Muki İle Buki Masal Serisi Hikayesi

Muki İle Buki Masal Serisi

Abone Ol google news
Muki İle Buki Masal Serisi
Muki İle Buki Masal Serisi

Muki İle Buki Piknik Serisi

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir sabah vaktiymiş. Çilli horoz, kümesten seslenmiş. Şen sesiyle ötmüş ve bütün hayvanları yeni güne uyan. “İlkbaharın son günleri, yazın İlk günleri imiş. Hava iyice ısınmış. Ağaçların dallarından mini minik meyveler belirmeye başlamış. Öğretmen Mugin, öğrencileri pikniğe götürüyormuş. Annesi Muki’nin elinden tutmuş: onu servis aracına götürüyormuş. Muki ile annesi, birkaç arpa boyu yol almışlar. Gide gide servis aracının bulunduğu yere gelmişler.

-Günaydın öğretmenim, demiş ve öğretmenini selamlamış. Biraz sonra bütün öğrenciler servis aracının bulunduğu yere gelmişler. Buki de oradaymış. Annesinin önemli bir işi olduğu için gelememiş. Buki ile, muki’nin annesi ilgilenecekmiş. Öğrenciler, sırayla servis aracına binmişler. Kimseyi rahatsız etmeden yerlerine oturmuşlar. Emniyet kemerini bağlamışlar. Az gitmişler, uz gitmişler. Derelerden, tepelerden geçmişler. Sonunda piknik alanına ulaşmışlar. Kemerlerini çözüp sırayla servis aracından inmişler. Piknik malzemelerini arabadan indirmişler. Yavrular, büyükleriyle birlikte etrafta küçük bir gezintiye çıkmışlar. Muki, annesi ve arkadaşı Buki ile birlikteymiş. Etrafta gezerken bir çöp yığını ile karşılaşmasınlar mı? Böyle şehirden uzak, güzel bir ormanın içinde çöpün ne işi varmış?

Birileri, gizlice buraya çöp atmış. Plastik, kâğıt, pil, kısaca ne ararsanız çöpün içinde varmış. Bu duruma Muki ile Buki, çok üzülmüş. Birlikte düşünmüşler, taşınmışlar. Bu durumu yetkililere bildirmeye karar vermişler. Piknik alanına dönünce durumu Öğretmen Mugin Hanım’a da bildirmişler. Öğretmen Mugini

– Şehre dönünce yetkilileri ziyaret edelim. Durumu onlara iletelim. Birlikte bu duruma bir çözüm bulalım demiş. Yavru kuşlar, o gün salıncaklar kurup eğlenmişler. Saklambaç oynamışlar. Sevimli kelebekleri kovalamışlar ve çiçekleri koklamışlar. Fakat asla hiçbirine zarar vermemişler. Kırlar, çiçekler ve kelebeklerle güzelmiş. Sayılı saatler çabuk geçermiş. Bugünün de bir sonu varmış. İkindi vaktine doğru hazırlanıp tekrar servis aracına binmişler. Öğrencilerin çoğu, servise binince yorgunluktan uyumaya başlamış. Sonraki gün öğretmen ve birkaç öğrenci ellerine çiçek almışlar. Belediye başkanını ziyaret etmişler. Ormanda gördükleri çöplerin durumunu anlatmışlar. Belediye başkanı, köylere de çöp konteynerleri koydurmuş. Geri dönüşüm kutularının sayılarını artırmış. Ayrıca az sayfalı bir çevre gazetesi hazırlatmış. Öğrenciler, öğretmenleri ve velileri ile birlikte gazeteleri, insanlara dağıtmışlar. İnsanlar daha duyarlı hâle gelmişler.

Balkondaki Dinozor Serisi

Balkondaki Dinozor Serisi
Balkondaki Dinozor Serisi

 Günlerden bir gün Buki, Mukilere gelmiş. Birlikte kitap okuyup ev çalışmalarını yapacaklarmış. Bir ara kendilerini tutamayıp bilgisayarın başına geçmişler. İki arkadaş, büyüklerinin izin verdiği bir oyunu oynamaya başlamışlar. Hem oynayacaklar hem de öğreneceklermiş. Oynadıkça oynamışlar . zamanın nasıl geçtiğini farkında bile değillermiş. İki arkadaş ne kitap okumuş ne de ev çalışması yapmışlar. Buki:

– Ben, hayvanlar alemini çok merak ediyorum. Özellikle dinozorlar çok ilgimi çekiyor. İnternet’ten araştıralım mı, demiş.

Muki:                                     

– Bunun için aile büyüklerinden izin almalıyız, biliyorsun. Böyle, gelişigüzel İnternet’e girmek doğru olmaz, demiş. Muki böyle demiş demesine fakat kendilerine hakim olamamışlar. Dinozorları araştırmaya başlamışlar. Bu sırada karşılarına bir dinozor çıkmış. Dinozor kendini tanıtmış, resmini göndermiş. Sonra yaşadığı yeri anlatmış. Onlardan, kendi yaşadıkları yeri anlatmalarını istemiş. Yavru kuşlar, kendi yaşadıkları yeri yeterince tanımıyormuş. Önce, kendi ülkelerini tanımaları gerektiğini fark etmişler. İki Yavru, en kısa zamanda kendi vatanlarını tanımaya karar vermişler. Dinozor, kendi, ülkesini tanıtmış. Onun ülkesi, yavru kuşların yurduna çok benziyormuş. Neredeyse tıpkısının aynısıymış. Dinozor, en sevdiği arkadaşlarının adının Muki ile Buki olduğunu söylemiş. Bu söz, yavru kuşları daha da şaşırtmış.

– Nuki, biz dinozorla sohbete başladık. Çalışmalarımızı ne zaman bitireceğiz, demiş. Konuşmayı bitirmeye karar vermişler. Hoşça kal dinozor kardeş, demiş.

Dinozor:

– İsterseniz bir saat Sonra siz; balkonda buluşalım, demiş. Yavru bu teklif karşısında çok şaşırmışlar. Öneriyi kabul etmişler. Yarım saat içinde ev çalışmasını bitirmişler. Biraz kitap okumuşlar. Bir saat sonra, balkona çıkmışlar. Dinozor, arkalarından onlara sarılmasın mı? Korkudan yürekleri ağızlarına gelmiş. Meğer, onlara sarılan, Muki’nin babasıymış. Dinozor elbisesi giymiş.

Yavru kuşlar, yaptıkları hatanın farkına varmışlar. Bir daha, tanımadıkları kimselerle iletişim kurmamışlar.

Muki İle Buki Özlem Serisi

ozlem hikayesi oku copy
Özlem Serisi

Günlerden bir gün, Mukiler, aile büyüklerini ziyarete gideceklermiş. Dede ve nine kuşlar, şehirden uzak bir yerde yaşıyormuş. Baba Muhabbet kuşu:

-Yarın babamı ve annemi ziyarete gideceğiz Bayramda da onları ziyaret edemedik. Biz onları özledik, onlar da bizi özlemiş olmalı. Bu habere en çok da Muki sevinmiş. O da ninesini ve dedesini çok özlemiş:

– Yaşasın, yaşasın! Dedemi ve ninemi ziyarete gideceğiz demiş.

Muki, annesine:

-Anneciğim, Buki de bizimle gelebilir mi, diye sormuş. Annesi:

-Ailesi izin verirse neden, olmasın, Buki’nin annesi

-İzin veririm fakat bir şartım var. Mukileri asla üzmeyeceksin. Uslu uslu gidip geleceksin, demiş.

Ailece hazırlıklara başlamışlar. Anne kuş:

-Daha önce hediye paketleri hazırlamıştık. Onları unutmayalım. Büyüklerin yanına eli boş gitmeyelim,demiş. Mukiler, bir otobüse binmişler. Az gitmişler, uz gitmişler. Dağları, dereleri aşmışlar. Sonunda bir köye gelmişler. Dede ve nine kuşların evleri, daha da uzakta imiş. Mukiler, bazen yaya bazen de uçarak yollarına devam edeceklermiş.Bu yolculuk, en çok da Muki ile Bukinin hoşuna gitmiş. Bu sırada karşılarına bir tilki çıkmasın mı? Kurnaz tilki, dost gibi davranmış. Bir tilkinin, dost olduğu nerede görülmüş? O, horoza ve kargaya da dost gibi davranmış.

Kuşlar. hemen ağaca çıkıp tilkiden kurtulmuşlar. Sonunda dede ve nine muhabbet kuşlarının bulunduğu yere gelmişler. Yuva, uzaktan görünmüş. Dede kuş, onları görmüş:

-Gözlerime inanamıyorum. Hanım, bak kimler geldi, demiş. Nine kuş:

-Hoş geldiniz. Safalar getirdiniz. Gözlerimiz yollarda kaldı. Sizi bekliyorduk, demiş. Yavrularına özlemle sarılmış. Muki ile Buki, büyüklerinin ellerini öpmüşler. Tabi ki harçlıklarını almışlar. Çok sevinmişler. İstememişler fakat onlar vermiş. Hediye paketlerini nine ve dede kuşa vermişler. Sonra sofraya oturmuşlar. Hem yemek yemişler hem de anıları tazelemişler. Uzun uzun tatlı sohbetler etmişler.

Muki İle Buki Başarının Sırrı Serisi

basarini sirri copy
Başarının Sırrı

Okulun ilk günlerinde öğrenciler nasıl davranacaklarını iyi bilmiyorlarmış. Okula alışamamışlar. Kurallara uymakta zorlanıyorlarmış. Bir gün, öğretmen muhabbet kuşu Bayan Mugin, öğrencilerle konuşmuş. Onlara, okulda nasıl hareket etmeleri gerektiğini anlatmış. Öğretmen Mugin, ilk günlerde, yavruların hatalı davranışlarını anlayışla karşılamış. Böyle giderse, sıkıntı yaşayacaklarını düşünmüş. Bir gün, Muki, ders araçlarının bir kısmını evde unutmuş. Bu yüzden verimli bir şekilde ders yapamıyormuş. Buki, ev çalışmalarını yapmadan okula gelmiş. Öğrenciler, teneffüste sınıfta yakalamaca oynamışlar. Bir öğrenci, kâğıt parçalarını yere atmış. Bir öğrencinin ayağı kaymış. Başını masaya vurmuş. Öğretmen Mugin, sınıfa girince öğrenciler biraz toparlanmışlar. Öğretmen, pencereleri açıp sınıfı havalandırmış. Ne yapması gerektiğini düşünüp taşınmış. Öğretmen mugin:

-kurallara uymakta zorlandığınızı görüyorum. Böyle giderse güzel ve yeni bilgiler öğrenmeniz zor olacak, demiş.

Bu sırada, arkadaki birkaç öğrenci kendi aralarında konuşuyormuş. Öğretmeni dinleyen öğrenciler, onları uyarmışlar. Öğretmen, konuşmasına tekrar başlamış.

– Sevgili öğrenciler, bu sınıfta daha iyi bir şekilde nasıl ders işleyebiliriz? Kurallara uymak için neler yapabiliriz? Bu konularda fikri olan yar mı, diye sormuş.

Çoğu öğrenci, davranışlarının farkında bile değilmiş. Mugi:

-Öğretmenim, ben çoğu zaman ders araçlarımı evde unutuyorum. Bunun için verimli bir şekilde ders yapamıyorum, demiş. Buki:

-Ev çalışmalarımızı yapmadan geliyoruz. Kalemlerimizi, çöp kutusunun dışına açıyoruz. Sınıfımızı kirletiyoruz, demiş. Öğrenciler, öğretmenden izin isteyip konuşmaya başlamışlar. Eşyaları özenli kullanmadıklarını ve söz almadan konuştuklarını söylemişler. Bazen istemeden de olsa arkadaşlarına zarar verdiklerini anlatmışlar. Öğretmen Mugin:

-çok güzel şeyler söylediniz. Aferin size. Şimdi , daha iyi ders yapabilmek ve yeni bilgiler öğrenmek için bazı kararlar alalım mı, diye sormuş. Bütün öğrenciler bunu kabul etmişler.

İşte öğrencilerin belirleyip uyacaklarını söz verdikleri sınıf kuralları:

  • Derse zamanında geleceğiz ve ders araçlarını tam olarak getireceğiz.
  • Ev çalışmalarını zamanında yapacağız.  
  • Sınıf eşyalarını özenli kullanacağız.
  • Sınıfımızı ve okulumuzu temiz tutacağız.
  • Sınıfta ve toplum içinde söz olarak konuşacağız.
  • Arkadaşlarımıza ve onların eşyalarına zarar vermeyeceğiz.
  • Öğretmenlerimizi ve arkadaşlarımızı selamlayacağız.

Bütün öğrenciler, koro halinde:

  • Kurallara uyarsak hem başarılı hem de sağlıklı oluruz, demişler.

Muki İle Buki Güler Yüz Serisi

guler yuz masali oku
Güler Yüz

Evvel zaman içinde, orman yazım bir muhabbet kuşu ailesi yaşarmış.  Ailenin, Muki adında bir yavrusu varmış. Aradan kaç güz, kaç yaz geçtiği bilinmez.  Muki, çayır üstünde tıpış tıpış yürümüş.  Büyümüş de büyümüş.  Sonunda okula başlayacak yaşa gelmiş. Annesi ile babası, Muki’nin okul elbisesini almışlar.  Okul araç ve gereçlerini çantasına koymuşlar.  Öğrenci Muki, okula gitmek için hazırmış. Muki, okula başlayacağı için hem heyecanlı hem de biraz endişeliymiş.  Annesinden ayrılacak olması onu üzüyormuş.  Öyle ya, okulda yeni bir hayata başlayacakmış. Bir gün Muki:

-Anneciğim, yakında okullar açılacak değil mi, diye sormuş.  Annesi:

-Evet yavrum.  Yakında okullar açılacak, sen de okula gideceksin, demiş. Muki’nin annesi konuşmasını sürdürmüş:

– Okulda okuma yazmayı öğreneceksin.  Yeni bilgiler edineceksin.  Hayata en güzel şekilde hazırlanacaksın, demiş. Muki:

– Okula gidince beni evde beklersin.  Bir yere gitmezsin, değil mi anneciğim?  Yoksa ben çok üzülürüm, demiş. Muki’nin annesi:

– Tabi ki seni bekleyeceğim.  Seni bırakıp bir yere gider miyim hiç, demiş.  Muki:

-Öğretmenim beni sever mi anne?  Başarısız olursam, öğretmenim bana kızar mı, demiş. Muki’nin annesi:

– Öğretmenin, seni çok sevecek.  En güzel şekilde hayata hazırlayacak.  Yeni bilgiler öğrenmen için sana yardımcı olacak.  Hiç endişen olmasın, demiş. Annesinin konuşmaları, Muki’yi biraz rahatlatmış.  Endişeleri uçup gitmiş.  Okulda birçok arkadaşı olacakmış.  Onlarla güzel oyunlar oynayacakmış. Aradan birkaç gün geçmiş. 

Hava kararmış, sabah olunca güneş açmış.  Annesi, Muki’yi güzelce hazırlamış.  Annesi ve babası, Muki’nin elinden tutmuşlar. Az gitmişler, uz gitmişler.  Dere tepe düz gitmişler.  Çayır geçmişler.  Sonunda okula varmışlar.  Bahçede onları öğretmen Bayan Mugin karşılamış.

Öğretmenin güler yüzü, Muki’yi çok sevindirmiş.  Okulla ilgili bütün endişeleri yok olmuş.  Tanışmış.  Mahalle arkadaşı Buki de aynı sınıftaymış. Muki, öğretmeninin sıcacık ilgisi karşısında kendini güvende hissetmiş.  Annesine ve babasına dönmüş:

-Anneciğim, babacığım, sizin burada beklemenize gerek yok, Ders çıkışı beni almaya gelseniz yeterli olur, demiş.

Muki İle Buki Kardan Kuzu Serisi

karda kuzu
Kardan Kuzu

Evvel zaman içinde bir kış mevsimiymiş.  Kar lapa lapa yağmış.  Rüzgâr “Vuu vuu!”  diye sert sert esmiş.  Biriken karları kucaklayıp etrafa savurmuş.  Kuşlar, sığınacak yer arıyormuş. Muki’nin dedesi ile ninesi, kış mevsimi şehirde, onların yanında kalıyormuş.  Kocaman bir aile oluyorlarmış.  Neşeleri daha da artıyormuş. Dede ve nine kuş, ilk baharın ortalarında köylerine gidiyormuş. 

Sonbaharın ortalarında şehre dönüyorlarmış.  Köyde hem temiz hava alıyorlarmış.  Hem de kış için yiyecek bir şeyler hazırlıyorlarmış. Muki, dedesini ve ninesini çok seviyormuş. 

Annesi ve çocukları çalıştığı için, Muki’ye yeteri kadar zaman ayıramıyormuş.  Ninesi ona masal anlatıyor, dedesi de onu gezdiriyormuş. O gün kar yağdıkça yağmış.  Dağa bağa, köye şehre yağmış.  Her yer kalın bir beyaz örtüyle kaplanmış. 

Yollar kapanmış, araçlar hareket edememiş. Sonunda, okullar tatil olmuş.  Nedendir bilinmez, öğrenciler tatili çok seviyormuş.  Muki de dedesi ve ninesi yanında olduğu için tatillerin tadını çıkarıyormuş.

Muki, kahvaltısını güzelce yapmış.  Ellerini yıkayıp dişlerini fırçalamış.  Pencerenin önüne oturup karın kışını seyretmeye başlamış.  Bazen, gözleriyle kar tanelerini takip ediyormuş. Kar taneleri ile gökyüzüne yükseliyor gibi oluyormuş.  Dedesi de yanına gelip Muki’ye eşlik etmiş.  İki sevimli arkadaş, birbirlerine sarılmışlar. Muki:

– Dedeciğim, şu yakındaki parka gidip kardan koyun yapalım mı?  Yanına da kuzu yaparız.  Ben kuzuları çok seviyorum, demiş. Dede kuş, torununu kıramamış.  Kışlıklarını giyinip dışarı çıkmışlar.  Az gitmişler, uz gitmişler.  Kaldırımları aşıp yolları geçerek ilerlemişler. 

Birkaç arpa boyu yol alıp parka varmışlar. Karları top top yapıp üst üste koymuşlar.  Ellerindeki küçük kürekle, küçük kar yığınına şekil vermişler.  Dede kuş, doğrusu bu konuda çok becerikliymiş. Önce kardan koyun yapmışlar.  Yanına birkaç kardan kuzu yapmışlar.  Koyun kuzu olur da çoban olmaz mı?  Bir de kardan çoban yapmışlar.

Parktaki kırmızı kaydırak da olup biteni merakla seyrediyormuş.  Bir çocuğun mutlu olması, onu da çok sevindiriyormuş.  Baharın gelmesini ve çocukların kaymasını dört gözle bekliyormuş. Dede ile torunu yorgun argın bir  şekilde eve dönmüşler.  Sonraki gün parka, kardan koyunu ziyarete gitmişler.  O da ne?  Başkaları da aynısını yapmış.  Böylelikle koyun sürüsü oluşmuş.

Muki İle Buki Bayram Şenliği

bayram senligi masali oku
Bayram Şenliği

Evvel zaman içinde, kış mevsimi sona ermiş.  Bahar, bütün güzelliği ile geri dönmüş.  Ağaçlar yaprak ve çiçek açmış. Kırlar, çiçeklerle süslenmiş.  Lale, sümbül, çuha, menekşe etrafa gülücükler saçmış.  Çevreye güzel kokular yaymış. Baharın gelmesiyle birlikte orman şehrinde, bayram hazırlıkları başlamış.  Kral muhabbet kuşu, şehirdeki kuşları meydana toplamış. Kral:

-Değerli dostlarım, bahar mevsimi geldi.  Kırlarda kelebekler uçuşuyor.  Her biri bir çiçek olan çocuklarımız, şenlikleri dört gözle bekliyor, demiş. Kral, bayramın önemini anlatan kısa bir konuşma yapmış.  Herkes, bayram şenliklerinde görev almış.  Anneler, babalar, yavru kuşlar şenliğe renk katacakmış. Komşu ormandan konuklar hazırlanıp gelip karınca kararınca şenliğe renk katacaklarmış. 

Papağanlar, maymunlar, fil, tavşan ve kaplumbağa gelecek konuklar arasındaymış. Baba kuşlar, şenlik alanını en güzel şekilde hazırlamışlar.  Yavru muhabbet kuşları onlara yardım etmiş.  Anneler, en lezzetli su böreklerini ve ay çöreklerini yapmışlar. Artık heyecan iyice artmış.  Neredeyse heyecandan yavru kuşların kalbi, vücutlarından dışarı fırlayacakmış.  Sonunda beklenen gün gelmiş.  Kral kuş, meydandaki tahtına oturmuş.  Seyirciler yerlerini almış.

Fil, hortumuyla susayanlara su vermiş.  Papağanlar, en güzel şarkılarını söylemiş.  Maymunlar bir piyes hazırlamışlar. Kurbağalar, halk oyunları sunmuşlar.  Tavşan ile kaplumbağanın ne yaptığını merak mı ediyorsunuz?  Onlar da koşu yarışı yapmışlar.  İki arkadaş, bitiş çizgisine aynı anda varmışlar. Muki ile Buki de bayram ile ilgili şiir okumaya başlamışlar.  Şiirin bir dörtlüğünü Muki, diğer dört özelliği Buki okuyormuş. Muki:

“Kış, geldi bahar;
Çiçek açtı ağaçlar
Haydi gelin arkadaşlar,
Şehrimizde şenlik var
Herkes, Muki’yi alkışlamış.

Buki, şiir okumaya başlamış:

“Havlar ısındı şimdi,
Süslendi bütün kırlar. O da ne? Buki, şiirin devamını unutmuş Biraz utanmış ama onu da kuvvetli bir şekilde alkışlamışlar. Şenliğin sonuna doğru börekler, çörekler, pastalar yenmiş.  En güzel meyve  suları içilmiş.  Kral kuş, şenliğe katıldıkları için herkese teşekkür etmiş.

Muki İle Buki Siyah Gözlüklü Kuş Serisi

siyah gozluklu kus masali
Siyah Gözlüklü Kuş

Günlerden bir gün, Bukiler, Mukilere misafirliğe gelmişler. Güzel bir sofra hazırlanmış. Yemek vakti de yaklaşmış. Anne muhabbet kuşu, ekmeğin olmadığını fark etmiş. Telaşa kapılmış. Öyle ya sofra ekmeksiz olur mu? Misafirleri bırakıp ekmek almaya gitmek istemiş. Mukinin annesi:

– Muki, Buki! Fırından ekmek alıp gelir misiniz? Evde hiç ekmek kalmamış, demiş. İki arkadaş, sevinçle bu teklifi kabul etmişler. Anne kuş, yavruları ekmek almaya gönderiyormuş ama biraz da endişeliymiş.

-sakın tanımadığınız kimselerin sözüne kanmayın. Fırına, kalabalık yerlerden gidip gelin, diye yavruları uyarmış. Yavrular, evden ayrılmışlar. Yaya kaldırımından yürüyorlarmış. Trafik kurallarına uygun olarak hareket ediyorlarmış. Bu sırada, yavruların yanına bir araba yaklaşmış. Şoförün gözünde siyah bir gözlük varmış. Şoför:

– Merhaba! İki sevimli arkadaş, nereye gidiyorsunuz, diye sormuş. Yabancı kuş:

-Yürümenize gerek yok. Gelin, ben sizi götüreyim. Hem yanımda lezzetli çikolatalarım var. Yiye yiye gidersiniz, demiş. Muki:

– biz, Sizi tanımıyoruz. Gidin başımızdan. Yoksa polis çağırırım, demiş. Yabancı kuş:

– Çok ayıp ama! Sen beni tanımadın mı? Gözlüklerimi çıkarayım. Ben, babanın iş yerinde çalışıyorum. Haydi, sizi oraya götüreyim demiş. Muki:

-Seni tanımıyoruz. Sana güvenemeyiz. Üstelik, babam şu anda evde, misafir ağırlıyor. Çikolatanı da istemiyoruz, demiş. Yabancı kuş:

-Siz bilirsiniz. Teklif benden, kabul etmek sizden. Sonra pişman olmayın, deyip oradan ayrılmış: İki arkadaş, geciktiklerinin farkındaymış. Neyse, ekmek alıp eve dönüyorlarmış. Bu sefer de sınıf arkadaşlarıyla karşılaşmışlar. Onlar da oyun oynamayı teklif etmişler. Muki:

– Arkadaşlar, çok özür dilerim. Sofra kurulu, evde bizi bekliyorlar. Üstelik aile büyüklerimizden izin almadan sizinle oyun oynamaya gelemeyiz, demişler. Muki ile Buki, başlarından geçenleri aile büyüklerine anlatmışlar. Bu davranışlarından dolayı büyükleri, onları kutlamış.

Muki İle Buki Yağ Satarım Serisi

yag satarim masali oku
Yağ Satarım

Güneşli bir günde Muki ve arkadaşları dışarı çıkmışlar. Beden eğitimi dersini bahçede yapacaklarmış. Tabi ki “Yağ Satarım, Bal Satarım” oynayacaklarmış. Bu arada bahçeye çıkmayan, iki afacan kuş, ellerindeki şişelerle su savaşı yapmışlar. Koridorlar ıslanmış ve kaygan bir hâli almış. Daha temizlemeye fırsat bile olmamış.

Muki, çantasını toplarken sınıfta biraz oyalanmış.  Oyuna geç kaldığı için sınıftan hızla çıkmış.  Islak koridordan geçerken “Çuup!”  diye yere düşmesin mi? Bereket versin, bizim sevimli kuşa bir şey olmamış.  Yerden yavaşça kalkmış, biraz üzeri kirlenmiş.  Eh, biraz da canı yanmış. Öğretmen Mugin, Muki’yi lavaboya götürmüş.  Lavaboda birkaç öğrenci daha varmış.  Onlar da su savaşı yapıyormuş.  Akılları sıra eğleniyorlarmış. Etraf, göl gibi su içinde kalmış.  Bunlar, okulun yeni öğrencileriymiş.  Öğrencilerin üstleri başları da su içindeymiş. Öğretmen Mugin:

– Yavrular, siz burada ne yapıyorsunuz, diye sormuş. 

Öğrenciler:

-Su savaşı yapıp eğleniyoruz, diye cevap vermişler.

Öğretmen Mugin:

-Her yer su içinde kalmış.  Üstünüzü başınızı da Islatmışsınız.  Hasta olacaksınız.  Üstelik su savaşı bile olsa, savaş kötü bir şey, demiş. Öğrenciler, öğretmenin söyledikleri karşısında şaşırıp kalmışlar.  İşi abarttıklarının farkına varmışlar.  Üstelik, boş yere suyu israf etmişler.  Zarar üstüne zarar. Öğretmen Mugin:

-Üstelik ders zili çaldı.  Zilin sesini duymadınız mı?  Ders başlayalı çok oldu, demiş. 

Öğrenciler:

– Hıı, deyip şaşkın şaşkın birbirlerine bakmışlar. Muki ile Öğretmen Mugin, lavabodan çıkıyorlarmış.  Bu diğer öğretmen, kayıp öğrencilerini arıyormuş.  Başlarına kötü bir şey gelmesinden korkmuş. Öğretmen, lavaboda görünce şaşırıp kalmış. 

Sevinse mi, üzülse mi bilememiş.  Öğrencileri, sağ salim bulduğu için sevinmiş. Yaptıklarından dolayı öğrencilerinden uyarmış.  Öğrencilerin ailelerine haber verip kuru kıyafetler istemiş.  Islak elbiselerini değiştirmişler. Oyunun ortalarına doğru Muki de arkadaşlarına katılmış.  O sırada Buki, ebe imiş.  Mendili, Muki’nin arkasına koymuş.  Onu hemen oyuna katmış.

Muki İle Buki Bulut Kuş Serisi

bulut kus masali oku
Bulut Kuş

Bir varmış, bir yokmuş.  Mukilerin yaşadığı yerde orman çokmuş.  Ormanların ortasından dereler akıp denizlere gidiyormuş. Kim yaptı, kim kesti bilinmez.  Ağaçlar kesilmiş, orman küçülmüş.  Dere, bazen coşuyormuş Önüne ne gelirse silip süpürüyormuş.

Şehrin yakınında ağaç kalmayınca Muki ile Buki, biraz uzaktaki ormana gitmişler. Ağaçtan ağaca atlayıp yakalamaca oynamışlar. Bir süre sonra hava kararmış. Bulutlar oradan oraya koşuşturmaya başlamış. Şimşek çakmış, gök gürlemiş. Fırtına kopmuş. Yağmur, bardaktan boşanır gibi yağmaya başlamış.

Muki ile Buki, oyunu bırakıp eve nasıl döneceklerini düşünmeye başlamışlar. Korkudan kalpleri hızlı hızlı atıyormuş. Çaresizlik içinde bir ağacın kovuğunda beklemeye başlamışlar. Yağa yağa göl olmuş; dere taşmış, sel olmuş. Sel suları homurdanmaya başlamış. İki arkadaşın kurtuluş ümitleri iyice azalmış:

-Anneciğim, babacığım, bizi kurtarın, diye ağlıyorlarmış. Bu sırada bir bulut kümesi gelmiş. İki arkadaşın etrafını sarmış. Bulutların biri kuş, diğeri dev gibiymiş. Dev gibi olan bulut, iki arkadaşa şarkı söylemiş.

Bulut kuş, Muki ile Buki’yi kanatlarına almış. Birlikte, dağları ovaları aşmışlar. Gölleri, denizleri geçmişler. Sonunda Kafdağı’na gelmişler. Onları, Keloğlan ile Zümrüdüanka Kuşu karşılamış. iki yavruya, masalların en güzelini anlatmışlar. Masal meyvelerinden yedirmişler. Ne masallar ne de masal meyveleri yavruları mutlu etmiş. Onlar, sıcacık yuvalarını istiyorlarmış. Anne ve babalarını özlemişler.

Güneş çıkmış, bulut kuş buhar olup yükseklere uçmuş. Zümrüdüanka, iki arkadaşı kanatlarının üstüne almış. Birlikte yola çıkmışlar. Az gitmişler, uz gitmişler. Zümrüdüanka “Gak!” demiş, su vermişler. “Guk!” demiş, yem vermişler. Sonunda kendi ormanlarına gelmişler. iki arkadaş, bir de ne görsünler! Herkes elinde bir çapa, derenin kenarına fidan dikiyormuş. Ağaçsız boş bir alan bile bırakmamışlar. Zümrüdüanka masalına, bizim afacanlar da evlerine dönmüşler.  İyiliksever kuşa da çok teşekkür etmişler.

Hayvan HikayeleriResimli HikayeDeğişik Masallar


Benzer İçerikler

Sihirli Peri
Sihirli Peri Hikayesi
Tavşan İle Kaplumbağa
Tavşan İle Kaplumbağa Hikayesi
İyi Kalpli Prens Hikayesi
İyi Kalpli Prens Hikayesi
Acemi Bülbül Bu Kadar Öter Fıkrası
Acemi Bülbül Bu Kadar Öter Hikayesi

Yorumlar

  1. Fukitop says:

    Ben de bu sayfadan 25 yasindaki sevgilime okuyorum sirf masal seviyor diye masal da hic sevmem

  2. Elif says:

    Ben bu siteden yayınlanan çoğu hikayeyi çok beğeniyorum ve her güne yeni bir masal eklemeleri de çok güzel kızlarıma her gece uyumadan önce bu siteden masal okuyorum çok mutlu oluyorlar . Büyük kızım bu sene 1 e başlayacak ve bu hikayenin onun çok verimli olduğunu düşünüyorum emeği geçen herkese teşekkür ederim

  3. mehmet cetjn says:

    bu ne kadar sıkıcı ne kadar yavan bir masal olmuş. cocuklar masal mi dinliyor sinift ders mi dinliyor belli degil

    • Mustafa Yakut says:

      Merhaba Mehmet Bey,

      öncelikle değerli görüşünüz için teşekkürlerimizi sunarız. Muki İle Buki Masal Serisi tamamen okul öncesi eğitim üzerine yayına alınmış bir seridir. Dilerseniz Hikayenin diğer serilerini de inceleyebilirsiniz.

      Saygılarımızla.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.