Ev / Çocuk Hikayeleri Kısa / Pamuk Prenses Ve Yedi Cüceler

Pamuk Prenses Ve Yedi Cüceler

pamukprensesveyedicuceler

Ülkenin birinde çok güzel bir saray varmış, bu muhteşem sarayda güzeller güzeli  bir Kraliçe yaşarmış. Mutlu olabilmek için tek bir dileği  varmış,  Kraliçe’nin güzel bir kız çocuğana sahip olmak, bir kış  günü Kraliçe pencere kenarında oturmuş, dikiş dikerken parmağına iğne batmış. Hemen  bir parça pamukla akan bir damla kanı silmiş. Ve o anda bir dilek dilemiş, – Seni  karlar gibi beyaz bir pamuk kadar narin, gözleri en güzel mücevherlerden bile  parlak, dudakları kırmızı kalbi sevinç ve mutluluk dolu bir kızım olsa keşke. Bir gün iyi kalpli Kraliçe’nin dileği gerçekleşmiş, bir bebekleri olmuş.İsmini  Pamuk Prenses koymuşlar.Yıllar çabucak geçmiş ama mutlulukları uzun sürmemiş. İyi  kalpli Kraliçe hastalanmış ve göçüp gitmiş dünyadan.  Bir süre sonra artık yaşlı ve güçsüz olan Kral’da başka bir kadınla evlenmiş. Yeni  Kraliçe  güzel olmasına güzelmiş ama bir o kadarda kütü kalpliymiş, kendini  beğenmiş kibirli ve kıskanç bir kadınmış. Kötü Kraliçe her gün sihirli aynasının karşısına geçip şu soruyu sorarmış  – Ayna, ayna söyle bana benden daha güzeli var mı? Bu dünyada. sihirli aynada cevap verilmiş  -Yoktur saygı değer Kraliçem, siz en güzelsiniz. Kraliçe bu cevabı duyduğunda çook mutlu olurmuş. Kötü kalpli Kraliçe’nin saraya gelişiyle her şey değişmeye başlamış, kalbinin kötülüğü yüzünden Kralın ülkesi bin bir türlü dertle karşı karşıya kalmış. Ve Kralda ülkesinde olan biteni düzetmek için saraydan ayrılmak zorunda kalmış, kötü Kraliçe mutluymuş çünkü artık sarayda istediği gibi davrana bilecekmiş. Yıllar çabucak geçip gitmiş, Pamuk Prenses büyümüş ve çook güzel bir genç kız olmuş. Çok uzak olmayan bir yerde Prens Peri kıyısında su içerken suda Pamuk Prensesin yansımasını görmüş, bir anda başını kaldırıp etrafına bakmış ama başının üstesinde uçan kuşlardan başka kimseyi görmemiş. Günlerden bir gün Kraliçe yine sihirli aynasının karşısına geçmiş – Ayna, ayna söyle bana var mı benden güzeli bu dünyada. Ayna cevap vermiş.  – Eee şey vardır saygı değer Kraliçem, Pamuk Prenses sizden daha güzel. Kraliçe bunu duyunca çok sinirlenmiş, hemen en güvendiği avcısını yanına çağırtmış.

pamuk-prenss
pamuk-prenss

Ve korkunç bir emir vermiş. – Pamuk Prensesi ormana götürüp kalbini bana getireceksin. Askerler Pamuk Prensesi alıp Kraliçe’nin yanına götürmüşler  – Hoş geldin Pamuk Prenses düşündümse sarayda sıkılmışındır, Git biraz dışarıda dolaş ormanı gez, merak etme en güvendiğim avcım yanında olup seni koruyacak. Avcı Pamuk Prensesi ormanın derinliklerine doğru götürmüş, Kraliçenin verdiği emri uygulamak zorundaymış. Fakat Pamuk Prensesin iyilik dolu kalbini gören avcı ona kıyamamış. Pamuk Prensesi bir daha asla saraya dönmemesi konusunda uyarmış. Güneş batarken onu ormanda bırakıp saraya dönmüş. Pamuk Prenses karanlık ormanda tek başına çok korkmuş, bir ağacın altında oturup ağlamaya başlamış ve uyuya kalmış, sabah olduğunda Pamuk Prenses kuş sesleriyle uyanmış. Minik hayvan dostları etrafını sarmış, Prensesleri’ni çok seven hayvanlar yol göstermişler Pamuk Prensese. Minik dostları Pamuk Prensesi bir eve getirmişler, bu çok şirin ama bir o kadarda çok küçük bir evmiş. Pamuk Prenses biraz ürkerek kapıyı aralamış, evin içinde her şey çok küçükmüş ve çok dağınıkmış Pamuk Prenses bu evin kimlere ait olduğunu anlayamamış bir türlü ama gidecek bir yeri de yokmuş. Etrafı toplamaya karar vermiş  – Biz tam yedi cüceyiz on dört kollu gideriz, Var mı bize yan bakan he yan bakan, he yan bakan. Var mı bize yan bakan hey yan bakan hey yan bakan, Pamuk Prenses her yeri ışıl, ışıl tertemiz yapmış. Küçük, küçük mutfak eşyalarıyla yemek pişirmiş ve karnını doyurmuş. Bu minik evde her şey minik olduğu gibi yataklarda minikmiş. Pamuk Prenses yorgunlukta nerdeyse olduğu yerde uyuya kalacakmış. Bu evde kendisine zarar gelmeyeceğini düşünmüş, yatakları birleştirip oracıkta uyuyu vermiş. Akşam olduğunda evin sahipleri olan yedi cüceler madendeki işlerinden eve dönmüşler.

yedicuceler
yedicuceler

Eve girdiklerinde çok şaşırmışlar, ev derli toplu tertemizmiş, üstelik mis gibi yemek kokuları geliyormuş. Sakar hemen bir kase çorba kendisine koymak istemiş fakat, Sakarlının yüzünden yere dökmüş. Bilgin olup bitenleri anlamaya çalışıyormuş, — Bu işte tuhaflık var kim yaptı bu kadar işi, durun bakalım iyi bir uyku çekersem  tüm sorularının cevabını bulabilirim demiş uykucu esneyerek. Yedi cüceler hep birlikte sessizce yukarı doğru çıkmışlar, yatak odasına girdiklerinde hepsi birden şaşırıp kalmış. Minik yataklarında güzeller güzeli bir kız uyuyormuş. Seslere uyuyan Pamuk Prenses, korkarak yataktan sıçramış. Ve yedi cücelerin kendisine bakan gözleriyle karşılaşmış, çekilerek benim adım Pamuk Prenses  -Sizi kıstırdıysam üzül dilerim. Kötü bir niyetim yoktu.  -bundan eminiz. Eğer kötü biri olsaydın evimizi böyle temizlemezdin herhalde. diye yanıt vermiş bilgin. Sonrada Kendileri’ni tanıtmış. – Biz yedi cüceleriz işte neşeli, öfkeli, sakar, meraklı, utangaç ben bilgin ve uykucu. Hep birlikte neşeyle gülmüşler böylece yediside birbirinden tatlı yedi sevimli dostu olmuş Pamuk prensesin, Pamuk prenses yedi cücelere başından gelenleri anlatmış. Yedi cüceler çok üzülmüş, Pamuk Prensesin onlarla kalmasını isterlermiş. Pamuk Prensesse onlara hep yardım etmiş, sevimli kulübelerin de nefis yemekler yiyip, tatlı sohbetler ederek mutlu ve huzurlu günler yaşamaya başlamışlar. Pamuk Prensesin ve yedi cücelerin mutlulukları çok uzun sürmeyecekmiş, Kraliçe yine bir gün aynısına aynı soruyu sormuş. – Ayna, ayna söyle bana var mı? Benden daha güzeli bu dünyada. Ayna yine cevap vermiş – Şey vardır saygı değer Kraliçem, yedi cücelerin evinde yaşayan Pamuk Prenses sizden daha güzel. Oysa Kraliçe onun öldüğünü düşünüyormuş, avcının kutuda getirdiği kalp aslında bir ceylana aitmiş. Kraliçe avcıya güvenmekle hata ettiğini anlamış, ve bu işi kendi bitirmeye kara vermiş. Yedi cücelerin evinde yine neşeli bir hayat yaşarmış, Pamuk Prenses yedi  cüceleri tek, tek öperek işe uğurluyormuş.

pamuk-prenses-ve-yedi-cuceler
pamuk-prenses-ve-yedi-cuceler

Bilgin her zaman ki uyarısını tekrar etmiş, – Kurallarımızı unutma biz evde yokken gelen bir yabancı olursa kapıyı kesinlikle açmayacaksın. – Tamam bilgincim, sizde geç kalmayın olur mu? Pamuk Prenses akşam yemeğini hazırlarken kapı çalmış, bu saatte yedi cücelerin eve döneceğini beklemiyormuş.  – Kim o Bilgin siz mi geldiniz?  dışarıdan yaşlı bir kadının sesini doymuş. – Benden sana zarar gelmez kızım aç kapıyı. kapının deliğinden bakan Pamuk Prenses, dışarıda bekleyen zavallı  yaşlı kadından kendisine zarar gelmeyeceğini düşünmüş, kapıyı açmış. – Ah güzel kızım ben buralarda geçen yaşlı fakir bir kadınım ben, varsa bana ikram edeceğin bir tas çorban çok sevinirim. Pamuk Prenses yaşlı kadını içeri almış. Ona sıcak bir tas çorba ikram etmiş.  – Teşekküre derim Kızım param yok ama ormanın en tatlı, en kırmızı elma’sını getirdim sana, bir ısırık yersen anlayacaksın güzel tadını. Pamuk Prenses yaşlı kadının verdiği elmadan bir ısırık almış ve ısırmasıyla birlikte yere düşmüş bayılmış. Bu yaşlı kadın aslında kılık değiştirmiş  kötü kalpli Kraliçeymiş. Pamuk Prensesin yediği elma zehirliymiş. Hiç uyanmamak üzere derin bir uykuya dalmış Pamuk Prenses. Yedi cüceler işten eve döndüklerinde Pamuk Prensesi yerde yatarken bulmuşlar. Bilgin ısırılmış elmayı yerde fark etmiş -Yediği elma zehirli olmalı. Bu kraliçenin işi. Pamuk Prenses uykusunda o kadar güzelmiş ki cüceler onu en değerli mücevherlerden yapılmış cam bir kutuya koymuşlar. Ormanda ki tüm dostları göre bilsin diye onu yüksekçe bir tepeye yerleştirmişler. Bir gün bir Prens; Pamuk Prensesin uyuduğu  ormana gelmiş, Pamuk Prensesin minik dostları ona yol göstermiş ve Pamuk Prensesin uyuduğu cam kutunun yanına getirmişler, Prens gözlerine inanamıyormuş. Rüyalarında gördüğü güzeller güzeli Prenses karşısında duruyormuş. Cam kutunun kapağını kaldırmış ve Pamuk Prensesi öpmüş, o anda Pamuk Prenses ve prensin hayali gerçek olmuş, Pamuk Prenses gözlerini açmış, kötü  kalpli Kraliçenin kara büyüsü yok olmuş. Pamuk Prensesin sarayındaysa kızına  olanları öğrenen Kral, sihirli aynayı kırmış. Ve Kraliçeyi de saraydan kovmuş. Pamuk Prenses sonunda sarayına geri dönmüş. Ve babasına kavuşmuş, Pamuk Prenses ve Prens muhteşem bir düğün yapmışlar. Kral, Pamuk Prenses, Prens ve yedi cüceler hep birlikte çook mutlu yaşamışlar.

Sitemizin daha gelişmesi ve faydalı olması için "YORUMLAR" kısmına düşüncelerinizi bizimle paylaşabilir misiniz? Hemen alt köşedeki "SOSYAL İCON" seçenekleri ile bizi paylaşarak bizlere ödül vermeye ne dersiniz? 🙂

- Mustafa Yakut

Avatar
Türkiye'deki tüm öğrencilere ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına - Eğitime dair bilgiler ve çocuk masalları hakkında yararlı olacağımızı düşünerek kaliteli içerikler üretip, fark yaratmayı düşünerek https://masaloku.com.tr sitesini yayına aldık.

Ayrıca kontrol et

Gunes-nerede-

Güneş Nerede?

Gunes-nerede- Bir varmış, bir yokmuş zamanın birinde yüksek bir kulede bir kız yaşarmış. Bu kızın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir