Külkedisi Masalı

Külkedisi Masalı

Bir varmış bir yokmuş. Uzak mı uzak diyarların birinde cinderella adında güzeller güzeli bir kız yaşarmış. Cinderella’nın annesi uzun zaman önce vfat ettiği için onu babası büyütmüş. Cinderella’nın babası bir gün yeniden evlenince bu güzeller güzeli kızın hayatı tamamen değişmiş. Babasının evlendiği kadaın iki kızıyla birlikte onların evine yerleşmiş. Üvey anne cinderella’yı ilk gördüğü andan itibaren hiç sevmemiş. O ve kızları cinderella’nın güzelliğini ve iyi kalpliliğini çok kıskanıyorlarmış. Cinderellanın üvey kız kardeşleri onun kadar güzel değillermiş. Üstelik hem kaba hem de görgüsüz kızlarmış. Bir gün cinderella’nın babası uzun sürecek bir iş gezisine çıkmış. İşte o zaman üvey anne ve kızları cinderella’nın hayatını kâbusa çevirecek planlarını uygulamaya başlamışlar. Cinderella bahçede çok sevdiği kuşlarıyla konuşurken üvey annesi yanına gelmiş ve ona: -Bundan böyle yukarıda tavan arasında yaşayacaksın. Ev işlerinin hepsini sen yapacaksın. Bu kıyafetlerle evde dolaşmanı da istemiyorum. Cinderella ne diyeceğini bilememiş. Çaresizce söylenenleri yapmak zorundaymış. Odasındaki bütün eşyalarını toplayıp tavan arasına yerleşmiş. Cinderella o günden sonra evin bütün işlerini tek başına yapmaya başlamış. Çok yoruluyormuş. Ama ne üvey annesi ne de kız kardeşleri onun bu haline acıyorlarmış. Kız kardeşleri ona: -Doğru düzgün sil yerleri. Bak toz kalmış. -Çamaşırları yıkamamışsın. Giyecek doğru düzgün bir şeyim kalmadı demişler. Cinderella’nın tavan arasındaki farelerden ve küçük penceresine konan kuşlardan başka arkadaşı yokmuş. Çok soğuk olduğu için geceleri gizlice aşağıya iniyor, sönmüş şöminenin yanına kıvrılıp orada uyuyormuş. Günler böyle geçip giderken bir gün kasabanın meydanında saraydan gelen bir duyuru okunmuş. -Prensimiz sarayda bir balo düzenleyecek. Bu baloya ülkedeki evlilik yaşına gelmiş tüm genç kızlar davetlidir. İki üvey kız kardeş bu haberi duydukları gibi eve koşmuşlar ve annelerine haber vermişler. Anneleri onlara: -Balodaki en güzel kızlar siz olacaksınız. Prens mutlaka ikinizden birini seçmeli. Kızlardan biri: -Böylece hepimiz sarayda yaşayacağız değil mi anne? demiş. Üvey anne: -Size çok güzel ayakkabılar ve elbiseler hazırlamalıyız. Yürüyün alışverişe gidiyoruz. Üvey anne ve kızları evden çıkıp gitmişler. Bütün bu konuşmaları duyan cinderella arkalarından üzgün bakakalmış. Günler süren hazırlıklar sonunda üvey kız kardeşler birer elbise diktirmişler. Her gün aynanın karşısına geçip kıyafetlerini deniyor ve “en güzel biz olacağız” diye kendi kendilerini övüyorlarmış. Sonunda balo günü gelmiş çatmış. Erkenden kalkan üvey kardeşler hemen Cinderella’yı çağırmışlar.

– Cinderella, Cinderella çabuk buraya gel. -Neredesin sen sabahtan beri? Hadi bize banyoyu hazırla hemen. Cinderella bütün gün üvey kardeşlerinin hazırlanmasına yardım etmiş. Üvey kardeşi: -Ah, yavaş tara. Saçımı kopartacaksın. Akşama doğru balo için tüm hazırlıklarını bitirmişler. Anneleri kızlarına: -Çok güzel oldunuz kızlar çok güzel oldunuz demiş. Cinderella tüm cesaretini toplamış ve üvey annesine sormuş: -Ben de saraydaki baloya gelebilir miyim? -Sen mi? -Evet, davette bütün genç kızların gelebileceği yazıyormuş. Üvey kardeşlerinden biri: -Bu kıyafetle mi geleceksin baloya? -Prens hizmetçi değil kendine güzel bir eş arıyor canım. Üvey anne: -Hadi hadi çıkalım kızlar, baloya geç kalmayalım. Sende bütün işleri bitirmeden yatayım deme demiş. Üvey anne iki kızını alarak saraya doğru yola çıkmış. Evde tek başına kalan Cinderella ağlamaya başlamış: -Neden bende saraya gidemiyorum? Annem babam yanımda olsaydı bunlar başıma gelmezdi. Tam o anda bir ışık belirmiş evin içinde. Cinderella ne olduğunu anlayamamış önce. Işığa doğru bakakalmış. Sonra ışığın içinde güzeller güzeli bir peri ortaya çıkmış. Peri: -Güzel Cinderella sakın ağlama. Saraydaki davete sende gideceksin demiş. Cinderella gözlerine inanamıyormuş. Şaşkınlıkla sormuş: -Nasıl gideceğim peki? Şu üstümün başımın haline bak. -Merak etme sana yardım etmek için buradayım. Hadi şimdi bana bir tane balkabağı ve yedi tane fare bul getir demiş peri. Cinderella perinin neden bunları istediğini anlayamamış ama yine de söyleneni yapmış. Önce mutfağa gidip kocaman bir balkabağı almış. Sonra tavan arasına çıkıp fare dostlarını peşine takıp aşağı inmiş. Peri elindeki sihirli değnekle balkabağını çok güzel bir at arabasına dönüştürmüş. Sonra değneğini farelere çevirmiş. Farelerden biri arabacı, diğerleri de bembeyaz atlara dönüşüvermiş.  Şaşkınlıkla at arabasına bakarken peri bu kez ona dönmüş. Elindeki sihirli değneği Cinderella’ya dokundurmuş ve Cinderella’nın eski yırtık giysisi muhteşem bir balo elbisesi oluvermiş. Ayağındaki terliklerse camdan yapılma pırıl pırıl parlayan bir çift ayakkabıya dönüşmüş. -Bir prensese benzedim, demiş.

Peri: -Şimdi baloya gitme zamanı. Ama şunu sakın unutma. Saat gece 12 olduğunda mutlaka evde olmalısın. Çünkü saat 12’de her şey eski haline dönecek. Cinderella perinin söylediklerini dikkatle dinlemiş. Sonra at arabasına binmiş, saraya doğru yola çıkmışlar. Cinderella’nın göz kamaştıran arabası sarayın önünde durmuş. Cinderella balo salonunun büyük kapısından içeri girdiği anda tüm davetlilerin bakışları ona çevrilmiş. O kadar güzel ve zarif görünüyormuş ki üvey annesi ve üvey kız kardeşleri hayran hayran bu yabancı kıza bakakalmışlar. Tabii ki onu tanıyamamışlar. Bu sırada prens salonun merdivenlerinde görünmüş. Davetli genç kızların arasında Cinderella hemen fark ediliyormuş. Prens daha ilk görüşte aşık olmuş bu güzeller güzeli genç kıza. Meraklı bakışlar arasında merdivenlerden inmiş ve salonun ortasına doğru yürümüş. Üvey kız kardeşler çok heyecanlanmış. Çünkü prens kendilerine doğru geliyormuş. Kardeşler: -Ayy bana doğru geliyor. Hayır, canım bana doğru geliyor demişler. Fakat prens ikisinin de yanından geçmiş, Cinderella’nın önünde durmuş ve ona: -Güzeller güzeli genç bayan bu dansı bana lütfeder misiniz? diye sormuş.

Cinderella başıyla nazikçe onaylamış. Prens ve Cinderella tüm diğer davetlilerin bakışları arasında dans etmeye başlamışlar. Cinderella kendini müziğin ve dansın büyüsüne o kadar kaptırmış ki sanki koca salonda yalnızca kendisi ve prens varmış. Bütün gece boyunca hiç durmadan dans etmişler. Tabii saatin nasıl geçtiğini anlayamamış Cinderella. Bir ara gözü salondaki büyük saate takılmış. Saat tam 12’yi göstermek üzereymiş. İşte Cinderella o anda perinin uyarısını hatırlamış: “Saat gece 12 olduğunda mutlaka evde olmalısın. Çünkü saat 12’de her şey eski haline dönecek.” Cinderella panikle prensin elini bırakıp koşmaya başlamış. Cinderella sarayın merdivenlerinden inerken ayakkabısının teki ayağından çıkmış fakat geri dönüp alacak vakti bile yokmuş. Biraz uzaklaştığında saat 12’yi vurmuş ve üzerindeki her şey eski haline dönmüş. Prens sarayın dışına çıktığında merdivenlerde parlayan cam ayakkabıyı fark etmiş ve: -Bu ayakkabının sahibini mutlaka bulun. Gerekirse ülkedeki tüm genç kızlara denetin ama mutlaka bulun. Cinderella soluk soluğa eve gelmiş ve hemen tavan arasındaki odasına çıkmış. Prensle yaşadığı geceyi düşünmüş. Prense aşık olmuş ama bu umutsuz bir aşkmış. Prensin onu bulması, bulsa bile onu bu halde tanıması imkânsızmış. Prensin adamları tüm ülkedeki evleri tek tek dolaşarak ayakkabının sahibi genç kızı aramışlar. Ama ayakkabı hiçbir kızın ayağına olmuyormuş. Prensin adamları son olarak Cinderella’nın yaşadığı eve gelmişler. Cinderella kraliyet arabasını evin önünde görünce çok sevinmiş. Tam odadan çıkmak üzereyken üvey anne kapının önüne gelmiş: -Nereye gidiyorsun bakalım? Yoksa sende mi denemek istiyorsun ayakkabıyı diye sormuş. Üvey anne alaycı kahkahalar atarak tavan arasının kapısını kilitlemiş. Cinderella: -Durun yapmayın, açın kapıyı lütfen diye seslenmiş. Üvey anne: -Kendini bilmez kız koskoca prens senin gibi bir zavallıyı ne yapsın? demiş. Adamlar önce büyük kıza ayakkabıyı denetmişler ama ayakkabı kızın ayağına çok küçük gelmiş. Büyük kız: -Bakın, nasıl tamda oturdu ayağıma değil mi? Sonra küçük kız kardeş denemiş ayakkabıyı ama tombul ayakları ayakkabıya girmemiş bile. -Bide diğer ayağımı denesem diye sormuş. İki kız kardeş ne dedilerse ne yaptılarsa olmamış. Cinderella ise odadan çıkmak için son çare pencereye koşmuş ama pencere çok yüksekmiş. Ağlamaya başlamış. Onun ağladığını gören fare dostları yanına gelmişler. -Üvey annem kapıyı üzerime kilitledi. Anahtar onda olmalı demiş Cinderella. Farelerden biri kapının altından çıkıp aşağıya inmiş. Üvey anne prensin adamlarını yolcu ediyormuş kapıda: -Yarın tekrar gelin isterseniz. Bugün biraz yorgunlar. Ayakları şişmiş olmalı demiş.

Fare üvey annenin eteğine atlamış, cebinden anahtarı kaptığı gibi yukarı koşmuş. Fare anahtarı kapının altından içeri atmış. Cinderella anahtarı görünce çok sevinmiş. Hemen kapıyı açıp aşağıya koşmuş. Onu gören üvey anne:-Sen, sen nasıl çıktın dışarı? demiş. Cinderella: -Durun lütfen gitmeyin. Ayakkabıyı bende denemek istiyorum. Üvey anne ve iki kızı kahkahalarla gülmeye başlamışlar. Adamlardan biri: -Susun lütfen. Prensimizin emri var. Ülkedeki bütün genç kızlar ayakkabıyı denemek zorunda. Cinderella cam ayakkabıyı ayağına giydiği anda herkes şaşkınlıktan küçük dilini yutacakmış. Çünkü ayakkabı ayağına tam oturmuş. Adam: -Genç bayan, bu ayakkabının sahibi siz misiniz? diye sormuş. Cinderella başıyla onaylamış. -Bizimle saraya gelir misiniz? demiş adamlar. Cinderella prensin adamlarıyla birlikte saraya gitmiş. Prensin karşısına çıkarmışlar. Prens kızın gözlerine baktığı anda dans ettiği kızın o olduğunu anlamış. Ellerini tutmuş: -Nihayet sizi buldum prensesim. Benimle evlenir misiniz? Cinderella sevinç gözyaşları içinde kabul etmiş yakışıklı prensin teklifini. Evlenip bir ömür boyu mutlu yaşamışlar.

Kırmızı Başlıklı Kız MasalıÇocuk HikayeleriÜç Yılın Yaprağı Masalı


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kaplan Geliyor Kaplan

Kaplan Geliyor Kaplan

Kaplan Geliyor Kaplan Bu, Krishna adında küçük bir çocuğun masalıdır. Krishna, babası ile birlikte küçük …

Alice Harikalar Diyarında

Alice Harikalar Diyarında

Küçük Alice ve ablası, güneşli bir öğleden sonra parka gitmeye karar vermişler. Ablası kitap okumaya …

Avcı ve Cadı

Avcı ve Cadı

Avcı ve Cadı Uzun zaman önce, iyi bir avcı yaşarmış. İyi kalpli bir insanmış. Bir …

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

id, non ut porta. lectus vulputate, mattis ut neque. justo in