Su Perisi Hikayesi

Su Perisi Masalı

Abone Ol google news
Su Perisi Masalı
Su Perisi Masalı

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde dağların ardında bir köyde değirmenci ve eşi birlikte yaşarlarmış. Bu değirmenci ve ailesi çok zenginmiş. Hiçbir eksiği yokmuş. Yemek terken en lezzetli yemekleri yer, hayvanlarına en kaliteli yemlerden verirmiş.

Değirmenci ve ailesi zengin bir şekilde hayatını sürdürürken her ne olduysa tüm malları birer birer eksilmeye, fakir bir hale bürünmeye başlamışlar. Her sene gittikçe tüm birikimleri azalıyormuş. En sonunda sadece değirmeni kalan değirmenci çok üzgünmüş. Geceleri rahat bir şekilde uyuyamaz hale gelmiş, uyurken bir o yana bir bu yana döner olmuş.

Günlerden bir gün değirmencinin yine uykusu kaçmış. Güneş daha yeni doğuyormuş. Üzgün üzgün değirmene doğru ilerliyormuş. Değirmenin yakınlarında bir bent varmış. Bente doğru bakarken bir hışırtı duymuş. İyice baktığında suyun içinden bir kadının çıktığını, saçlarının vücuduna yayıldığını görmüş. Bu kadın çok güzelmiş. Olsa olsa su perisi olur diye düşünmüş. Yanına gitmeye çekinmiş bizim değirmenci. Korkmuş olsa da su perisi ona seslenmiş. “Nedir seni bu kadar hüzünlü, kederli yapan?” deyince değirmencinin biraz korkusu dinmiş. İyi su perilerinden birisi olmalı diye düşünmüş.

Yanına doğru yanaşarak ben eskiden çok ama çok zengindim. Sonra üzerime bir uğursuzluk geldi, tüm mal varlığım gitti. Eskiden ne kadar zenginlik içerisindeyken şimdi ne hallere düştüğünü anlatmış. Perinin tatlı bir sesle anlatması tüm bunları anlatmasında etkili olmuş.

Su perisi değirmenciye “Seni eskisinden de zengin yapabilirim, ama bir karşılığı elbette olacaktır” demiş. Değirmenci ise artık yaşadığı sıkıntılardan kurtulmak için karşılığında ne istediğini sormuş. Peri ise “Evinde doğacak olan ilk canlıyı bana getirmelisin” demiş.

Değirmencinin enine boyuna iyice düşünmesi gerekiyormuş. Evde kalan tek hayvanım köpeklerim ve kedilerim. Doğsa doğsa kedi yavrusu ya da köpek yavrusu olur diye kendi kendine düşünmüş. Bu teklifi kabul etmesi mantıklı gelmiş. Yavru kedi ya da yavru köpek kaybı onun için pek önemli değilmiş. Peri, değirmencinin kendi teklifini kabul etmesinin ardından tekrar suya dalmış.

Değirmenci ise eve büyük sevinçle gidiyormuş. Eve vardığında karısına mutlu haberi vermek istemiş. Ama ev beklediğinden kalabalıkmış. Çünkü karısı doğum yapmış. Adam karısının doğum yaptığını duyunca yerle bir olmuş. Tüm dünyası başına yıkılmış. Artık bir oğlu olan adamın bu kadar üzgün olduğunu gören ailesi ve akrabası çok şaşırmış. Karısı sormuş, “Neden yeni doğan çocuğumuza sevinmiyorsun?”

Değirmenci ise su perisi ile başından geçen olayları anlatmış. Peri bana evimdeki doğan ilk canlıyı ona teslim etmem şartıyla beni tekrar zengin yapacağını söyledi, ben nerden bilebilirdim ki evimdeki doğacak ilk canlı benim oğlum olacak. Oğlumun olacağını bilsem hiç bu teklifi kabul eder miydim, demiş. Ne yapsam diye düşünürken akrabalarında da danışmış. Ama hiçbiri buna bir çözüm bulamamış.

Tüm bunlar olurken değirmencinin şansı da yaver gitmeye, tüm işlerini tıkırına girmeye başlamış. Bir gecede tüm kasaları para ile dolmuş. Eskisinden daha da zenginmiş. Ama hiçbir zaman bu kadar zengin olmasına sevinememiş.

Ne zaman değirmenin yakınındaki bentin yanından geçerse perinin çıkıp kendisine sözünü hatırlatmasından korkuyormuş. Ayrıca oğlunu da hiç bente doğru yanaştırmıyormuş. Olurda peri onu ele geçirmesin diye hep oğlunu tembih ediyormuş.

Zaman içerisinde oğlu büyümüş, evlenecek çağına gelmiş. Bir avcının yanında eğitim alarak kendisini avcı olarak yetiştirmiş. Zamanla ise bu avcılık alanında kendini iyice geliştirmiş ve işinde usta olmuş. Usta bir avcı olunca derebeyinin hizmetine geçmiş, artık ona hizmet etmeye başlamış.

Bu köyde de çok ama çok güzel bir kız yaşarmış. Bu kız ile birbirlerine karşı duygular oluşmaya başlamış. Delikanlı zaman içerisinde hislerini bu kıza belli etmeye başlamış.

Efendisi ise bu delikanlıya ve genç kıza bir ev verip nişanını yapmış. İki genç evlenip güzel bir hayat kurma ümidi ile hayata atılmışlar. Gel zaman git zaman bu delikanlı yine bir avın peşine düşmüş. Ceylan çok güzel bir av olarak belirmiş. Ceylan çok hızlı koşuyormuş. En son ormandan çıkıp tarlalara doğru koşmaya başlamış. Avcı en sonunda onu kurşunla yaralamayı başarmış amahayvana yaklaşırken bente doğru yanaştığının farkında değilmiş.

Hayvanı orada kestikten sonra elleri ve yüzü hep kan içerisinde kalmış. Ellerini temizlemek için orada su kenarına gitmiş. Tam suya sokup iyice yıkayacakken sudan su perisi çıkarak onu kollarıyla omzundan tutarak yanına almış. Çantası ve avı ise oracıkta kalmış.

Avcının karısı akşam eşi eve gelmeyince endişelenmiş. Aklına kötü kötü şeyler geliyormuş. Normalde yapmayacağı hareketlerdenmiş. Bu onun endişesini çok arttırmış. Aklına gelen en kötü şey ise yıllardır anlattığı peri olayıymış. Hemen bentin dibine gitmiş. Korktuğu şey başına gelmiş. Çantası ve avı bentin önünde ama kendisi yokmuş.

Çok çaresiz hissediyormuş. Ne yapacağını bilmiyormuş. Suya doğru seslenmiş ama gelen giden olmamış. Suyun diğer tarafına geçerek bağırmış, su perisini çağırmış ama yine gelen giden olmamış. Kadıncağız bentin başından ayrılmak istemiyormuş. Belki çıkar bana ihtiyacı olur diye bekliyormuş. Suyun etrafında dönüyormuş sürekli ama hiçbir şey yokmuş ortada. Çığlık atıyormuş, ağlıyormuş ve artık çok yorulmuş. İstemsizce suyun dibinde uyuya kalmış.

Derin derin uyurken rüya görmeye başlamış. Rüyasında bir ormanda iki kayalık dağın arasından geçiyormuş. Hava çok kötüymüş, yağmur suratına doğru sert bir şekilde çarpıyor, yerdeki dikenler ayağını kesiyormuş. Tepeye doğru gitmesi gerektiğini hissediyormuş. Tepeye varınca onu hiç beklemediği bir manzara karşılamış. Hava çok güzel bir hale bürünmüş. Masmavi gökyüzü ılık bir hava ile birlikte insanın yüzünü okşuyormuş. Tepeden yokuş aşağı doğru inmeye başlamış. Farklı farklı renklere sahip çiçeklere doğru yaklaşıyormuş. Orada bir ev görmüş. Kadın kendisine doğru yaklaşıp bir yandan da el sallıyormuş. Dostane davranan yaşlı kadına kanı ısınmış.

Bu rüyanın ardından uyandığında bu kadını bulması gerektiğine inanmış. Ne olacaksa olsun deyip yola çıkmış. Dağı bulmak için epey uğraşmış. Zor bir şekilde en tepeye ulaşmış. Tam da rüyasında gördüğü gibi oluyormuş her şey, tepenin ardından rüyasındaki o cümbüş renkli çiçekler onu karşılamış. Tam da çiçeklerin ardından yaşlı kadın onu bekliyormuş. Ona bir sandalye vererek oturup konuşmaya başlamışlar.

Yaşlı kadın avcının eşiyle yüksek sesle konuşmaya başlamış. “Beni ziyarete gelenler bir uğursuzluk geçirip rüyasında görüp öyle gelirler senin başından ne geçti” demiş. Bunu duyan kız ise kadına hak vermiş. Ağlayarak tüm başından geçenleri yaşlı kadına birer birer anlatmış.

Su Perisi Masalı Oku
Su Perisi Masalı

Yaşlı kadın ise korkmamasını ona yardım edeceğini söylemiş. Ardından altın bir tarak uzatarak şu sözleri söylemiş. “Al bu altın tarağı dolunay gökyüzünde gözüktüğü zaman o kara saçlarını tarayıp suya uzat ardından ise tarağı suya bırak. Sonucu senle beraber görelim” demiş.

Kadın ise tarağı alıp dolunayın gökyüzüne gelmesini beklemiş. Geldiği gece hazır bir şekilde bekliyormuş. Bentin oraya gidip kadının dediklerini birer birer yapmış. Önce altın tarak ile saçını tarayıp saçını suya uzatmış. Ardından ise tarağı suya bırakmış ve neler olacak diye merakla bekliyormuş.

Birden sudan ses gelmeye başlamış. Korkuyla geri adım atmış. Tam da bu esnada kocasının kafası suyun üzerinde belirmiş. Çıkacağını zannetmiş. Ama çıkmamış sadece üzgün bir şekilde eşine bakıyormuş. Ama hiç konuşmuyormuş. Suyun üzerinde oluşan bir dalga tarağı alıp avcıyla beraber tekrar suyun içerisine girmiş.

Kadın işe yaramadığını düşünüp çaresizce ağlamaya başlamış. Evine dönmekten başka çaresi olmayan kadın eve dönüp uyumaya başlamış. Kadın rüyasında tekrardan yaşlı kadını görmüş. Sabah olunca hemen tekrarda yola çıkarak kadının yanına gitmiş. Kadın ise tarağın işe yaramamasına üzülmüş. Ama korkma bir yöntem daha var demiş. Avcının eşine doğru altın bir flüt uzatarak şunları söylemiş. “Dolunay çıktığında bu flüt ile suyun kenarında çalabildiğin en güzel şarkıyı çal. Bitince flütü suyun kenarındaki kuma bırak, görelim bakalım sonra neler olacak” demiş.

Kadın ise altın flütü alarak oradan uzaklaşmış. Kadının dediği gibi dolunayın çıkması için uzun bir süre beklemiş. Dolunay çıktığı gece hemen soluğu bentin kenarında almış. Çalabildiği en güzel şarkıyı çalmış. Ardından flütü kumun kenarına bırakmış.

Ardından sudan bir öncekinden daha büyük bir ses gelmiş. Bu sefer sudan sadece eşinin kafası değil bedeninin yarısı çıkmış. Avcı kollarıyla eşine uzanmaya çalışmış. Ardından gelen bir dalga hem flütü hem de eşinin bedenini suyun içine çekmiş.

Avcının eşi neredeyse ümidini kesmek üzereymiş. Sadece anlık olarak görmek onun canını çok sıkıyormuş. Sızlanarak eve gitmiş. Rüyasında ise bir kez daha yaşlı kadını görmüş. Bu sefer yine etkilenip yola çıkma kararı almış. Zorlu dağ yolunu aşıp yine o güzelliklerin olduğu tepeyi geçmiş ve ardından yaşlı kadın bu sefer ayakta bekliyormuş. Avcının karısı hemen olan olayları yaşlı kadına birer birer anlatmış. Yaşlı kadın derin bir iç çekmiş. Son bir yol daha var ve olacağına inanıyorum demiş. Yaşlı kadın avcının eşine altın bir çıkrık uzatarak şu sözleri söylemiş. “Al bu altın çıkrığı, dolunayın olduğu gece suyun başında bu çıkrık ile ip çekmeye başla” demiş. Kadın ise dediklerinin hepsini aklına kazımış.

Dolunayın olduğu gece avcının eşi hemen suyun kenarına koşmuş. Yaşlı kadının dediklerini teker teker uygulamaya başlamış. Olması için çok uğraşıyormuş. Suyun içinden şimdiye kadar ki en büyük ses çıkmış. Birden adam sudan karaya doğru fırlamış. Yerden kaldıran eşi nasıl olduğunu soruyormuş. Ayağa kalkıp kaçmaları gerekiyormuş. Çünkü kocaman dev bir dalga geliyormuş. Elini tutup koşmaya başlamışlar. Kadın ve betin içinden çıkan adam da çok korkmuştu. Kadın kocasından yardım istedi. Birden ikisi de farklı bir biçime bürünmüşler. Kadın kaplumbağa olmuş adam ise bir kurbağaya dönüşmüş. Bu sayede gelen dev dalga onları boğmamış olsa da birbirlerinden çok ama çok uzağa götürmüş.

Gelen dalga sakinleşince ikisi de tekrar insan formuna dönüşmüş. Ama nerede olduklarını ve diğer eşlerinin nerede olduğunu bilmiyorlarmış. Daha önce gitmedikleri, görmedikleri bir yerde hiç tanımadıkları insanlar ile karşılaşmışlar. Birbirleri arasında koskoca diyarlar, vadiler, dereler ve şehirler varmış. Ama nerede olduklarını bilmiyorlarmış.

Yıllar geçerken bu iki kişi de koyun güderek hayatta kalmaya çalışmışlar. Çobanlık yaparak karınlarını doyurmayı, geçinmelerini sağlıyorlarmış. Hep orman kenarında, kırlarda, çayırlarda koyun güdüyorlarmış. Hem memleket özlemi çekiyor hem de sevdalılarını özlüyorlarmış. İkisi de çok kederliymiş. Eski günlerde ki anılarını yad ediyorlarmış.

Yine ilkbahar günlerinden bir tanesinde birbirlerine yakın bir yerde koyun gütmeye başlamışlar. Adam uzaktan eşinin güttüğü koyunları görünce o tarafa doğru koyunlarını gütmeye başlamış. Ama birbirlerinden haberleri yokmuş. Bir vadide denk gelmişler. Avcı da onun eşi de birbirlerini tanıyamamışlar. Sürülerini gütmeye devam ederek takılıyorlarmış. Farklı bir insan gördükleri için sevinen bu ikili dinlenirken sohbet etmeye başlamışlar. O günden sonra arkadaş gibi beraber koyun güdüyorlarmış.

Bir gece dolunay tepedeyken adam cebinden flüt çıkartarak şarkı çalmaya başlamış. Şarkı bittiğinde ise avcının eşi hüngür hüngür ağlıyorlarmış. Adam ağlama sebebini sorunca kadın ona eski günlerinden bahsetmiş. Kadın bu anıları anlatırken birden bakmış ki adamın da gözünden yaş geliyor. Sebebini sorunca ben avcıyım demiş. Birbirlerini başta tanımayan bu çift koşarak birbirlerine sarılmışlar. Uzun zaman ardından birbirlerini görmenin hasretini gideriyorlarmış.

Onlar ermiş muradına, darısı Su perisi masalı okuyanlara…

Su Perisi Masalı Özeti

Bir köyde yaşlı bir değirmenci varmış. Bu değirmenci çok zenginmiş. Hiçbir eksikleri yokmuş. Zaman içinde işleri rast gitmemiş ve neredeyse tüm mal varlıklarını kaybetmiş. Eşiyle beraber yaşayan değirmenci hep kederli kederli geziyormuş.

Yine bir sabah gün doğarken bentte bir kadın görmüş. Kadın çok güzelmiş. Hemen su perisi olduğunu anlamış. Yanına gitmeye korksa da su perisi onu davet etmiş. Neden üzgün olduğunu soran su perisine değirmenci eski mal varlığını özlediğini geçimini sağlayamadığını söylemiş. Su perisi ise adama seni eskisinden daha da zengin edebilirim ama bir şartım var demiş. Adam ise şartı sormuş. Şart evlerinde doğacak ilk canlıyı su perisine vermekmiş. Adam kedi ya da köpek olacağını tahmin edip onaylamış. Eve döndüğünde ise bir oğlanları olduğunu fark etmiş.

Hayalleri başına yıkılan değirmenci çok üzülmüş. Durumu ailesine anlatmış. Oğlan zamanla büyümüş. Hep o bentten uzakta yetiştirilmiş. Zamanla bir derebeyine avcılık öğrenmesi için gitmiş. İşinde usta olan avcı o yerleşkede bir kıza gönlünü kaptırmış. Efendisi ise bunlara bir ev vererek evlendirmiş.

Mutlu bir şekilde hayatlarını sürdürürken bir gün avcı eve gelmemiş. Eşi ise endişelenmiş. Çünkü normalde yaptığı bir şey değilmiş. Hemen su kenarına gidip baktığına çantası ve avının orada olduğunu görmüş. Olanları anlamış. Tüm gece ağlamış, suya seslenmiş ama çare olmamış. Bentin yanı başında yorgunluktan uyuya kalmış.

Rüyasında yaşlı bir kadın görmüş. Uyanınca ise yanına gitmesi gerektiğini anlamış. Sabah olmuş hemen yola çıkmış. Yaşlı kadın genç kızı karşılamış ve olanları anlatmasını istemiş. Kız ise detaylarıyla anlatmış. Yaşlı kadın ise çözüm yolunun olabileceğini söylemiş. Ona altın bir tarak verip talimatları anlatmış.

Genç kız dolunay gecesi yaşlı kadının anlattıklarını yapmak için su kenarına gitmiş. Dediklerini birer birer uygulayınca, suyun içinde avcını kafası çıkmış. Ama su onu ve tarağı içine geri almış. Kadın çaresizce eve gitmiş. Uyumuş ve rüyasında tekrardan o kadını görmüş. Hemen yola koyulmuş. Kadın bu sefer altın bir flüt vermiş ve talimatları anlatmış.

Kadın dolunay gecesinin bekleyerek talimatları birer birer uygulamış. Birden sudan adamın bedeninin yarısı çıkmış. Ama su avcıyı ve flütü içine almış. Kadın çaresizce evine gidip uyumuş. Rüyasında tekrardan yaşlı kadını görmüş.

Ertesi sabah olunca yanına gidince yaşlı kadın genç kıza altın bir çıkrık verip talimatları anlatmış. Kız ise dediklerini bir bir uygulayınca genç adam sudan dışarı çıkabilmiş. Kaçmaya çalışırken dev bir dalga ikisini de yutmaya çalışmış. El ele tutuşunca birden kadın kaplumbağaya adam ise kurbağaya dönüşmüş. Her ikisi de boğulmamış ama çok farklı diyarlara sürüklenmişler. Sular çekilince tekrar insan formuna dönüşmüşler ama nerede olduklarını bilmiyorlarmış.

Yıllar geçerken çobanlıkla uğraşmaya başlamışlar. O bayır bu bayır diye gezerken karşılaşmışlar ama birbirlerini tanıyamamışlar. Sohbet ettikleri gece adam cebinden flüt çıkarıp çalmaya başlamış. Kadın ise göz yaşlarına boğulmuş. Sebebini sorunca kadın ona geçmişini anlatmış. Anlatırken adam da göz yaşlarına boğulmuş. Birbirlerini bulduklarını anlayan çift birbirlerine sarılıp hasret gidermişler.

Su Perisi Masalı Hakkında Sorulan Sorular

  • Su Perisi Masalının Konusu Nedir?: Su perisi masalının konusu, zengin bir adamın fakirleşmesinin ardından su perisi ile anlaşma yapması ama işinin aslını bilmeden yaptığı anlaşmada oğlunun hayatının tehlikeye girmesinin ardından eşinin kocasını kurtarma macerasıdır.
  • Su Perisi Masalının Ana Fikri Nedir?: Su perisi masalının ana fikri, bir işi bilip bilmeden onaylamamalıyız. Verilen söz hakkında detaylı bilgi sahibi olmamız daha güvenli olacaktır.
  • Su Perisi Masalında, Su Perisi Neden Avcıyı Yanına Almak İstiyor?: Avcının babası olan değirmenci zamanında su perisi ile tam bilgi sahibi olmadan yaptığı anlaşmada yanlışlıkla oğlunu ortaya koyduğundan habersiz. Zamanı gelince ise su perisi avcıyı yani değirmencinin oğlunu yanına alıyor. Ancak eşi onu kurtarmak için büyük çabalar sarf ediyor.
  • Su Perisi Masalı Kitabi Kaç Sayfadır?: Su perisi masalı okumak isteyen kişiler ya da minik okurlara su perisi hikayesi hediye etmek isteyen kişiler bu soruyu sormaktadır. Su perisi kitabı basımdan basıma değişse de ortalama olarak altmış sayfa civarındadır diyebiliriz. Bu sayfa sayısı yazı büyüklüğü ve resim çokluğuna, azlığına göre değişkenlik gösterebilir.
  • Su Perisi Masalı Hangi Yaşlara Hitap Etmektedir?: Su perisi hikayesi okur kitlesi olarak ortalama 0-12 yaş arasına hitap etmektedir. 0-12 yaş arası okurlar su perisi masalını okuyabilir ya da büyükleri tarafından su perisi masalını dinleyebilir. Ayrıca dinlemek isteyen kişiler YouTube üzerinden sesli kitap okurları tarafından Su perisi masalını dinleyebilirler. Tek yapmaları gereken YouTube üzerinde “Su Perisi Masalı Dinle” ya da “Su Perisi Hikayesi” diye araştırabilirler. Karşılarına birçok sesli kitap okuru çıkacaktır.

Tarla Faresi ile Şehir Faresi MasalıMasal OkuKıymetli Tuz Masalı


Benzer İçerikler

Hasta Olmamak
Hasta Olmamak Hikayesi
Turna ve Yengeç
Turna ve Yengeç Hikayesi
Tek Gözlü Geyik
Tek Gözlü Geyik Hikayesi
Kim Haklı
Kim Haklı Hikayesi

Yorumlar

  1. Zeynep eda says:

    Çok güzelmiş çok güzelmiş harika gerçekten ben su parasını sevdim Bir de oradaki sarılma diyorlar ya onu da sevdim bak ama ama iyi ki eşi varmış ya onu kurtardı..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.