Goldilocks ve Üç Ayı Hikayesi

Goldilocks ve Üç Ayı Hikayesi

Abone Ol google news

Ayı ailesi ormandaki evinden uzaktayken eve giren altın saçlı bir kızın, Masadaki yulaf lapalarını tatması ve yataklarında uyumasını konu edinen güzel bir Ayı Masalı. İyi okumalar.

Goldilocks ve Üç Ayı
Goldilocks ve Üç Ayı

Ayı Ailesi Masalı

Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde büyük bir ormanın kıyısında altın saçlı bir kız yaşarmış. Bu güneş gibi parlak saçlı kızın adı Goldilocks’muş. Öyle güzel sarı saçları varmış ki herkes ona hayranmış fakat bu tüm sevimliliğine rağmen Goldilocks bazen yaramaz bir kız olabiliyormuş.

Her akşam annesinin yanına gider kendisine çocuk masalları okuması için ısrarcı olurdu. Annesi ise işini bitirdikten sonra bir süre Goldilocks’ a Masallar anlatırdı. Her sabah da oyun oynamak için dışarı çıktığında annesi ona hep aynı şeyleri söylemek zorunda kalıyormuş: “Kızım lütfen arka bahçede oyna, sakın ormanın içine girme.” dermiş.

Annesi ormanın derinliklerinde bir kulübede yaşayan bir ayı ailesi olduğunu biliyormuş. Bu ayı ailesinde, iri yapılı baba ayı, orta boylu anne ayı ve küçük yavru ayı varmış. Anne ayı her sabah erkenden kalkıp ve kahvaltıda yemek için yulaf lapası hazırlarmış.

Bir sabah küçük yavru ayı erkenden kalkmış, yulaf lapasını yemek istemiş ama yulaf lapası çok sıcakmış. Küçük sevimli ayıcık: “Annecim yulaf lapası soğuyana kadar ormanda gezmeye çıkalım mı?” demiş. Anne ayı, baba ayı ve yavru sevimli ayı, yulaf lapalarını masada bırakıp, ormanda gezmeye gezintiye çıkmışlar.

Aynı sabah Goldilocks annesinin ona kahvaltı hazırlamasını beklerken arka bahçede oynuyormuş. Fakat sürekli aynı bahçende oynamaktan sıkılmıştı. Ormanın derinliklerini de çok merak etiğinden: “Ormanın derinliklerini biraz gezsem ne olabilir ki?” diye kendi kendine konuşmuş.

Önce etrafına bakınmış, kimseleri göremeyince birden ormana doğru koşmaya başlamış. Yorulunca durup çevresini seyretmeye başlamış.

Goldilocks; “Ne güzel bir orman, çiçekler, ağaçlar neden daha önce gelmedim ki sanki ormana.” demiş. Ormanın derinliklerine doğru ilerlemeye başlamış.

Bu arada Ayı ailesi ormanda gezerken yavru ayı bir ağacın dalında asılı duran arı kovanını görmüş. Yavru ayı: “Ne kadar büyük bir arı kovanı içi bal doludur şimdi onun. Babacım biraz bal yiyebilir miyiz?”

Baba ayı: “Yavrum o arı kovanı arılara ait, orası onların evi.”

Anne ayı: “Ev sahipleri yokken kimsenin evine girip yiyeceklerini yiyemeyiz.”

Yavru ayı: “Haklısınız, kahvaltımı yapmak için eve gidene kadar beklemem gerekecek sanırım.” demiş.

Ormanda tek başına yürümeye devam eden Goldilocks o kadar çok yol yürümüş ki sonunda yolunu kaybetmiş. Geri dönmeye çalışmış ama yürüyüş yolunu bir türlü bulamamış. Hem iyice yorulmuş, hemde karnı açıkmış. Yorgunluktan ağlayacakmış artık biraz daha yürümüş ve sonunda yol bitmiş.

Goldilocks ve Üç Ayı Masalı
Goldilocks ve Üç Ayı Masalı

Karşısında ağaçların arasında ayı ailesine ait kulübeyi görmüş, sessizce eve yaklaşmış, etrafında dolaşmış kimseyi görememiş yavaşça kapıyı tıklatmış ama kapıyı açan olmamış. Pencereden içeri bakmış içeride masanın üzerinde dumanı halen tüten üç kase görmüş. Tekrar kapıya gitmiş ve bu sefer hızlıca çalmış.

O anda aralık olan kapı açılıvermiş. Goldilocks sevinmiş kafasını uzatıp içeri seslenmiş, cevap gelmeyince içeri girmiş, masaya yaklaşmış. Masada biri büyük biri orta ve küçük boy üç kase yulaf lapası duruyormuş.

Çok aç olduğundan en büyük kasedeki yulaf lapasını yemek istemiş. Kaşığını ağzına götürdüğü anda ağzı yanmış. Çünkü yulaf lapası çok sıcakmış. Hemen yanında ki orta kaseden bir kaşık yemiş ama oda çok soğuk olduğu için onuda yemekten vazgeçmiş, üçüncü ve en küçük kaseye kaşığını daldırmış.

Goldilocks: ” Imm bu ne çok sıcak nede çok soğuk, bu ılık yulaf lapası tam bana göre.” En küçük kasedeki ılık yulaf lapasını yemiş bitirmiş.

Kahvaltısını bitirip karnı doyunca şöminenin yanında üç sandalye görmüş, yorgun olduğu için biraz oturmak istemiş. Salonda Üç sandalye varmış. Üç sandalyeden biri büyük biri orta ve diğeri de küçükmüş.

Goldilocks İlk olarak büyük sandalyeye oturmayı denemiş ama üstüne bile çıkmayı başaramamış. Orta boy sandalyeyi denemiş ama bu sandalye de çok sertmiş rahat edememiş. Bu sefer üçüncü küçük olan sandalyeye oturmuş. Bu sandalye çok yumuşakmış tam istediği gibi rahat boyuna uygunmuş. Ama oda ne çatır diye bir sesle kırılıvermiş.

Goldilocks kendini yerde bulmuş ne yapacağını bilememiş. Yandaki odaya girmiş burada da üç tane yatak varmış biri büyük biri orta ve diğeri de küçük olan üç yatak.

Hemen ilk olarak büyük olan yatağı denemiş önce, ama bu yatak çok sertmiş ve boyuna göre çok büyükmüş. İkinci yataksa boyundan biraz büyükmüş ama onun için fazla yumuşakmış, üçüncü yatağa yatmış. Hem boyuna tam gelmiş, hemde oldukça rahatmış. Hatta öyle rahatmış ki Goldilocks yatağa uzandığı gibi uyuyuvermiş.

Goldilocks uykudayken ev sahipleri ayı ailesi eve geri dönmüş baba ayı şömine için ormanda çalı, çırpı anne ayı ise taze meyveler toplamış. Yavru ayıcık ise bir an önce eve girip yulaf lapasını yemek istiyormuş.

Eve geldiklerinde hepsi çok aç olduğu için masaya oturmuşlar, baba ayı kasesine bir bakmış ve homurdanarak “biri benim yulaf lapamın tadına bakmış.” demiş.

Anne ayı da kasesine bakmış “biri benim de kasemden tatmış.” Yavru ayıcık kasesine bakmış ve ağlamaya başlamış; “biri benim de yulaf lapamın tadına bakmış. Hatta tadına bakmakla kalmamış hepsini bitirmiş.” Masadan kalkıp etrafa bakınmaya başlamışlar.

Baba ayı şöminenin yanındaki büyük sandalyesini fark etmiş; “Birisi benim sandalyeme oturmuş. Baksanıza yeri değişmiş.”

Anne ayı da kızgın ses tonuyla söylenmiş; “Biri benim de sandalyeme oturmuş. Yavru ayıcık bu sefer hıçkırarak ağlamaya başlamış; biri benim de sandalyeme oturmuş, hatta oturmakla kalmamış sandalyemi kırmış.” demiş

Ayı ailesi merakla yatak odasına gitmişler. Odada yatan Goldilocksu görünce, Baba ayı: “Biri benim yatağıma uzanmış, baksanıza yatak bozulmuş.”

Goldilocks ve Üç Ayı Hikayesi
Goldilocks ve Üç Ayı Hikayesi

Anne ayı: “Biri benim de yatağıma yatmış.”

Yavru ayıcık: “Biri benim de yatağıma yatmış ve hatta halen biri benim yatağımda yatıyor!”

Baba ayıcık yavru yatağının yanına gelmiş gerçekten de yatağın içinde birinin yattığını görmüş. Yavaşça örtüyü kaldırmış yatağın içinde uyuyan minik kız çocuğunu görünce çok şaşırmışlar.

Baba ayı: “Bizim kulübenin içinde ne işi var ki bu küçük insanın.”

Yavru ayı: “Söyleyin bu kıza kalksın hemen yatağımdan! “

Yavru ayının ağlamasıyla irkilerek uyanan Goldilocks karşısında üç tane ayı görünce çok korkmuş hemen Yatak’tan fırladığı gibi dışarı koşmuş ve arkasına bakmadan koşmaya devam etmiş. Koşmaktan nefessiz kalmış ama durmamış. Ne yöne gideceğini de bilmiyormuş üstelik tam bu sırada karşıdan gelen anne ve babasını görmüş.

Anne ve babası Goldilocks merak edip, onu aramaya çıkmışlar. Goldilocks anne ve babasını görünce çok sevinmiş koşup hemen annesine sarılmış.

Goldilocks : “Anne, Annecim”

Annesi: ” Kızım çok merak ettim seni, iyi misin?”

“Bir daha sizin sözünden çıkmayacağım anneciğim, sizden habersiz bir yere gitmeyeceğim.” demiş. Goldilocks anne ve basına sımsıkı sarılmış. O günden sonra söz verdiği gibi anne ve babasından izinsiz hiçbir şey yapmamış, uslu ve sevimli bir kız olmuş.

Goldilocks ve üç ayı hikayesi özeti

Altı gibi parlayan saçları olan Goldilocks, annesinin sürekli evden uzaklaşma uyarısına rağmen bir gün hep aynı yerde oynamaktan sıkılan küçük kız, bir sabah annesinin haberi olmadan, bahçeden çıkarak ormanın derinliklerine doğru yürümüş.

Gördükleri güzelliklerin büyüsüne kapılan küçük kız bir süre sonra kaybolduğunu anlamış. Evin yolunu aramış ama bulamamıştı.

Ormanda yaşayan ayı ailesi ise aynı günün sabahı ormandaki evinde yemeklerini hazırlamış masaya koymuş, ailece yürüyüşe çıkmışlardı.

Ayı ailesinin evine denk gelen goldilocks, epey aç olduğundan masadaki yemeklerden hoşuna gideni yedikten sonra odaya gidip, kendisine uygun yatağın üzerinde uzanıp, uykuya dalmıştı.

Eve dönen ayı ailesi, küçük kızın evinde yaptıklarını görünce aralarında konuşmaya başlamış, bu arada uyanan küçük kız ise telaşla yataktan kalktığı gibi arkasına bakmadan koşmuş ve tesadüfen evini bulmuştu.

Masal ile ilgili merak edilen sorular.

  • Goldilocks ve Üç Ayı Masalı’nın yazarı kim: Ünlü masal yazarlarından biri olan Robert Southey tarafından 19 yy’da kaleme alınmış, Klasik Peri Masalları‘ndan biridir.
  • Goldilocks ve Üç Ayı Hikayesi’nin orjinali: şuana kadar yayınlanmış üç versiyonu bulunan bu güzel masalın orijinalinde üç ayının hikayesi ön plana çıkmaktadır. İlk serilerinde ürkütücü bir hikaye olarak yayınlanan bu güzel eser daha sonraları samimi bir aile hikâyesine dönüştürülmüştür.
  • Goldilocks ve Üç Ayı Masalı’nın ana fikri: Annesinin sözünü dinlemeyen bir kızın yaşadığı olaylar sonucu annesinin ne kadar haklı olduğunu anlamasına sebep olmasıdır.

Okul Öncesi HikayelerMasallar2 Yaş Masalları


Benzer İçerikler

Aslan Eşek ve Tilki
Aslan Eşek ve Tilki Hikayesi
Papağan Konuşursa Hindi De Düşünür
Papağan Konuşursa Hindi De Düşünür Hikayesi
Tilki, Kurt ve At
Tilki Kurt ve At Hikayesi
Sevgi Perisi Masalı
Sevgi Perisi Hikayesi

Yorumlar

  1. Ahmet Emin Bozdoğan says:

    BALIKÇI
    Köyün birinde bir balıkçı varmış. Geçimini balık ile sağlıyormuş. Balıkçının iki tane oğlu varmış birinin ismi Hüseyin diğerininse Veli, balıkçının karısı yokmuş doğum yaparken hayatını kaybetmiş ve oğullarını kendisi büyütmek zorunda kalmış her gün balığa gider balık tutup pazarda satarmış bu şekilde oğullarını sağ salim büyütebilmiş büyütmesine de babası balık tutarken bu iki kardeş sağda solda gezermiş balıkçı oğullarını çok seviyormuş ama oğulları babasının iki üç kuruş kazandığı parayı hiçe ediyorlarmış balıkçı oğullarının bu haline çok üzülüyormuş ama oğullarını da azarlamak istemiyormuş. Balıkçının yaşı baya ilerlemiş ve balığa çıkamaz olmuş, balığa çıkamadığına göre oğullarının da parası yokmuş bu durum Hüseyin ve Veli’nin canını sıkıyormuş. Balıkçı oğullarını parasız bırakmak istemiyormuş ama ne yapsın yaşlandığı için tekneye binemiyormuş. Hüseyin ne dese beğenirsiniz ceplerine harçlık getirdiği ve geçimlerinin sağladığı tekneyi satmak istediğini söyler. Balıkçı kafasını kaldırarak” Neyim var neyim yok hepsini aldınız daha ne istiyorsunuz o tekne bana Deden Ali’den tek miras babam o tekne sayesinde eve ekmek getirdi o tekne beni ve sizi bu zamana kadar yaşattı benden tekneyi satmamı nasıl istersiniz zamanında size yemedim yedirdim içmedim içirdim ey oğullarım benden daha ne istersiniz! ” Diyerek sözünü bitirir ve gözlerinden inci gibi yaşlar akar. Hüseyin ve Veli babasının dediklerin den etkilenir o gece ikisi de uyuyamaz yaptıkları hatayı anlarlar ve pişmanlık duyarlar sabahın ilk ışıklarıyla babalarından önce kalkar ve balığa çıkmaya karar verirler bunlar balığa çıkar balıkçı uyanır ve oğullarının yatakta olmadığını görür hızlıca dışarı çıkar ve tekneye bakar korktuğu başına gelir ama işin aslını bilmiyordu tam sağ sola bakıyordu ki denizin uçsuz maviliğinde bir şey belirir Hüseyin’in ve Veli’nin olduğunu bilmiyordu tekne git gide yaklaşıyordu baktı ki kendi teknesi gözleri doluverdi teknenin gelmesine değil tekneden Veli’nin belirivermesine.
    Hüseyin ve Veli babasının yanına gelerek “Aff et baba değerini bilemedik seni zor duruma soktuk ne desen haklısın yaptığımız şeylerden pişman olduk sen bizi büyüttün bizde seni mutlu edeceğiz inşallah.” diyerek sözünü bitirir ve babalarının eline yapışırlar balıkçı Hüseyin ile Veliye dönerek” Mağdem pişmansınız yaptığınız hatayı anladınız bende size şunu diyorum tekne bana babamdan miras bende size miras veriyorum. “diyerek sözünü bitirir o günden sonra evin geçimini Hüseyin ile Veli sağlamış balıkçı ise oğullarının yolunu gözlermiş. Ama dur bir şey unuttuk Hüseyin ve Veli’nin sizlere söyleyeceği şeyler var.
    Hüseyin: Sizlerin büyümesinde ve gelişmesinde babanızın çok büyük payı var babanıza karşı gelmeyin ve babanıza sevgi gösterin.
    Veli: Her zaman babanızın destekçisi olun babanız bir şey yapıyorsa sırf sizin geleceğiniz için babanızı bu yolda yalnız bırakmayın ki ilerde de çocuklarınız sizin arkanızda dursun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.