Azrail’den Hindistan’a kaçan Adamın Hikâyesi

Azrail'den Hindistan'a kaçan Adamın Hikâyesi

Abone Ol google news
Azrail'den Hindistan'a kaçan Adamın Hikâyesi
Azrail’den Hindistan’a kaçan Adamın Hikâyesi

Hz Süleyman Rüzgar Hikayesi

Yıllar önce bir dinlediğim hikayenin adlı Meğer Mevlana Celaleddin Rumi tarafından anlatılmıştır. Hikayeyi kaynağından okuyunca daha ilginç geldiğini söyleyebilirim.

Hikaye şöyle bir gün saf Adamın biri kuşluk vaktinde Hz Süleyman‘ın kapısını çalmış,

tasa ve kaygıdan yüzü sararmış ve dudakları morarmış. Hz Süleyman ona bakarak sormuş. Sana ne oldu Betin benzin atmış harabe perişan olmuşsun.

Adamcağız cevap vermiş “sormayın efendim bugün Azrail’e rast geldim bana öyle bir bakış baktı ki Ödüm koptu” Hz Süleyman Peki. Buna karşın benden ne istiyorsun hemen iste demiş.

Adam yalvarırcasına “heyecanları koruyan sultan rüzgara emret te beni taa Hindistan’a götürsün de, bıraksın. Belki bu derece uzaklaşmak sayesinde canımı kurtarabilirim.

” Zavallı adam ölümden korktuğu için ondan kaçmakla ölümden kurtulacağına sanıyormuş.

Fakirlikten korkanlar da tıpkı onun gibi hareket ederler. Fakat ne yaparlarsa yapsın korktukları mutlaka başlarına gelir. Hatta beterine de uğrarlar. Hz Süleyman Hindistan’a gitmek isteyen bu adamın arzusunu yerine getirmiş. Rüzgara emretmiş.

O da adamın taşıdığı gibi bir lahzada Hindistan’ın en ücra köşesindeki bir adaya bırakmış adam Azrail’den Yakayı kurtardığını sanıyormuş. Ertesi günü Hz Süleyman’ın yine Divanı kurulmuş ve onun halkı kabul edeceği zaman gelmiş.

Azrail’de Divan daymış Hz Süleyman ona bakarak “Ey Allah’ın meleği niçin o Müslüman’ın ödünü koparan hışımlı bakışla baktın Bunun sebebini bana anlatır mısın? Azrail şöyle cevap vermiş.

“Benim ona bakışımda zerre kadar hışım yoktu. O vehme kapılarak yanlış anladı. Ben ona yol ağzında rastlamış. Onu görünce Hayret etmiştim.

Çünkü Cenabı Hak Bana Hindistan’da bir adaya gidip onun canını almayı Emir buyurmuştu. Onu burada görünce düşündüm şaşırdım bu adamın bir değil yüz kanadı olsaydı aynı gün buradan kalkıp yine Hindistan’a gidemezdi.

Ben onun canını Hindistan’da nasıl alacaktım?” Azrail Hayret etmekte haklıydı, fakat Hz Süleyman’ın bir Emri ile Rüzgar o Eceli gelen adamı taşıyıp Hindistan’ın en ücra Adası’na götürmüş.

Azrail de ona orada yetişmiş ve canını almış. Mevlana Celaleddin’in bu kıssayı anlattıktan sonra kıssadan hisse misali şu yorumu yapar işte sen bütün

dünya işlerine buna kıyas et gözünü aç ve gör ki uğraşıp didişmekle mukadderattan kurtulmak mümkün değildir kimden kaçıyoruz. Kendimizden mi ne mümkün mukadderattan kaçmak kendi nefsinden kaçmak gibidir.

Bu da imkânsızdır. Yoksa Haktan mı kaçıp kurtulmak istiyoruz ne beyhude bir zahmet.

Kısa HikayelerKeloğlan Masalları4 Yaş Masalları


Benzer İçerikler

Hapishane sihirbazi
Hapishane Sihirbazı Hikayesi
Zümrüdü Anka Kuşu Hikayesi
Zümrüdü Anka Kuşu Hikayesi
İmam Efendinin Ölümü Efsane Hikayesi
İmam Efendinin Ölümü Hikâyesi
Dilenci Prens Masalı
Dilenci Prens Hikayesi

Yorumlar

  1. Anonim says:

    sananekardeş

  2. ÇAĞAN EFE AK says:

    ıyyyyy allahım yaaa ne kadar da iğrençsinizzzzzzzzzzz

  3. ceyda says:

    güzel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.