Sihirli Kazan

sihirli-kazan
sihirli-kazan

Bu öykü bir çiftçi ile onun sihirli kazanı hakkında! Uzak bir köyde, Rama adında bir çiftçi yaşarmış. Rama iyi ve bilge bir adammış. Birkaç dönümlük tarlası varmış. Gerçi iyi bir çiftçiymiş, ama tarlası hiç ürün vermezmiş. Başka çiftçiler tohum ekip hasat yaparmış, Rama ise çapalar, çapalar ama tarlası hep çorakmış. Komşusu: – Hey Rama! Neden hep çapa yapıyorsun? Bu tarla sana senelerdir tek bir sebze dahi vermedi. Sen iyisi mi bu tarlayı sat ve başka yerde iyisini al. Rama: – Ah komşum bu tarla benim dedelerime ait. Onlar bu topraklarda çiftçilik yaparlardı ben yanlış bir şey yapıyor olmalıyım. Uğraşmaya devam edeceğim. Rama kaç para olursa olsun tarlasını satmak istemezmiş. Yemeksiz günler geçilirmiş hayatta kalabilmek için meyveler yermiş. Tarlaya gidip her gün çapa yaparmış. Rama: – Tarlamın neden ekin vermediğini öğrenene kadar her gün çapa yapacağım. Her yıl ürün ekiyorum, tohumlarım nereye gidiyor? Rama durmadan çapa yapmış. Rama bütün tarlayı çapalamış. Öğleden sonra mola vermeye karar vermiş, artık çapa yapmaya devam edemeyecek kadar açıkmış. Tam çapayı bırakacakken kazma toprağın altında bir şeye çarpmış. Rama: – Bu da ne? Sesi metal sesine benziyor… Ne büyük bir kazan? Çok tuhaf, Demir bir kazanı kim tarlanın ortasına gömer acaba? Çok anlamsız! Rama enerjisini bir hiç uğruna harcadığı için kendisine kızmış. Kazmasını demir kazanın içine atmış, ve bir ağacın gölgesinde oturmuş. Rama: – Artık bu tarlayı satmam gerektiğini düşünüyorum! Sürekli aç yaşayamam ki.

Bu tarla bana asla bir ekin vermeyecek. Rama gölgede dinlenirken satın almış olduğu meyveleri yemiş, ama meyveler açlığını dindirmeye yetmemiş. Orada bir saatten fazla oturarak tarlasını düşünmüş ve üzülmüş. Tarlayı satması gerektiğini biliyormuş. Başka şansı kalmamış. Rama: – Artık güçlü olmam gerekiyor. Dedelerimden kalan bu tarlanın satılması şart. Akşam olmadan önce gitmeliyim. Rama kazmasını almak için kazana doğru yürürken gördüğü manzara karşısında şok geçirmiş… Rama: – Ne? Kim yaptı bunu? Ben hep buradaydım. Rama kazanın içinde kendi kazmasına benzeyen 100 tane kazma olduğunu görmüş! Hatta hangisinin kendisine ait olduğunu anlayamamış! Rama: – Böyle bir şey olamaz. Yoksa bu kazan sihirli mi? Hemen başka bir şey deneyeceğim… Rama kazanın içinden 100 kazmayı alarak tek bir üzüm tanesini kazanın içine bırakmış. Gözlerine inanamamış o tek bir üzüm tanesi de 100 tane olmuş! Rama: – Bu kazan gerçekten sihirliymiş. Gözlerime inanamıyorum! Bu kazanı eve götüreyim…. Ahh çok ağır, bir ip bulayım. Rama ipin bir ucunu kazana diğer ucunu kendisine bağlayarak kazanı evine kadar sürüklemiş. Eve vardığında kazanın içine başka neler koyabileceğini düşünmüş. Rama: – İlk olarak bir yumurta koyayım, karnım çok aç günlerdir sadece meyve yiyorum. Rama pazara gitmiş ve kalan parasıyla sadece 1 yumurta almış. O yumurtayı kazana koymuş. 1 dakika, sonra kazanın içi yumurta ile dolmuş. Rama çok mutlu olmuş. Kendisine iki adet yumurta kaynatmış. Rama: – Ah! hiç böyle lezzet tatmamıştım. Peki diğer 98 adet yumurtayı ne yapacağım? Evet! Onları satabilirim ve para kazanabilirim! Rama birden anlamış bu kazan sadece yiyecek vermeyecek, para kazanmasına da yardımcı olacakmış. Bütün yumurtaları sattıktan sonra kazanı başka şeyler içinde kullanmış.

Kumaş gerektiğinde kazana ufak bir kumaş parçası atıyor, kazanda en az 15 kişilik giysi dikecek kadar kumaş veriyormuş. Gömlek gerektiğinde, kazanın içine bir gömlek atıyor ve kazan 100 gömlek geri veriyormuş. Rama daha, sonra kazanın içine tahır, meyve, giysi hadda baharat koymaya başlamış. Kazanda ona bir sürü şey vermeye devam etmiş. Köylüler onun başarısına şaşırmışlar ama kimse gerçeği keşfe demiyormuş. Rama kazanı evinin bir köşesinde, hep bir örtünün altında çok iyi saklıyormuş. Rama bir gün kazanı test etmeyi düşünmüş. Kazanın içine bir tavuk koymuş e ne olacağını görmek için beklemiş. Bir anda kazanın içinden 100 tane tavuk kanat çırparak fırlamış. Rama’nın evi tavukla dolmuş. Her yerde tavuk varmış! Rama: – Of! Neden kazanın içine 1 tane balık koymadım ki! Of! Bu kadar tavuğu nasıl yakalayacağım! Rama tavukları yakalamak için peşlerinden koşmuş, o kadar çoklarmış ki Rama’nın masasına konmuşlar, yatağına konmuşlar hadda biri kafasının üstüne konmuş.

Ancak tavuklar korkmuş ve her yere dağılmış. Bir an da tavuklardan birisi zıplayarak yine kazanın içine konmuş. Kazandan, yine 100 tane tavuk fırlamış. Rama: – Olamaz! evim tavuk kümesine döndü! Ne yapacağım ben? Rama hemen kazanını saklamış ve onu evin köşesine kaldırmış. Sonra evden dışarı koşmuş. Bütün tavuklar da onu takip etmişler. Köylüler Rama’nın evinden bu kadar çok tavuğun çıktığını görünce şaşırmışlar. Rama: – Of! Bi sürü tavuk var bu kazanı çok akıllıca kullanmalıyım! Ancak Rama kralın askerinin kendini duyduğunu fark etmemiş. Asker kazandan haberdar olmuş ve haberi krala anlatmak için yanına koşmuş. Kral: – Kazanın içinden bir sürü tavuk mu çıktı? Nasıl olur böyle bir şey? O kazan kesin sihirli kazan olmalı. Rama’yı ve kazanı derhal buraya getirin! O kazan ülke hazinesine ait. Rama neden kazanı kendisiyle birlikte getirmesini anlamış. Rama: – Kral aç gözlü bir adamdır. Belki bütün zenginliği sadece kendisi için istiyordur. Kral: – O kazanı bana getir, bu kazan nasıl bu kadar tavuğu çıkarabiliyor? Kazanın içinde ne varmış bakmalıyım. Rama: – Hayır sakın yapmayın! ama çok geç kalmış. Kral kazana bakarken ayağı kaymış ve kazanın içine düşmüş. Artık kazanın içinden çıkan 100 Kral varmış. Kimse birşey diyemeden birbirleri ile kavga etmeye başlamışlar! Krallar birbiri ile savaşmış ve hepsi birbirini yok etmişler. Rama kazanın ne kadar tehlikeli olduğunu kısa sürede anlamış. Kazana koşmuş ve onu yere fırlatmış ve kazan kırılmış. Sihirli kazanını kaybettiği için üzgünmüş ama artık ürün veren bir tarlası varmış. Çiftliğine dönerek mutlu bir hayat yaşamış.


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kaplan Geliyor Kaplan

Kaplan Geliyor Kaplan

Kaplan Geliyor Kaplan Bu, Krishna adında küçük bir çocuğun masalıdır. Krishna, babası ile birlikte küçük …

Alice Harikalar Diyarında

Alice Harikalar Diyarında

Küçük Alice ve ablası, güneşli bir öğleden sonra parka gitmeye karar vermişler. Ablası kitap okumaya …

Avcı ve Cadı

Avcı ve Cadı

Avcı ve Cadı Uzun zaman önce, iyi bir avcı yaşarmış. İyi kalpli bir insanmış. Bir …

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

velit, risus. ultricies vel, ut Phasellus venenatis