Aslan ile Civciv Hikayesi

Aslan ile Civciv Masalı

Abone Ol google news

Aslan ile Civciv Masalı çocuklar için eğitici ve anne ve babanın sözünün önemini vurgulayan bir hikayedir. Masal hakkında görüşlerinizi yorumlar kısmından bekliyoruz.

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir ormanda yeşil mi yeşil, büyük mü büyük çınar ağaçları yaşarmış. Bu ormandaki ağaçlar, ormanın tüm canlılarını derin bir sevgiyle kucaklarlarmış. Ancak adaletsiz davrananlara, başkalarına zarar verenlere ve saygısız olanlara karşı hiçbir hoşgörüleri yokmuş.

Bu doğanın koruyucuları, sadece barış ve uyum içinde yaşayanları desteklermiş. Hatta ceza bile verirlermiş. Bu ormanın en büyükleri ağaçlar olsa da, asıl yöneticisi aslanmış. Aslandan herkes korkarmış, kavga eden hayvanları gördüğünde kükrediğinde herkes oradan kaçarmış.

Bir gün aslan, ormanı teftiş ederken küçük bir civcive rastlamış. “Bu civciv ormanda ne işi var?” diye düşünmüş, yoluna devam etmiş. Gördüğü civciv, civciv ailesinin en küçüğüymüş, sapsarı tüyleri, zeytin gibi gözleri varmış, bir ağaç kovuğunda yaşarlarmış.

Bir gün minik civcivin annesi, “Lili, ben gelene kadar sakın kimselere kapıyı açma ve evden dışarı çıkma. “Orman, senin yalnız başına dolaşabileceğin bir yer değil,” annesi uyarıda bulunmuş. Lili ise, “Anlaşıldı, anneciğim, endişelenme. Seni burada beklerim ve kapıyı kimseye açmam,” diye yanıt vermiş. Annesi ayrıldıktan sonra Lili, evin içinde annesinin dönüşünü sabırla beklemeye koyulmuş.

“2 saat geçmeyeceğim,” demiş annesi, ama saat geçmiş, annesi hala gelmemiş. Lili merak içindeymiş. Gökyüzünün kararmaya başladığını fark edince, Lili dışarı çıkıp annesinin peşine düşmeyi aklından geçirmiş. Ama hemen annesinin sözleri aklına gelmiş: “Lili, ben gelene kadar sakın kimselere kapıyı açma ve evden dışarı çıkma. Orman senin tek başına gezebileceğin bir yer değil.” Sözleri kulaklarında çınlamış ve yine beklemeye devam etmiş. Biraz daha zaman geçince havanın tamamen karardığını görmüş ve annesi hala gelmeyince artık dayanamamış,

kendini evden dışarı atıp annesini aramaya başlamış. Hava o kadar kararmış ki, ormanda göz gözü görmüyormuş. Lili korka korka annesini aramaya başlamış. Hem çok acıkmış hem çok üşüyormuş. Kısık sesiyle, “Anne, anne,” diye sesleniyormuş. Karanlıktan çok korktuğu için daha fazla devam edememiş, güçsüz bedeniyle olduğu yere yığılıp uyuya kalmış. Ne kadar uyuduğunun farkında değilmiş ama sabah çoktan olmuş.

Aslan sabah teftişe çıktığında yerde yatan civcivi, yani Lili’yi görmüş. İçi merakla dolu, aslan yavaşça yanına yaklaşmış ve yere eğilerek civcivin nefes alıp almadığını kontrol etmiş. Gözlerinin önünde dev aslanı gören civciv korkarak uyanmış ve bağırmaya başlamış. “Lütfen beni yeme, Aslan Amca! Ben çok küçüğüm, beni yesen bile karnın doymaz ki,” deyip sızlanarak ağlıyormuş. O sırada civcivin annesi, her yerde Lili’yi arıyormuş.

Hem geç geldiği için çok üzgünmüş hem de sözünü dinlemediği için çok kızgınmış. Aslan, korkan civcive bakarak, “Merak etme küçük civciv, seni asla yemeyeceğim. Hem çok küçüksün, istersen seni eve bırakabilirim,” demiş. Civciv bu duruma çok sevinmiş ama korkusu hala dinmemiş. Dev aslandan hala çok korkuyormuş, düşünmüş taşınmış, aslanın onu eve bırakmasını kabul etmiş. Aslan, civcivi sırtına almış ve Lili’nin evinin yolunu tutmuşlar.

Evine yaklaştıkça annesinin sesini duyuyormuş. “Ah Lili, neredesin, bu koca ormanda başına kim bilir ne geldi,” Lili annesinin sesini duyunca sevinçten bağırmış, “Anneciğim, anneciğim, geliyorum, Aslan Amca beni evimize getiriyor. Seni görmek için çok sabırsızlanıyorum.” Annesi ağlamaktan Lili’nin sesini duymuyormuş, yere oturmuş, “Lili, Lili,” diye ağlıyormuş.

Aslan daha fazla dayanamamış ve artık koşmaya başlamış. Kısa bir süre sonra ağaç kovuğunun önüne gelmişler. Aslan hemen civcivi yere indirmiş, “Hadi bakalım, annene koş,” demiş. Lili teşekkür bile edemeden evine koşmuş.

Yerde oturan annesini görünce sarılmış, “Anneciğim, bak Lili geldi. Çok özür dilerim, seni dinlemediğim için, seni bu kadar çok üzdüğüm için özür dilerim.” Anneciğim annesiyle görünce gözlerine inanamamış, “Böyle kocaman sarılmış Lili, beni çok korkuttun. Sana kızmam gerekiyor ama şu an üzüntüm daha fazla. Bu yüzden ben de senden özür dilerim. Verdiğim saatte gelemediğim ve seni yalnız bıraktığım için çok üzgünüm,” demiş. Sarılarak birbirlerine sarılmışlar.

Aslan çok duygulanmış ve arkasını dönmüş, ormana doğru yürümeye başlamış. O sırada Lili kovuktan çıkmış ve, “Aslan Amca,” diye seslenmiş. Aslan, Lili’nin sesini duyunca koca yüzü birden gülümsemiş ve arkasına dönüp Lili’ye bakmış.

“Aslan Amca, beni yalnız bırakmadığın için sana teşekkür ederim. Beni yemediğin ve anneme kavuşturduğun için de lütfen yine gel, seni asla unutmayacağım,” diyor. Koca yüzüyle gülümseyip Lili’ye bakmış, “Tamam minik civciv, bundan sonra hep yolunuzda olacağım,” demiş. “Lütfen annenin sözünü dinle ve tek başına asla ormanda dolaşma.” El sallamış, gidip, Lili kovuğuna geri dönmüş, annesine yine sarılmış ve birbirlerine çok sevdiklerini söylemişler. Lili, Aslan’a verdiği sözü annesine de vermiş ve o günden sonra Lili tek başına ormanda asla dolaşmamış.

Masal OkuMasallarPinokyo MasalıVampir Hikayesi


Benzer İçerikler

Sindirella Külkedisi ve Uçan Fil
Sindirella Külkedisi ve Uçan Fil Hikayesi
Süpürgeli Cadı Hikâyesi
Süpürgeli Cadı Hikâyesi
sihirli-kazan
Sihirli Kazan Hikayesi
Pinokyo Hikayesi Oku
Pinokyo Hikayesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.