Kaplan ve Mandalar

Kaplan-ve-Mandalar
Kaplan-ve-Mandalar

Bir zamanlar bir ormanın derinliklerinde dört manda yaşarmış. Bu mandalar hep yan yana dururlarmış. Birliktelikleri o kadar güçlüymüş ki diğer hayvanlar onlardan hep korkarmış. Diğer hayvanların arasında birde kaplan yaşarmış. Kaplan ne zaman mandalara saldırmayı planlasa onları bir arada görürmüş ve hüsran içinde oradan ayrılırmış.

-Ohho! Mandalar hep bir aradayken onlara nasıl saldıracağım? Neyse, yarın tekrar denerim.

Bir gün dört arkadaş bir plan yapmışlar.

-Dinleyin. Ben öbür otlaktaki otların çok daha lezzetli olduğunu duydum. İsterseniz bugün öğle yemeğinde oraya gidelim.

-Olur. Bence gitmeliyiz.

-O zaman niye hala konuşuyoruz? Yemyeşil otlar ağzım şimdiden sulanmaya başladı bile. Hahaha…

-Şu şişkoya bakın. Aklı fikri yemekte.

Hep birlikte öbür otlağa gitmek için yola çıkmışlar. Yolda yürürken karşıdan gelen bir tilki görmüşler. Tilki o kadar korkmuş ki koşarak kaçmış oradan. Ama mandalar onu fark etmemiş bile. Neşe içinde yola devam etmişler. Bir süre sonra öbür otlağa varmışlar. O kadar yol yürüdükten sonra karınları çok acıkmış. Tam otlamaya başlayacakları sırada içlerinden biri şöyle demiş:

-Şöyle bir şey yapalım. Biz otlayana kadar şişko burada kalıp nöbet tutsun.

-Niye? Niye ben nöbet tutuyorum? Benimde karnım acıktı.

-Senin otlaman daha uzun sürer. Sen bizden sonra otlarsın, bizde nöbet tutarız.

-Ben sizin uşağınız falan değilim. Nöbet falan tutamam. Bende sizinle beraber otlayacağım.

-Şişko doğru söylüyor. Onu burada tek başına bırakmak haksızlık.

-Öyleyse sen nöbet tut.

-Sen kendini ne sanıyorsun? Bize bu şekilde emirler veremezsin!

-Madem benden bu kadar rahatsızsınız, bende giderim. Zaten siz bana emrediyorsunuz.

-Evet, asıl emir yağdıran sensin.

-Öyleyse bende giderim buradan. Hiçbirinize ihtiyacım yok benim, tamam mı!

-Ben tek başıma kalabilirim. Kimseye ihtiyacım yok benim.

-Bende yalnız kalabilirim. Ne olmuş yani? Gidin o zaman buradan.

Dört arkadaş birbirlerine çok öfkelenmişler. Ama kaplanın onları orada izlediğini bilmiyorlarmış. Kaplan her gün kavga etsinler diye bekliyormuş. Yalnız kalırlarsa onlara saldırabilecekmiş. Kaplan otların arasına saklanmış ve mandaları seyretmiş:

-Şansıma inanamıyorum. Artık onlara teker teker saldırabilirim ve sonra yiyebilirim.

Dört arkadaş birbirlerinden ayrılıp farklı yönlere gitmişler. Kaplan onları takip etmiş ve teker teker hepsine birden saldırmış. Dördünü birden yemiş. Oysa dört manda birlikteyken hiç kimse onlara yaklaşmaya cesaret edemiyormuş. Ama kendi aralarında kavga edince birbirlerini yalnız bırakmışlar ve canlarından olmuşlar. Atasözünde dendiği gibi “birlikten kuvvet doğar.”

-İşte bu yüzden her zaman birlikte olmalısınız, birbirinizden hiç ayrılmamasınız çocuklar. Başınıza ne musibet geleceğini bilemezsiniz. Ama beraber olduğunuz sürece başınıza hiçbir şey gelmez. Her zaman için kazanan siz olursunuz.

-Evet peri çok doğru söylüyorsun.

-Ama sen daha dün Johnny’i futbol takımının kaptanı yaptılar diye onunla kavga etmedin mi?

-Evet ama şimdi ondan özür dilemeye gideceğim. Sonra da birlikte maçı kazanacağız. Bizi hiç kimse yenemez.

-Evet, tabi ki. Çünkü en büyük kuvvetimiz bizim birliğimiz. Hahaha…

Kaplumbağa ve AkbabaÇocuk HikayeleriKral Keçi Sakal

Ayrıca kontrol et

yedi-karga

Yedi Karga

yedi-karga Bir zamanlar çok uzaklardaki yüksek dağlarda yeşil bir vadi varmış. Vadinin ortasında temiz bir …

Jorinda-ve-Jorindel

Jorinda ve Jorindel

Jorinda-ve-Jorindel Bir zamanlar çok karanlık ve çok kasvetli bir ormanın derinliklerinde eski bir kale varmış. …

Tom-Thumb-un-Maceralari

Tom Thumb’un Maceraları

Tom-Thumb-un-Maceralari Bir zamanlar, çok açgözlü bir büyücüyle bir hazineyi paylaşma konusunda tartışan bir dev varmış. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir