Kral’in Yeni Kıyafetleri

Kral’in Yeni Kıyafetleri

Bir zamanlar, bir kral yaşarmış. Çok zenginmiş ama hiç iyi bir yönetici değilmiş. Umurunda olan tek şey yeni kıyafetlermiş. Kral her gün yeni kıyafetler giyermiş insanlar kralın neredeyse her saat başı kıyafetlerini değiştirdiğini konuşurlarmış. Bütün parasını yeni kıyafet modelleri diktirmeye harcarmış. Günlerden bir gün krallığa iki üç kağıtçı gelmiş. Krallıkta ki bazı adamlar için birkaç kıyafet dikmişler. İnsanlar kıyafetlerin ne olduğunu anlayamamış ama üçkağıtçılar kıyafetleri o kadar övmüşler ki onlara karşı çıkamamışlar! Ayrıca, üçkağıtçılar diktikleri kıyafetleri sadece akıllı insanlar gördüğünü söylemiş. Kısa zamanda öyle tanınmışlar ki, Kral da bu terzileri duymuş. Kral terzilerin kusursuz dikişleri hakkında öyle çok şey duymuş ki, kendi için bu terzilerin diktiği bir kaç kıyafet almak istemiş. Kral: – Şu terzileri sarayıma çağırın hemen. Terziler saraya varmış ve daha sonra kralın huzuruna çıkmışlar. Kral: – Benim için bir kaç kıyafet dikmenizi istiyorum. Üçkağıtçı terzi: Bize bu fırsatı verdiğiniz için gurur duyduk. Sizin için en iyi ve en güzel kıyafetlerden dikeceğiz kralım! Herkes sizi kıskanacak! ancak kralım bizim diktiğimiz kıyafetlerin bir özelliği var. Kral: – Neymiş o? Üçkağıtçılar: – Sadece makamlarını hak eden akıllı insanlar görebilir kıyafetleri hak etmeyen aptal insanlar göremezler. Kralın aklına bir fikir gelmiş. Bu yolla sarayındaki danışmanların kimlerin makamlarını hak etmediğini öğrenecekmiş. Üçkağıtçı terzi: – En kalitelisinden ipek kumaşlar ve ipek ipliklere ihtiyacımız olacak.

Bize birer dokuma masası ve kralın bugüne kadar sahip olmadığı elbiseleri dikmemiz için birkaç gün süre verin! Kral bu terzilere çok para vermiş ve tüm adamlarına onları çalışırken rahatsız etmemelerini söylemiş. Üçkağıtçılar bütün ipek kumaşları ve iplikleri kendi bohçalarında saklamışlar. Odalarında dokuma masalarını kurup bir şeyler dikiyorlarmış gibi yapmaya başlamışlar. Kralın bütün danışmanları kıyafetlerin özelliğini duyunca korkmuşlar. Aradan birkaç gün geçmiş kral vezirini yanına çağırarak terzilerin ne kadar ilerlediğini kontrol etmesini istemiş. Yaşlı adam biraz korkmuş ama yine de krala itaat ederek terzilerin odasına gitmiş odaya girerken şöyle düşünmüş; Kral beni çok zor bir duruma soktu kıyafetleri göremezsem ne olacak? Bu durumda kral beni hemen görevimden alır. Vezir odaya girmiş iki terzinin de dokuma tezgahlarında çalıştığını görmüş ama dokudukları kumaşları görememişler. İki terzi birden veziri selamlayarak ona kral için tasarladıkları yeni desenleri göstermiş aslında, ellerinde hiç bir şey yokmuş ama vezirin de beğenmiş gibi yapmaktan başka şansı yokmuş. Odadan çıkarak kralın yanına dönmüş. Beğendin mi peki? Vezir: – Harika kralım! Sizin için tasarladıkları desenler gerçekten olağan üstü! Kral çok memnun olmuş. Kral bir kaç gün sonra, iki danışmanı terzileri kontrol etmeleri için yollamış.

Odaya vardıklarında terziler onlara kıyafetleri göstermiş ve kumaşa yaptıkları desenleri övmüş. İki danışmanında aklı karışmış çünkü terzilerin ellerinde hiç bir şey görememişler. Kral: – Söyleyin bakalım yeni kıyafetlerim nasıl? Danışmanlar: – Çok güzel kralım hayatımız boyunca hiç bu kadar güzel kıyafetler görememiştik! Kral: – Bravo, sorun bakalım ne zaman hazır olacak. Dokuma tezgahından çıkarılmadan önce elbiseleri görmek istiyorum. Kral terzilerin kumaş dokudukları odaya girmiş. Terziler: Hoş geldiniz kralım! Kral: – İşinizi bitirdiniz mi peki? Terziler: – Evet kralım bütün kıyafetleriniz hazır. İşte buradalar. Böyle söylediklerinden sonra terziler sanki kıyafetleri ellerinde tutuyormuş gibi ellerinde krala göstermişler. Kral için diktikleri yeni kıyafetin güzelliğini anlatmaya başlamışlar ancak kral hiç bir şey görememiş. Şöyle düşünmüş; Hiç bir şey göremiyorum! Bu makamıma laik olmadığım anlamına mı geliyor? O zaman tahtımı kaybederim! Terzi: – Kralım kıyafetinize yapmış olduğumuz taşları beğendiniz mi? Lütfen bir bakın. Kral: – Evet, harika! Gerçekten çok beğendim! Hayatımda bu kadar güzel hiç bir kıyafet görmemiştim. Terzi: – Teşekkürler kralım. Kral: – Kıyafetlerim ne zaman hazır olacak onları giymek için sabırsızlanıyorum. Terzi: – Sadece bir kaç gün daha lazım. Kral onlara bir kaç gün süre daha tanıyarak odadan çıkmış. Kralın adamlarından bir kaçı terzileri izliyormuş terziler ellerinde iplik olmadan dikiyor gibi yapıyormuş. Kralın adamları onları görünce çok şaşırmışlar. Kralın kıyafetleri tüm şehre yayılmış. Halkta kralın yeni kıyafetlerini görmeyi merakla bekliyormuş. İki gün sonra, kral terzilerin yanına gitmiş.

Kral: – Kıyafetlerim hazır mı? Terzi: – Evet kralım, işte buradalar. Onları giydiğiniz de dünyadaki en etkili insan olacaksınız efendim. Lütfen kıyafetlerinizi çıkarın. Kral üzerindeki kıyafetleri çıkarmış terzilerin var olamayan kıyafetlerini giymiş. Giyindikten sonra kral nasıl olduğunu görmek için aynaya dönmüş. Terzi: – Wow! Kıyafetin ağırlığını hiç hissetmeyeceksiniz çünkü kuş tüyü kadar hafif değil mi kralım? Kral: – Evet. Evet. bunlar muhteşem çok güzel olmuş. Aferin size! Vezir. Vezir: – Emredin Kralım. Saraydan iki görevli de kralın elbiselerinin kuyruğunu kaldırarak onu takip etmişler. Şehirde bir geçit töreni düzenlemişler. Kral kalabalığın arasında yürümüş. Şehir deki herkes kralın yeni kıyafetlerini izlemiş ve çok beğenmiş kral bu beğeni karşısında çok mutlu olmuş. Tören alanının meydanına geldiğinde küçük ve masum bir çocuk krala bakmış ve bağırmış; İç çamaşırından başka hiç bir şey giymiyor. Vatandaş: – Hey! Sessiz ol. Çocuğun babası: – Neden böyle söylüyorsun? Oğlumun gerçekleri söylemeye cesareti var ama bizim yok. Adam: – Benim cesaretim olmadığını mı söylüyorsun? Çocuğun babası: – Eğer varsa, ne gördüğünü açık açık söyle o zaman! Vatandaş: – Kral hiç bir şey giymiyor kral çıplak! Kral: – Bunları duyunca çok şaşırmış ancak daha da şaşırtıcı olanı bütün halkın kralın yeni kıyafetleri ile ilgili aynı şeyi bağırmaya başlamış olmasıymış. Kral çok utanmış ama geçit törenini birden bitirememiş. Kandırıldığını anlamış tüm danışmanlarının yalan söyleyerek kıyafetlerini övmüşler. Kıyafetlerine bağıran insanları dikkate almamış ve başı dik şekilde yürümeye devam etmiş. Kral meydandan geçerken sokaktaki insanlar krala gülüyormuş.


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avcı ve Cadı

Avcı ve Cadı

Avcı ve Cadı Uzun zaman önce, iyi bir avcı yaşarmış. İyi kalpli bir insanmış. Bir …

Altın Kuş

Altın Kuş

Altın Kuş Bir zamanlar dünyanın en özel elma ağacına sahip bir kral varmış. Bu ağaç …

kurbaga-ile-okuz

Kurbağa ile Öküz

kurbaga-ile-okuz Bir zamanlar güzel bir gölette bir grup kurbağa yaşarmış. Birlikte yaşamaktan çok mutluymuşlar. Oyunlar …

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

vel, elementum neque. Donec libero commodo id ut ipsum