I.Murad

I-Murad-hayati
I-Murad-hayati

Orhan Gazi’nin vefatı üzerine Osmanlı tahtına oğlu Murad geçti. Osmanlı padişahları içinde I. Murad olarak anılan padişah “Murad-ı Hüdavendigar”, “Gazi Hünkar” olarak anılmaya başlandı.

Sultan Murad’ın yetişmesiyle annesi meşgul oldu. Zamanın ilim merkezi Bursa da toplanan bilginlerden dersler aldı. Biraz büyüdüğü zaman sancak beyi olarak bir şehrin idaresine memur edildi. İdare ve askerlik konularında kendisine bilgi verecek biri, “lala” sıfatıyla yanına verildi. Bu usül sonradan gelenek haline geldi. Şehzadeler bir şehrin idaresine gönderiliyor. Orada görgü ve bilgilerini artırıp padişahlığa hazırlanıyorlardı.

Osmanlı tahtına oturan Sultan I. Murad’ın ilk işi, Ankara’yı barışla almak oldu. Ankara da bulunan Ahi Cumhuriyeti böylece sona erdi. Ardından Edirne’yi alarak taht şehri yani başkent yaptı.

Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil Paşa’yı vezir, Lala Şahin Paşa’yı serasker tayin etti. Yaya ve Müsellem adlı iki askeri sınıf oluşturdu. Fethettiği yerlerden esir alınan Hristiyan çocukları toplayarak Osmanlı ordusunda devşirme usulünü başlattı. Küçük yaştayken toplanan Hristiyan çocukları eğitiliyor, ailelerin yanına verilip tam bir dini terbiye almaları sağlanıyor. Belli bir yaştan sonra da acemi oğlan adıyla orduya alınıyorlardı. Bunlar da sonradan “yeniçeri” oluyordu. Ve kabiliyetlerine, devlete yaptıkları hizmete göre de sadrazamlığa yükselebiliyorlardı.

I.Murad kızı Sultan Hatun’u sınır komşusu Karamanoğlu Alaüddin Halil’in oğlu Alaüddin Ali Bey’e verdi. Öte yandan Germiyanoğlu Süleyman Şah’ın kızını da oğlu Şehzade Bayezid’e aldı. Böylece Kütahya, Simav, Eğrigöz ve Tavşanlı gelin cihazı olarak Osmanlı Devletine eklendi. Sultan I.Murad Anadolu birliğini sağlamak amacıyla Bizans’a yüklenmesi gerekiyordu. Akrabalık bağlarıyla Müslüman-Türk devletlerini birbirine bağlıyor ve aralarına kılıç girmemesini sağlıyordu. Fakat damadı Alaüddin Ali Bey, bunu anlamayacak bir süre sonra Osmanlı topraklarına saldıracaktı. Ama dersini alıp geri çekilecekti.

Rumeli de yeni fetihlerle uğraşan padişah, Anadolunun idaresini oğullarına bırakmıştı. Beyazid’i Germiyan’a, Yakup’u Karesi’ye, Savcı Bey’i de Bursa’ya sancak beyi ilan etmişti.

Şehzade Savcı Bey İsyanı

Savcı Bey, babasının yerine geçmek isteyen Bizans prenslerinden Andronikos ile anlaştı. Babalarını devirip yerlerine geçeceklerdi. İkisi de aynı anda isyan ettiler. Bizans imparatorunun oğlu imparatora, Şehzade Savcı Bey’de padişaha baş kaldırdı. Padişah ordusunu alıp şehzadenin üstüne gitti. Fakat aynı dine, aynı millete mensup orduların dövüşmesini istemiyordu. Kete ovasında iki ordu karşılaştı. Şehzade Savcı Bey askerleri de padişahın yanına geçince, Savcı Bey yalnız kaldı. Babası kendisine itaat etmesini beklerken o baş kaldırdığı için öldürüldü.

Sırpsındığı Savaşı(1364)

Osmanlı Devleti gün gün büyüyordu. Toplanan askerler çelik gibi bir disiplinle yetiştiriliyordu. Ordu mevcudu 60 bin olmuştu. Bu ordunun bir ayağı Asya topraklarında diğer ayağı da Avrupa topraklarındaydı. Hristiyanlar için büyük bir korkuya neden olmuştu. Sırplar, Bulgarlar, Macarlar birleşmek zorunda kaldılar. Macar Kralı Layoş’u da komutan yaptılar. Osmanlı ordusuna saldırmak için Meriç kıyısına geldiler. Bu sırada padişah ordunun büyük bir kısmıyla Bursa da bulunuyordu. Meriç kıyılarında Hacı İlbey, 10 bin askerle düşmanı bastı. Çoğunluğu kırıp geçti. Layoş güçlükle kaçıp canını kurtardı.

On bin Osmanlı askerinin, kendisinden kat kat kalabalık Hristiyan ordusunu perişan etmesi, Papa V.Urban’ı korkuttu. Hristiyanlardan bir Haçlı ordusu kurmaya çalıştı ama kimse buna yanaşmadı.

Avrupa da Osmanlı Korkusu

Osmanlı orduları Balkanlarda ilerliyordu. Yıldırım gibi düşen akıncılar sınır boylarından başlayıp, Avrupa işlerine kadar akınlar yapıyorlar, düşmanların gözünü korkutuyorlardı. Artık Bursa dan Kosova ya kadar olan ülkelerde Sultan Murad’ın hükmü geçiyordu. Sultan Murad, yalnız kaleler, şehirler, ülkeler feth etmekle kalmıyordu. Feth ettiği her yere Anadolu dan getirdiği Müslüman Türkleri yerleştiriyordu. Diğer yandan da İslamın mührünü basarcasına camiler, medreseler, zaviyeler ve mescitler inşa ediyordu. Buralara İslam dinini iyi bilen alimleri yerleştirip, amacı Avrupa’yı Müslümanlaştırmaktı.

Fethettiği yerlerin halkına asla zulmetmiyordu. Aksine onları zalim beylerin elinden kurtarıyorlardı. İslam’ın eşitlik ilkesine uygun davranan I. Murad Hristiyanların bile sevgisini, saygısını kazanmıştı. Sultan Murad’ın büyük emellerinden biri de İstanbul’u fethetmekti. Bütün hazırlıklarını buna göre yapıyordu. Etrafı düşmanlardan temizleyip, Bizans’a gelebilecek yardımların yolunu şimdiden kesiyordu.

Fakat Avrupalılar da boş durmuyorlardı. Hele Sırp Kralı Lazar son derece telaşlıydı. Sırpsındığı Savaşından sonra Osmanlılarla yaptığı anlaşmaya göre, her yıl Osmanlı padişahına yüklüce vergi vermek zorundaydı. Öte yandan Bulgar Kralı Şişman da Osmanlı himayesine girmişti. “Ama bir süre sonra, Ne büyük bir yanlış yaptığımı anladım, Hristiyan kanına ihanet ettim” diye yakınmaya başladı.

Bu esnada Sırp kralı Lazar,bir haçlı ordusu toplamak için çırpınıyordu. Osmanlıların Balkanlardan süratle ilerlemesi, diğer Balkan ülkelerini de düşündürmekteydi. Tabiki bu hazırlıkları anında haber alan Sultan I.Murad, Bulgarları Haçlı birliğinin dışında tutmaya karar verdi. Çandarlı Halil Paşa’nın 1387 de ölümü üzerine yerine Çandarlı Ali Paşa bir miktar askerle Bulgaristan üzerine gitmiştir. Asıl amacı Kral Şişman’ın kolunu kanadını kırmaktı. Bulgar krallığının en güçlü kalelerinden Tırnova’ya dayanıldı. Bir yandandan da Pravadi’yi alırken Tırnova da alınmış oldu. Ok yaydan artık çıkmıştı. Evranos Bey’in otağı hümayüne gelmesi, dört bir yandan sevgi naraları attırmıştı.

I.Kosova Savaşı(1389)

Artık Balkanları feth eden ordu, Kosova Sahrasında da başarı elde etmek için çabalarına devam etmekteydi. Sonunda Haçlı ordusuyla, Osmanlılar Kosova Meydanında karşı karşıya geldiler. Ovalarda karınca gibi Haçlı askerleri kaynıyordu. Sultan I.Murad ovaya hakim bir tepeye çıkarak iki rekat namaz kılıp dua etti.

Otağ’ı hümayüna dönüp vezirlerden, beylerden, paşalardan bir meclis kurdu. Şehzade Bayezid dayanamayarak; Zaferi zaferle inanan kazanır diyerek sabah savaşa başlamaları gerektiğini bildirmiştir. Tabiki diğer beyler de onu desteklemiştir.

15 Haziran 1389 sabahı mehter cenk havalarını vurdu, atlar kişnedi, emirler çınladı. Ve Sultan Murad:

“Kosova Ovasına zafer sancağı dikeceksiniz. O sancak bir daha düşmeyecek demiştir. Öncülerin kapışmasıyla savaş başladı. Sonra taraflar iç içe girdi. Şehzade Bayezid Yıldırım gibi çakıyor, düşmana soluk aldırmıyordu. Gazi Evranos Bey, geçmiş olduğu birliğin başında kılıç sallıyordu. Lazar akşama doğru savaşı kaybettiğini anladı. Çekilme emri verdi. Fakat Osmanlı ordusunun içinde kalmıştı. Canını zor kurtardı. Güneş, Birinci Kosova Zaferi’nin üstüne ağır ağır batıyordu.

Şehir Hünkar

Ertesi sabah Sultan I.Murad, har meydanını gezmeye çıktı. Ölü ve yaralılarla doludu. Padişah, yaralı düşman askerlerin tedavi edilip, ölülerin gömülmesini emretti.

Bu sırada “Miloş Kabiloviç” isimli taralı bir Sırp asilzadesi, padişahın yakınlarından birine Müslüman olmak için Padişahla görüşmeyi istedi. Padişaha durum bildirilince, “Getirin” dedi. “Müslüman olmak isteyen birini reddedemeyiz.”

Miloş’u padişaha götürdüler. Miloş, padişahın eteğini öpmek ister gibi yapıp, kolunun içine sakladığı hançeri hızlıca çıkardı ve Sultan I.Murad’ın kalbine sapladı.

Padişah yakınlarında bulunanların kollarına düştü. Yerine oğlu Bayezid geçmesini emretti. Böylece Kosova zaferi kazanılmış, fakat Sultan Murad Hüdavendigar gibi bir padişah şehit olmuştu. Ama yeri boş kalmayacak Oğlu Bayezid tarafından doldurulacaktı. Sultan Murad’ın cenazesinin çürümemesi için Bursa’ya götürmeden önce tüm iç organları çıkarılarak Kosova Meydanına gömüldü. Üzerine güzel bir tğrbe inşa edildi. Asıl türbesi Bursa’nın Çekirge semtindedir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

Ortalama Puan / 5. Oy Sayısı:

Faydalı, Sağlıklı Bir Site Olabilmemiz İçin Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşabilir Misiniz?

Hadi Beraber Yazımızı Geliştirelim!


Ayrıca kontrol et

1.mehmed

1. Mehmed

1.mehmed Ankara Meydan Savaşında Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid’i yenen Timurlenk Anadolu birliğini parçalamak için kurnazca …

yildirim-bayezid

Yıldırım Bayezid

yildirim-bayezid Tarihimizde   “Yıldırım” olarak anılan I. Bayezid 1360 da dünyaya gözlerini açmıştır. Babası Kosova …

orhan-gazi

Orhan Bey

Bizans’a Diz Çöktüren Kahraman Osmanlı Beyliği artık devlet haline gelmiştir. Osman Gazi’nin bahadır evladı Orhan …

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir