Sadakat Sınavı Hikayesi

Sadakat Sınavı

Abone Ol google news
Sadakat Sınavı
Sadakat Sınavı

Efendisine Sadakatli Köle Kıssadan Hisse Hikayesi Oku

Bir zamanlar zengin mi zengin bir bey vardı. İşte o beyin düzinelerle kölesinden yalnızca birisiydi lokma. Derisinin siyahlığı aksine tüm aydınlığını içinde saklamıştı sanki. Diğer kölelerinse tenleri beyaz içleri karaydı. Ne Lokman’ın hikmetli sözleri  ne de onun ağır başlılığı ilgilerini çekmez, bildiklerinden geri durmazlardı.

Sürekli yapmaları gereken işlerden kaytarmaya çalışıp zamanlarını efendilerinin malı kendilerinin olsa neler yapacakları hakkında fikir üretmekle geçirirlerdi. Lokman’ı anlamak bir yana, ondaki farklılıktan rahatsız dahi olurlardı. Karanlığın ışıktan rahatsız olmadığı görülmüş, duyulmuş şey midir. Hem rahatsız olurlar, hem de fırsat buldukça lokmanı efendilerinin gözünden düşürmek için arkadaşlarına olmadık düzenler kurar, akla gelmedik yalanlar uydururlardı.

Her biri birbirinin aynı geçen günlerin birinde efendileri meyve yemek istedi ve kölelerini bağa gönderdi. Herkes bir miktar meyve topladı, tek toplamayan lokmandı. Diğer köleler kendi topladıkları meyvelerin çoğunu yediler. Yemediklerini birleştirerek beye götürmek için evin yolunu tuttular. Efendileri kızarak bu nedir akşama kadar bununla mı oyalandınız. Hepinizi cezalandıracağım diye kükredi. Kölelerse:

-Aman efendimiz vallahi billahi bizim bir suçumuz yok. Bizim onca emek vererek topladığımız meyveleri Lokman yedi dediler. Lokman efendiye yaklaşarak:

-Efendimiz  izniniz olursa sizinle yalnız görüşmek isterim dedi. Efendi bu isteği kabul edip diğerlerine dışarı çıkmaları için işaret etti. Lokman:

-Efendimiz söylenildiği gibi ben hiç meyve yemedim ama sizin kalbinizin mutmain olması için size bir tedbir söyleyebilirim. Nedir söyle bakalım:

-Ey kerem sahibi hepimizi imtihan et, bizlere fazlasıyla sıcak su içir ve ondan sonrada büyük bir sahraya götür bizi. Sen atına binip bizi yayan olarak nefesimiz kesilinceye kadar bizi koştur. O zaman sana bu kötülüğü yapan kimdir gör ve hakkın hakikatin işlerini seyret.

Efendinin Lokmanın bu fikrine aklı yattı. Zaten Lokman’ın yapmayacağını biliyor lakin aklına diğerlerinin suçunu ispatlayacak çare gelmiyordu. Herkesi topladı getirilen sıcak suyu içmelerini söyledi. Hepsi korkudan çaresiz denileni yaptılar. Sonra onları ovalarda kovalamaya başladı. Koşturdu takatleri kesilinceye, içleri dışlarına çıkasıya kadar koşturdu. Nihayet yorulup, başları dönüp kusmaya başladılar. İçtikleri su, yedikleri meyvelerin hepsini çıkartmalarına sebep oldu.

Lokman’ın diğerleri gibi içi bunaldı o da kustu fakat karnından sadece halis su geldi. Hakikatin karşısında hiçbir yalan gerçeğin yerini alamaz. Durumu kurtarmak için söylenen yalanlar gün gelir bize yüz karamız olu verir. Kıyamet gününde de işte böyle bütün sırlar aşikar olacak bilinip, görülecek.

Umut edilir ki Set-tar olan Rabbim nasıl dünyada kulunun günahını yüzüne vurup onu rezil etmediyse. O mahşer gününde de rahmetiyle yüz karalıklarını gönül aydınlığına çevirip, aciz olan kulunu sevindirsin.

Bebek MasallarıEğitici Masallar7 Yaş Masalları


Benzer İçerikler

Allah Kulundan Vazgeçmez
Allah Kulundan Vazgeçmez Hikâyesi
Neye İhtiyacım Olduğunu Sen Bilirsin
Neye İhtiyacım Olduğunu Sen Bilirsin Hikayesi
Dünyanın Su Kadar Kıymeti Yok
Dünyanın Su Kadar Kıymeti Yok Hikaye
Otuz Yıllık Ekmek
Otuz Yıllık Ekmek Hikayesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.