Cesaret Yolu Utangaç Tavşan Minto ve Ormandaki Macera Masalı

Melih ÖZKAŞ Avatar
Melih ÖZKAŞ
Eğitici Masallar
08 Şubat 2026
12 dk
Masal Oku Mobil Uygulaması - Hemen İndir
Masalları Cebinde Taşı! Mobil Uygulamamızı Hemen İndir
Utangaç Tavşan Minto’nun Cesaret Yolu Masalını Okuyalım - 1

Uzak diyarlarda, yemyeşil ağaçların göğe uzandığı, çiçeklerin gökkuşağı renklerinde açtığı kocaman bir orman varmış. Bu ormanda, minik, bembeyaz, pamuk gibi yumuşacık tüylere sahip bir tavşan yaşarmış. Adı Minto’ymuş. Minto’nun kulakları uzun, gözleri parlak, zıplayışları ise çok çevikmiş. Ama Minto’nun kendince büyük bir derdi varmış: Çok utangaçmış.
Minto, utangaç olduğu için kalabalığa karışamaz, yeni arkadaşlarla konuşamaz, hatta bazen çok sevdiği oyunlara bile katılamazmış. Ormandaki diğer tavşanlar saklambaç oynarken, zıpzıp yarışları yaparken Minto çoğu zaman bir çalının arkasına saklanır, sessizce onları izlermiş.
Bir gün, güneş pırıl pırıl parladığı, kuşların neşeli şarkılar söylediği bir sabahta, orman halkı büyük bir toplantı yapmaya karar vermiş. Çünkü ormanın ortasındaki göle giden yol, bir süredir çalılarla, sarmaşıklarla tıkanmış. Kimse göle rahatça gidemiyormuş. Gölde yüzen balıklar da, su içmeye gelen hayvanlar da çok üzgünmüş.
Toplantı, ormandaki en yaşlı ve bilge ağaç olan Koca Meşe’nin altında yapılacakmış. Sincaplar, kirpiler, kuşlar, ceylanlar, fareler, hatta en huysuz kaplumbağa bile gelmiş. Minto da uzaktan, bir ağacın arkasına saklanarak toplantıyı izlemeye başlamış.
Ormanın başkanı sayılan karga Kuro, yüksek bir dala konmuş ve kalın sesiyle konuşmaya başlamış:
“Sevgili orman dostlarım! Göle giden yol kapanmış. Çalılar çok sık, dallar çok karmaşık. Hepimizin yardım etmesi gerekiyor. Ama içimizden birinin yolu keşfetmesi, yeni bir patika bulması lazım. Bu kişi cesur, dikkatli ve hızlı olmalı.”
Kalabalığın içinden çeşitli sesler yükselmiş:
“Ben gidemem, çok yaşlıyım.” demiş kaplumbağa.

Utangaç Tavşan Minto’nun Cesaret Yolu Masalını Okuyalım - 2

“Ben uçamam ki ağaçların arasından geçeyim.” demiş küçük serçe.
“Ben de koşamam, sadece dallarda zıplayabilirim.” demiş sincap.
Kimse bu işi üstlenememiş. Minto, olduğu yerden her şeyi duyuyormuş. Kalbi pıt pıt atmaya başlamış. Çünkü o, göl yolunu iyi bilirmiş. Küçükken annesiyle oraya sık sık gider, patikaları aklında tutmaya çalışırmış. Ayrıca Minto çok hızlı koşabilirmiş. Ama öne çıkıp “Ben giderim!” demeye bir türlü cesaret edememiş.
Minto, kendi kendine fısıldamış:
“Ben aslında yolu bulabilirim… Ama herkesin önünde konuşmak… Ya sesim titrerse? Ya yanlış bir şey söylersem? Ya dalga geçerlerse?”
Tam o sırada, Minto’nun omzunda küçücük, parlak kanatlı bir kelebek konmuş. Bu kelebek, Minto’nun yakın arkadaşı Lila’ymış.
“Ne fısıldıyorsun Minto?” diye sormuş Lila.
Minto utanarak başını eğmiş:

“Hiç… Sadece göl yolunu biliyorum ama söylemeye çekiniyorum. Herkes bana bakar diye korkuyorum.”
Lila, kanatlarını hafifçe çırpmış, Minto’nun burnuna dostça dokunmuş:
“Minto, utangaç olmak kötü değil. Sessiz olmak da yanlış değil. Ama kalbinin içindeki iyiliği, cesareti saklamana gerek yok. Bu ormanın senden öğreneceği şeyler var.”
“Ben mi?” demiş Minto şaşırarak. “Ben ne öğretebilirim ki?”
“Bak,” demiş Lila, “cesaret, hiç korkmamak demek değildir. Korksan bile, doğru bildiğini yapmak demektir. Şu an korkuyorsun, biliyorum. Ama içten içe yardım etmek de istiyorsun. İşte bu, cesaretin başlangıcı.”
Minto, Lila’nın sözlerini düşünmüş. Kalbi biraz daha hızlı atmış ama içinde minik bir sıcaklık hissetmiş. Yavaşça ağacın arkasından çıkmış. Kuro’nun sesini duymuş yine:
“Aramızda göle gidecek kadar hızlı, yolu bilecek kadar dikkatli kimse yok mu?”
Minto’nun ayakları titremiş ama artık kararını vermiş. Küçük adımlarla kalabalığa doğru yürümüş. Herkes ona bakmaya başlayınca, kulakları kızarmış. Yine de derin bir nefes almış ve ince sesiyle konuşmuş:

Utangaç Tavşan Minto’nun Cesaret Yolu Masalını Okuyalım - 4

“Ben… Ben… Belki yardımcı olabilirim.”
Ormandaki hayvanlar birbirlerine bakmış, fısıldaşmışlar. “Minto mu?” “O çok sessizdir.” “Acaba yapabilir mi?” diye mırıldanmışlar.
Kuro, Minto’ya dikkatle bakmış:
“Sen mi gitmek istiyorsun, küçük tavşan?”
Minto, boğazını temizlemiş, bir kez daha derin nefes almış:
“Göl yolunu biraz biliyorum. Annemle eskiden hep giderdik. Çok hızlı koşabilirim. Etrafı dikkatle inceleyip yeni bir patika bulmaya çalışabilirim. Denemek istiyorum.”
Kuro, gözlerini kısmış, sonra memnun bir şekilde gülümsemiş:
“Cesaret, bazen en sessiz kalplerde saklıdır. Peki Minto, yalnız gitmen gerekmeyecek. Birkaç arkadaşın sana eşlik etsin.”

Bu sözleri duyunca Minto biraz rahatlamış. Lila “Ben de geliyorum!” diye sevinçle bağırmış. Sincap Tiko da zıplayarak yanlarına gelmiş:
“Yukarıdan dallara tırmanır, en iyi yolu bulmanız için etrafa bakarım.” demiş.
Kirpi Poko ise ağır ağır yürüyerek yaklaşmış:
“Ben de yerdeki dikenli çalıları yolunuzdan çekmeye çalışırım.” demiş.
Böylece küçük bir keşif ekibi oluşmuş: Utangaç tavşan Minto, kelebek Lila, sincap Tiko ve kirpi Poko. Orman halkı onlara umutla bakarken, Minto’nun içindeki korku, yerini gururla karışık bir heyecana bırakmış. Hep birlikte göle giden eski patikaya doğru yola çıkmışlar.
Yolun başı kolaymış. Ağaçların arasından güneş ışıkları süzülüyor, kuşlar şarkılar söylüyormuş. Ama az ilerleyince, gerçekten de kalın çalılar, sarmaşıklar ve yere devrilmiş dallar yolu tıkamış.
Tiko, hızlıca bir ağaca tırmanmış:
“Yukarıdan bakınca gölün parıltısını görüyorum!” demiş. “Ama buradan düz gitmek zor. Başka bir taraftan dolanmamız gerekecek.”

Utangaç Tavşan Minto’nun Cesaret Yolu Masalını Okuyalım - 6

Poko, dikenli sırtını çalılara sürtmüş, bazı dalları kenara itmiş. Lila, havada daireler çizerek:
“Sağ tarafta daha az sarmaşık var! Oradan deneyin!” diye seslenmiş.
Minto ise dikkatle etrafına bakıyormuş. Anneleriyle geçtikleri eski günleri hatırlamaya çalışmış. “Şurada büyük bir kaya vardı… Evet, işte orada!” demiş kendi kendine. Sonra yüksek sesle:
“Bu taraftan gidersek, kayayı geçtikten sonra küçük bir dere vardı. Oradan dolanabiliriz.”
Arkadaşları Minto’nun peşine takılmış. Yol bazen daralmış, bazen kaygan olmuş. Minto birkaç kez tökezlemiş, hatta bir kere az kalsın küçük bir çukura düşecekmiş. Ama Lila hemen uyarınca durmayı başarmış. Her seferinde kalbi çarpmış ama geri dönmeyi hiç düşünmemiş.
Bir süre sonra, ince bir su sesi duymuşlar. “Şırıl şırıl” akan küçük bir dereymiş bu. Minto sevinçle:
“İşte! Doğru yoldayız! Bu derenin yanından ilerlersek göle ulaşabiliriz.” demiş.
Fakat derenin üstünden geçmek için düz bir taş bulmaları gerekiyormuş. Su derin değilmiş ama çok kayganmış. Poko, ağır ağır ilerleyip bazı taşları itmiş, Minto ise cesaretini toplayıp ilk adımı atmış. “Dikkatli ol!” diye bağırmış Tiko. Minto bir an sendelemiş ama Lila’nın “Yapabilirsin!” diyen sesi kulaklarında yankılanmış. Küçük tavşan, dengede kalmayı başararak karşı kıyıya geçmiş. Sonra arkadaşlarına da yardım etmiş. Hepsi birlikte dereyi aşmışlar.

Az sonra, ağaçların arasından parlak bir ışık görünmüş. Gölün yüzeyine vuran güneş ışığıymış bu. Koşarak oraya ulaşmışlar. Göl, yine eskisi gibi mavi mavi parlıyormuş. Su, sakin ama sevinçli bir şarkı söylüyormuş sanki. Sazlıklar arasında kurbağalar zıplıyor, suyun içinde balıklar neşeyle yüzüyormuş.
Lila sevinçle havada uçmuş:
“Başardık! Yeni yolu bulduk!”
Tiko, dalların arasından:
“Buradan ormana geri dönmek de kolay olacak. Ağaçlara işaret koyarız, herkes yolu bulur!” demiş.
Poko ise tatlı bir gülümsemeyle:
“Minto olmasaydı, bu yeni patikayı bulamazdık.” demiş.
Minto, utancından kulaklarını tutup hafifçe eğilmiş:

Utangaç Tavşan Minto’nun Cesaret Yolu Masalını Okuyalım - 8

“Ben sadece denedim… Asıl siz olmasaydınız, tek başıma başaramazdım.” demiş. Ama içten içe, cesur davrandığı için kendisiyle gurur duyuyormuş.
Dönüş yolunda, Tiko ağaç dallarına küçük çizikler atmış, Lila parlak çiçeklerin tohumlarını yol kenarına bırakmış. Böylece patika hem belli hem de rengârenk olmuş. Ormana geri döndüklerinde, herkes onları merakla bekliyormuş.
Kuro yüksek sesle sormuş:
“Ne haber, cesur yolcular? Göl yolunu bulabildiniz mi?”
Minto, bu kez o kadar da korkmamış. Yine biraz utanmış olsa da, kalabalığın önüne çıkıp:
“Evet. Eski dereyi bulduk, oradan dolanarak yeni bir patika açtık. Artık herkes göle gidebilir.” demiş.
Ormandaki hayvanlar sevinçle alkışlamış, bazıları zıplamış, bazıları ıslık çalmış, kuşlar daha da neşeli ötüşler sergilemiş. Sincap Tiko bağırmış:

“Minto bize yol gösterdi!”
Lila eklemiş:
“Korksa da vazgeçmedi. İşte gerçek cesaret bu!”
Poko da başını sallamış:
“En sessiz görünen bile en cesur olabilir.” demiş.
Minto’nun utangaç kalbi, bu güzel sözlerle ısınmış. Yanakları kızarmış ama bu kez saklanmak istememiş. Çünkü anlamış ki, utangaç olmak onun kötü olduğu anlamına gelmiyor. Sadece biraz daha yavaş konuşuyor, biraz daha derinden hissediyor, o kadar. Ama gerektiğinde, kalbinin sesini dinleyip cesur da olabiliyormuş.
O günden sonra, orman halkı göle rahatça gidip gelmeye başlamış. Serin sularda oynayan ördekler, su içmeye gelen ceylanlar, sazlıkların arasında saklanan kurbağalar hep mutluymuş. Yeni patikanın adını da “Cesaret Yolu” koymuşlar.

Utangaç Tavşan Minto’nun Cesaret Yolu Masalını Okuyalım - 10

Minto hala sessiz, biraz utangaç bir tavşan olarak kalmış, ama artık gerektiğinde söz almayı biliyormuş. Arkadaşları oyun oynarken uzaktan bakmak yerine yanlarına gidip:
“Ben de oynayabilir miyim?” demeyi öğrenmiş. Bazen sesi kısık çıkıyor, bazen kulakları yine kızarıyormuş. Ama Lila’nın söylediği sözü hiç unutmuyormuş:
“Cesaret, korkunun yok olması değil, korkuya rağmen adım atabilmektir.”
Ve böylece ormanda, utangaç tavşanın cesareti, herkese ilham olmuş. Her hayvan, kendince küçük de olsa cesur adımlar atmaya başlamış. Ormanda dostluk, dayanışma ve sevgi çoğalmış gölün suları gibi pırıl pırıl, güneş kadar sıcak günler yaşanmış.
Minto, her akşam gölün kıyısında oturup suya yansıyan görüntüsüne bakar, içinden şöyle dermiş:
“Ben hâlâ utangaç Minto’yum. Ama aynı zamanda cesur Minto’yum da.”
Ve orman, utangaç ama cesur tavşan Minto’nun hikâyesiyle çok daha güzel, çok daha umutlu bir yer olmuş. Böylece hepsi, mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamaya devam etmiş.

Masal Oku Mobil Uygulaması - Hemen İndir
Masalları Cebinde Taşı! Mobil Uygulamamızı Hemen İndir

Masalla İlgili Sorular ve Cevaplar

Masalımızı okuduktan sonra çocuğunuzla birlikte aşağıdaki soruları yanıtlayarak
Hem keyifli vakit geçirebilir hem de masalın öğretici yönlerini keşfedebilirsiniz.

Minto neden diğer tavşanlarla oyunlara katılamıyordu?

Çünkü çok utangaçtı, kalabalığa karışmaktan ve yeni arkadaşlarla konuşmaktan çekiniyordu.

Orman halkı neden Koca Meşe’nin altında toplantı yaptı?

Çünkü göle giden yol çalılar ve sarmaşıklarla kapanmıştı ve yeni bir patika bulmak için birlikte çözüm arıyorlardı.

Kuro, göle gidecek kişide hangi özelliklerin olmasını istiyordu?

Cesur, dikkatli ve hızlı olmasını istiyordu.

Minto göl yolunu nereden biliyordu?

Küçükken annesiyle birlikte sık sık göle gider, patikaları aklında tutmaya çalışırdı, bu yüzden yolu hatırlıyordu.

Lila, Minto’ya cesaret hakkında ne öğretti?

Cesaretin hiç korkmamak değil, korksa bile doğru bildiğini yapmak olduğunu öğretti.

Keşif ekibinde kimler vardı ve kısaca görevleri neydi?

Minto yolu hatırlayıp önderlik etti, Lila havadan yön gösterdi, Tiko ağaçlara tırmanıp yukarıdan baktı, Poko ise yerdeki dikenli çalıları temizlemeye çalıştı.

Dereyi geçerken Minto’nun hangi özelliği ortaya çıktı?

Dikkatli ve cesur davrandı; korkmasına rağmen ilk adımı attı, dengesini korudu ve arkadaşlarına yardım etti.

Yeni patikanın orman halkı için önemi neydi?

Artık tüm hayvanlar tekrar göle gidebilecek, su içebilecek ve gölden faydalanabilecekti.

Dönüş yolunda Tiko ve Lila patikanın unutulmaması için ne yaptılar?

Tiko ağaç dallarına küçük çizikler attı, Lila da yol kenarına parlak çiçek tohumları bıraktı.

Bu masal bize utangaçlık ve cesaret hakkında hangi dersi veriyor?

Utangaç olmanın kötü bir şey olmadığını, önemli olanın korksak bile iyilik yapmak için adım atmak ve cesaretimizi denemekten vazgeçmemek olduğunu öğretiyor.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir

Paylaş: