Ayakkabıcı ve Küçük Adamlar Hikayesi

Ayakkabıcı ve Küçük Adamlar

Abone Ol google news
Ayakkabıcı ve Küçük Adamlar
Ayakkabıcı ve Küçük Adamlar

Ayakkabıcı ve Küçük Adamlar Hikayesi

Bir zamanlar dürüst ve çalışkan bir ayakkabıcı yaşarmış. Ancak ne kadar çok çalışsa da geçinecek kadar para kazanamazdı.

Gün geçtikçe fakirleşen ayakkabıcı en sonunda da neyi varsa kaybetti. Elinde sadece bir çift ayakkabı yapabilecek kadar bir parça deri kalmıştı.

Akşamüzeri iş yerinde elindeki son parça deriyi keserek masanın üzerine bıraktı. Ertesi günün sabahında onunla ayakkabı yapacaktı.

Sabah olunca erkenden kalkıp işe gitmeyi planlıyordu. Sakin bir kafayla yatağına uzandı ve hemen uyudu.

Ertesi sabah erkenden kalktı, günlük dualarını okudu ve iş yerine gitti. Ayakkabıcı iş yerine gittiğinde bir gün önceye bıraktığı son deri parçasını aradı ama bulamadı.

Karşısında bir çift ayakkabı duruyordu. Hayatında hiç bu kadar güzel ayakkabı görmemişti ve çok şaşırdı.

Girdiği sokaktan çıkar çıkmaz köşe bucak ayakkabıları yapan kişiyi aramaya başladı. Ayakkabıcı, tezgahın yanındaki sandalyesine oturdu ve ayakkabıların güzelliğini seyretmeye başladı.

Muhteşem bir işçilik eseriydi. Her iki ayakkabı da düzgün bir şekilde dikilmiş, bir el sanatı şaheseriydi. Ayakkabıcı bu düşüncelere dalmışken dükkana ayakkabı almak üzere bir müşteri girdi.

Müşteri birkaç çift ayakkabı denedi, ama hiçbirini tatminkar bulmadı. Müşterinin gözüne birden, ayakkabıcının tezgahta hazır olarak bulduğu ayakkabılar ilişti. Müşteri onların çekiciliğine kapıldı ve denemek istedi.

Ayakkabılar ona tam olarak uydu. Ayakkabıcıya söylediği fiyatın da üstünde ödeyerek mutlu bir şekilde oradan ayrıldı.

Kunduracı, ayakkabılardan kazandığı paradan dolayı çok mutluydu. Şimdi daha fazla deri satın alabilir ve iki çift ayakkabı daha üretebilirdi.

Hemen deri almak üzere dükkandan çıktı. Akşamleyin, iki çift ayakkabı yapmak için deriyi kestikten sonra iş yerini kapatıp eve gitti.

Ertesi sabah ne olacağını görmek için sabırsızlanıyordu. Sabah dükkanına gittiğinde, iki çift güzel ayakkabının daha tezgahın üzerinde durduğunu görünce. Şaşkınlıkla gizemli ayakkabıcıyı aramaya başladı, ama nafileydi. Dükkanda kendisinden başka kimse yoktu.

Bu arada, iki müşteri daha geldi. Ayakkabıcıya cömertçe ödeme yaparak o ayakkabıları satın aldılar.

Bu sefer ayakkabıcı dört çift ayakkabı yapabilecek deriyi satın alarak kesti. Sonra onları çalışma tezgahında bırakarak eve döndü.

Ertesi sabah, yine dört çift ayakkabı tezgahın üzerinde duruyordu. Bu ayakkabılar da çok iyi fiyata satıldılar. Artık, akşam deriyi kesip ertesi sabah tezgahta ayakkabıları bulmak, ayakkabıcının günlük rutini haline gelmişti. Bu durum, ayakkabıcıyı varlıklı ve zengin bir adam yapmıştı.

Bir kış akşamıydı. Ayakkabıcı karısıyla şöminenin yanında sohbet ediyordu. karısına son zamanlarda dükkanında neler olup bittiğini anlattı.

Karısı, kocasının anlattığı hikaye karşısında çok şaşırdı ve gizemli ayakkabıcıyı bulması için bir plan yaptı.

Planına göre, her ikisi de gece yarısında önce dükkana gittiler. İçeri girip köşedeki perdenin arkasına saklandılar. Esrarlı kunduracı gelinceye kadar orada kalacaklardı.

Gece yarısı olduğunda, dükkanlarında sıra dışı bir şey oldu. Dükkanda iki küçük adam vardı. Ayakkabıcı, perdenin arkasından küçük adamların yaptığı her şeyi sessizce seyretti.

Küçük adamların ikisi de fakir giyimliydiler. Çalışma tezgahına oturup ayakkabı yapmaya başladılar. Küçük adamlar, sanki ayakkabı sanatı üstadıymış gibi, minik parmaklarıyla işlerin yapıyorlardı.

Ayakkabıcı ve Küçük Adamlar Masalı
Ayakkabıcı ve Küçük Adamlar Masalı

Dikme, çivileme ve çekiçleme işlerini akıllıca ve çabucak yapıp bitirdiler. Küçük adamlar işlerini bir gecede tamamladılar. Ayakkabıcı ve karısı küçük adamların yaptıklarından büyülenmişlerdi. Bütün iş bitene kadar onları seyrettiler.

Ayakkabılar, tezgahın üzerinde, kullanıma hazır bir şekilde duruyordu. Göz açıp  kapayıncaya kadar iki küçük adam odadan kayboldu. Ayakkabıcı ve karısı saklandıkları yerden çıktılar ve bir kez daha tezgahın üzerinde duran albenili ayakkabılara baktılar.

Ayakkabıcı yeni ayakkabıları da çok iyi bir fiyata sattı ve bol parayla eve döndü.

Karısı ona: “Küçük adamlar bizi zengin ettiler, bizimde onlara minnettarlığımızı göstermemiz lazım. Onların fakir giyimli olduklarını gördüm. Ben onlara gömlek, pantolon ve palto dikeceğim. Sende onlara göre minik iki çift ayakkabı dikebilir misin?” Dedi.

Ayakkabıcı bunu memnuniyetle kabul etti. Ayakkabıcı çift, küçük adamlara sürpriz hediyelerini vermek için çok hevesliydiler ve gece gündüz çalışarak; gömlek, pantolon, palto ve ayakkabı hazırladılar.

O gece, ayakkabı tezgahının üstünde deri parçası yerine hazırladıkları ayakkabı ve kıyafetleri koydular. Masadaki iki çift minik ayakkabı, iki çift minik gömlek, pantolon ve palto duruyordu. Çift, küçük adamlara sürpriz hediye hazırladıkları için çok memnundu.

Hediyeleri masaya bıraktıktan sonra yeniden perdelerin arkasına saklandılar. Oradan küçük adamların yaptıklarını sessizce izleyebilirlerdi.

Gece yarısı olduğunda, iki küçük adamın dükkana doğru geldiğini gördüler. Her zamanki gibi yoksul giyimliydiler. Odaya girer girmez deri parçasını aradılar. Ama bulamadılar.

O sırada gözleri tezgahın üzerinde derinin yerinde duran minik elbise ve ayakkabılara ilişti. Küçük adamlar tezgahta duran kıyafetlerin onlara uyacağını anlayınca, birer birer sırtlarına geçirmeye başladılar.

Gömlek, pantolon, palto ve sonra ayakkabılar… Yeni elbiselerini giydikten sonra, ışıldayan gözlerle birbirlerine baktılar.

Öyle mutlu olmuşlardı ki, onları görmedikleri halde: “Teşekkür ederiz iyi kalpli insanlar. Teşekkür ederiz,” dediler.

Ayakkabıcı ve karısı, onların yeni elbise ve ayakkabılarıyla çok mutlu olduklarını gördüler.

İki küçük adam, yapacak bir şeyleri olmadığından iş yerinden ayrılırken: “Bize iyilik yapanlara, iyi ki bizde iyilik yaptık.” dediler.

Ayakkabıcı çift ayrıca, kendilerini zengin eden bu küçük adamlara karşı minnettarlıklarını gösterebilmek için bir şans yakaladıklarına çok sevindiler.

Küçük adamları, o günden sonra bir daha dükkanlarında görmediler. Aslında ihtiyaçları da yoktu, çünkü artık fakir değillerdi…

HikayelerHikaye Oku5 Yaş Masalları


Benzer İçerikler

Prenses ve Ejderha Masalı
Prenses ve Ejderha Hikayesi
Empati Odası
Empati Odası Hikayesi
nasrettin hoca'nın güldüren fıkraları
Bu Kadar Tavuğa Bir Horoz Alalım Hikâyesi
Kuzu Zumi Masalı
Kuzu Zumi Hikayesi

Yorumlar

  1. Selin says:

    Güzel bir masal

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.