Belki bana yardım ederler diye içeri girmiş. Bu çok garip bir şatoymuş evin her yerinde ışıklar yanıyormuş. Yemek masasının üzeri yemekler ile doluymuş, şöminesinde ateş yanıyormuş ama etraf da kimsecikler yokmuş seslenmiş hiç cevap veren olmamış sonunda dayanamamış, önce masanın üzerindeki nefis yemeklerden yemiş sonrada bir yatak bulmuş uyumuş. Sabah uyandığında yanı başında yeni giysiler bulmuş. Aşağıya inmiş masada çok güzel bir kahvaltı bekliyormuş. Adam şatodan ayrılırken bahçedeki gülleri fark etmiş. Diğer kızlarımın isteklerini yerine getiremedim. Hiç olmazsa Güzel’e verdiğim sözü yerine getireyim diye düşünmüş. Güllerden birini koparmış ki her taraf müthiş bir aslan küklemesiyle sallanmış. Ağaçların arkasından aslana benzeyen korkunç görünüşlü bir canavar çıkmış. Canavarı karşısında gören adamcağız korkudan bayılacakmış. Adam canavarın önünde diz çökmüş ve yalvarmış güllerden birini kızına götürmek istediğini söylemiş. -Lütfen beni affedin.  Canavar: – Seni bir şartla affederim git kızlarından birine sor. İçlerinden biri benimle burada yaşamayı kabul ederse senin hayatını bağışlarım. Adamcağız üzgün bir şekilde atını sürüp evine  dönmüş.

guzel-ve-cirkin-masalları

Evde iki bencil kız kardeş babalarının başından geçen korkunç macerayı  dinlemişler ama canavarın teklifini duymamışlar bile diğer kızı Güzel kardeşleri gibi davranmamış. Güzel: -Baba izin verirsen ben canavarın yanına gitmeyi kabul ediyorum. Diğer kız kardeşler Güzelin bu teklifi hemen kabul etmiş. Çünkü babalarının başına gelen kötü olayın Güzelin hatası olduğunu düşünüyorlarmış. Adamcağız üzgün ama çaresiz Güzeli alıp şatonun yolunu tutmuş. Şatoya geldiklerinde her şey yine aynıymış yine etraf da kimse yokmuş. Baba kız yemeklerini yiyormuş ki Canavar ortaya çıkmış. Güzel korkusundan tir tir titremeye başlamış. Canavar sormuş: -Buraya kendi isteğinle mi geldin? Güzel: -Evet. Canavar: -O zaman sabah olunca baban buradan gidecek ve bir daha hiç gelmeyecek. Güzel sabah kalktığında babasının gittiğini anlamış yemek masasında çok güzel kahvaltı masası onu bekliyormuş. Bir süre bahçede dolaşmış güllere bakarken içi hüzünle dolmuş. Sonra şatonun içini gezmiş kapılardan birinin üzeri rengarenk güllerle süslüymüş. Merak etmiş kapıyı açıp içeri bakmış oda tam istediği gibi döşeli imiş. Canavarın bu odayı kendisi için hazırladığını anlamış böyle güzel bir oda hazırlayan birinin kendisine zarar vermeyeceğini düşünmüş. Sonra bir kitap almış eline kitabın üzerinde sevgili kraliçem her istediğin emirdir benim için yazıyormuş. Güzel: -Keşke babamı şuan görebilseydim. Güzel bunu söyler söylemez odanın bir köşesinde duran aynada babasının görüntüsü belirmiş. Güzel çok sevinmiş babasını görmek onu çok mutlu etmiş. O gece yemek yerken Canavar tekrar ortaya çıkmış. Canavar: -Seni izlememe izin verir misin Güzel?  Güzel: -Buranın sahibi sizsiniz neden bana soruyorsunuz ki? Canavar: – Hayır bu şatonun sahibi sensin istersen hemen gidelim. Güzel Canavarın bu cevabına çok şaşırmış. Canavar: -Bir şey soracağım beni çok mu çirkin buluyorsun? Güzel ne diyeceğini bilememiş önce sonra başını kaldırıp canavara bakmış evet anlamında başını sallamış. Canavar: -Peki benimle evlenir misin? Güzel bu sefer sert bir şekilde cevap vermiş -Hayır!!! Canavar üzgün bir şekilde arkasına dönüp gitmiş ve Güzeli yalnız bırakmış. Canavar her akşam yemeğinde güzeli ziyaret ediyormuş ona çok kibar davranıyormuş. Günler geçtikçe Güzel, canavara alıştığını fark etmiş Güzel: -Keşke bu kadar çirkin olmasaydı. Birkaç ay böyle geçmiş Güzel artık Canavardan korkmuyormuş hatta onu sevmeye bile başlamış. Derken aynadan babasının hasta olduğunu görmüş. Hemen Canavarın yanına gidip hasta olan babasına bakmak için eve gitmek istediğini söylemiş. Canavar: -Gidebilirsin tabii ama babanın yanına da kalıp bir daha geri dönmezsen üzüntüden ölebilirim. Güzel: -Bir hafta sonra geri döneceğim söz veriyorum. Canavar güzele bir yüzük vermiş. Bu yüzüğü yatağının yanı başındaki masaya koyup uyuduğu zaman kendisini tekrar şatoda bulacakmış. Ertesi sabah Güzel babasının evinde kendi yatağında uyanmış hemen babasının yanına koşmuş. Babası Güzeli görünce çok sevinmiş kendini çok daha iyi hissetmiş. Öğleden sonra bir süre önce evlenmiş olan kız kardeşleri babalarını ziyarete gelmişler eve geldiklerinde Güzeli gördüklerinde kıskançlıktan ve öfkeden deliye dönmüşler. Kız kardeşleri: -Burada 1 hafta daha kalmasını sağlayalım o zaman Canavar gelip onu öldürür. İki kardeş ağlama numarası yaparak yaşlı gözler ile Güzelin karşısına çıkıp ondan ayrılmak istemediklerini söylemişler. Güzel 1 hafta daha onlarla kalacağına söz vermiş.

guzel-ve-cirkin

Çok geçmeden Güzel Canavarı özlediğini fark etmiş. Bir gün rüyasında Canavarın şatonun bahçesinde yerde cansız yatarken görmüş. Güzel: -Benim yaptığım düpedüz acımasızlık ve bencillik. Hemen yüzüğünü parmağından çıkarıp baş ucundaki masaya koymuş sabah gözlerini Canavarın şatosunda açmış. Bütün gün Canavarı beklemiş. Ama Canavar ortaya çıkmamış beklemiş,  beklemiş saatler geçmiş ama Canavar gelmemiş birden endişe içinde koşa, koşa şatonun bahçesine çıkmış. Canavar, tıpkı rüyasında gördüğü gibi bahçede kıpırdamadan yatıyormuş. Güzel hemen canavarın yanına koşmuş ona sarılmış canavarın kalbi halen atıyormuş. Gözlerini biraz açarak güçlükle konuşmuş. Canavar: – Artık dönmezsin sandım yeme içmeyi bırakıp ölmeye hazırlandım. Güzel: – Ama ben seni seviyorum seninle evlenmek istiyorum. O anda inanılmaz bir şey olmuş Şato daha güzel daha parlak bir hale gelmiş. Sonra tekrar canavara çevirmiş başını fakat çirkin canavarın yattığı yerde şimdi genç ve yakışıklı bir prens duruyormuş. Güzel onu görünce ağlamaya başlamış Güzel: – Sende kimsin? Canavar nereye gitti? Prens ayağa kalmış ve anlatmaya başlamış. -Canavar benim kötü bir cadı bana büyü yapmıştı beni çirkin bir yaratığa dönüştürdü. Benimle evlenmek istediğini söylemeseydin hayatımın sonuna kadar çirkin bir Canavar olarak kalacaktım. Güzel bunu duyunca mutluluğu daha da artmış Güzel ve Prens evlenmişler ve sonsuza kadar mutlu yaşamışlar.

Sitemizin daha gelişmesi ve faydalı olması için "YORUMLAR" kısmına düşüncelerinizi bizimle paylaşabilir misiniz? Hemen alt köşedeki "SOSYAL İCON" seçenekleri ile bizi paylaşarak bizlere ödül vermeye ne dersiniz?

- Mustafa Yakut

Avatar
Türkiye'deki tüm öğrencilere ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına - Eğitime dair bilgiler ve çocuk masalları hakkında yararlı olacağımızı düşünerek kaliteli içerikler üretip, fark yaratmayı düşünerek https://masaloku.com.tr sitesini yayına aldık. İletişim: hikayeokumak@yandex.com

Ayrıca kontrol et

Pinokyo

Pinokyo

Pinokyo Uzun zaman önce küçük bir kasabada Gepetto adında bir oyuncakçı yaşarmış. Ahşap oyuncaklar yapıp …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir