Orası Muştur Hikayesi

Orası Muştur Hikayesi

Abone Ol google news
Orası Muştur Hikayesi
Orası Muştur Hikayesi

Orası Muştur Masalı ve Hikayesi Oku

Bilgilendirme: Bu hikaye ırk, din, siyah ve beyaz ayırt etmeksizin insan olmayı, insan gibi yaşamayı anlatan bir hikayedir! Hikaye konusunda şiddet ve eleştiri mevcuttur. iyi okumalar dileriz.

Bir varmış bir yokmuş. Nasıl var olan olur da, yok olan yok olurmuş diyerek şaşanlar varmış.

Az gün olmuş, uz gün olmuş; bir sabah vakti bir de bakmışlar ki Muş doğmuş.

Muş doğmuş doğmasına ama yakınında bulunan şehirler bir kıskanmışlar ki, sormayın.

Hemen bir araya gelmişler ve başlamışlar tartışmaya…

Bitlis daha kimsenin söz almasına fırsat kalmadan şimşek gibi yerinden fırlamış.

Alabildiğine bağırmaya başlamış:

– Amanın efendiler amanın! Dağ, dağ olur, bağ, bağ olur yeryüzünde herkes olur sağ olur, ama şu Muş gibi şehir olmaz.

Bitlis, Muş’un güneydoğu sınır komşusuymuş. Muş olmasaymış sınırı ta Bingöl’e kadar uzayacağından hırslanırmış. Devam etmiş:

– Kırlarda, ovalarda; bağlarda, bahçelerde rahatçacık ömür sürerken bir de baktım Muş diye bir şehir doğuvermemiş mi? Hem de kapı komşu bana. Gel de dayan! Şehre benzese hadi neyse. Yığın, yığın binalar kirli, kirli sokaklar. Kuru, kuru yapraklar. Pih! Neyine kurum satar bilmem ki!

Sözün burasında Muş’un güney komşusu Siirt dayanamamış, fırladığı gibi yerinden Bitlis’i susturmuş!

– Sen ne diyorsun kardeş, demiş. Kurum da söz mü? Bize hep yüksekten bakıyor. Haritadaki yeri bizden üste geliyor diye kendini yüksek görüyor. Oysa dünya yuvarlaktır. Yuvarlağın başı sonu mu olur? Duymamış mı bunu?

Diyarbakır:

– Duymuş, duymuş tabii, ama bilmezlikten geliyor… Bize kibir satmak için, sözleriyle dudak bükmüş.

Allem etmişler kalem etmişler, Muş’u aralarından atmaya karar vermişler.

Vardıkları anlaşmaya göre hepsi bulunduğu yerden Muş’la alay edecekmiş. Onu dünyaya geldiğinde pişman edeceklermiş.

Bu karardan sonra dağılmışlar. Her biri kendi yerine gidip yerleşmiş. Önce alaylı bakışlarla süzmüşler zavallı Muş’u… Sonra Bitlis başlamış nakarata:

Orası Muş’tur,

Yolu yokuştur,

Giden gelmiyor,

 Acep ne iştir?

Bu şarkıyı Muş duyunca kızacağına hoşlanmış:

– Ne olur Bitlis kardeş, şunu bir kere daha söyle de ezberleyeyim, diye ricada bulunmuş.

Bitlis adamakıllı kızmış. Daha ağır bir şiir düşmüş dilinden hemen:

– Kuşlar uçmaz,

Kervan geçmez,

Bu nasıl şehir?

Gülleri açmaz!

Muş kendisini kızdırmak için söylenen bu sözleri aksine seviyormuş. Tam bir daha tekrarlamasını rica edecekmiş ki daha güneyden Mardin başlamış:

– Benim adım Mardin,

Yoktur bir derdim.

Muş’a gelince…

İpe un serdi.

Bu sözlerle Muş’u kızdırmayı denemiş Mardin. Muş yine kızmamış:

– Ne olur bir daha Mardin kardeş, diye de rica etmiş. Komşuları Muş’a aval, aval bakmışlar bir süre. Siirt bir süre sonra sessizliği bozmuş:

– Sizinkiler Muş’a ninni gibi geliyor, diye bağırmış. Ben bir tane söyleyeyim de bakın nasıl kızacak.

– Hadi, demişler.

Siirt başlamış söylemeye:

– Havası sistir,

Sokağı pistir.

Bu nasıl şehir?

Bu nasıl iştir.

Ne kadar uğraşmışlarsa Muş’u kızdıramamışlar bir türlü…

Sonunda Bingöl hırsla bağırmış Muş’a:

– Hey! Bana baksana sen. Geldin aramıza girdin diye ne kurum satıyorsun? Edebinle otur oturduğun yerde… Topraklarımızı böldüğün yetmiyormuş gibi bir de nazını çekmeyeceğiz.

Muş üzülmüş bu sözlere:

– Ama, demiş. Ben size bir şey yapmadım ki!

– Daha ne yapacaktın. Ortak geldin ya! Muş boynunu bükmüş:

– Bu topraklar ne sizindir ne de benim, demiş. Kimin malını paylaşıyoruz. Bunları yaratan var. Biz sadece misafiriz. Zaman gelecek üstümüzde yaşayanlar ölecek. Binalarımız değişecek, sokaklarımız yenilenecek. Hatta bir gün kıyamet kopacak, toprağa karışacağız. Böyle bir kuvvet sahibinin malını bölüşmek bize mi kaldı? Gelin hep birlikte misafirliğimize dostça devam edelim.

Bu sözler tüm şehirlerde etkisini göstermiş:

– Haklısın Muş kardeş! Biz hata ettik, demişler ve barışmışlar.

O gün bugündür bu şehirler kardeşçe yaşamaya devam eder olmuşlar.

Orası Muştur Hikayesi ve benzer hikayelerin gelmesini veya gelmemesini istiyorsanız düşüncelerinizi yorum kısmına yazabilirsiniz. 🙂

4 Yaş MasallarıHikayelerHikaye Oku


Benzer İçerikler

Yemeğin Buharını Yiyen, Ücretini Para Sesi Olarak Öder
Yemeğin Buharını Yiyen, Ücretini Para Sesi Olarak Öder Hikayesi
Kurnaz Kurt Hikayesi
Kurnaz Kurt Hikayesi
Küçük Ayı Hikayesi
Küçük Ayı Hikayesi
Aslan İle Eşek
Aslan İle Eşek Hikayesi

Yorumlar

  1. NİSA'NIN PEMBE HAYALLERİ says:

    Bu masalı çok sevdim lütfen daha çok böyle masal istiyorum☺️☺️

  2. Gülşah says:

    Çok güzel hikayeler. Beğenerek okuyoruz 🙂

  3. Rabia says:

    Çok duygusaldı, duygulandım. Bundan sonra Bingöl’e değil Muş’a gideceğim. Ezilenin yanındayım.

  4. Türkiye says:

    Çok güzel hikaye bu NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

  5. Ülkücü 🤘 says:

    Hep beraber kardeşçe yaşayacağız. Bu ülke sadece Türk’ün değil Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan ülkesini seven herkesindir. Biz hep beraber güzeliz 🤝👏🤲

  6. NİLÜFER says:

    Aaa çok güzel yaa bede muşluyum çocuklara hikaye baktım karşıma çıkınca okudum cook güzel yazanın emeğine sağlık cook mutlu oldum şu zorlu gunlerde bizi mutlu edecek şeyler çıksın karşımızda inşalla

  7. Merviş says:

    Yaa bu site neden bu kadar güzel içerik üretiyor? Çok anlamlı hikaye olmuş yazarın ellerine sağlık.

  8. Aysun says:

    Buradan tüm Muşa selam olsun…

  9. Ne Mutlu Türk'üm Diyene! says:

    Şuana kadar okuduğum en anlamlı hikayelerden birisi hep birlikte hep beraber yaşayacağız

  10. Diyarbakırlı says:

    Ben Diyarbakırlıyım ve hikayeyi beğendim. Hepimiz kardeşiz ve kardeş gibi yaşamaya devam edeceğiz. Teşekkürler admin bu hikayeyi okuyacak çocuklar bir nebze de olsa ırkçılığın ne kadar kötü olduğunu anlayabilecek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.