Gulliver’in Gezileri Hikayesi

güliverin gezileri

Abone Ol google news

Gülliver adında bir gezgin adamın yeni yerler görme hayallerini gerçekleştirmek için çıktığı yolculukta tanıştığı kişiler ve başına gelenleri konu edinen güzel bir çocuk hikayesi.

güliverin gezileri
güliverin gezileri

Güliverin Gezileri

Lemuen Gulliver İngiltere’nin Nottinghamshire kentinde doğdu. Ailesi orta sınıf bir aileydi, Gulliver’in doğumuna çok sevinmişlerdi. Gulliver’in ailesi onun bir cerrah olmasını istiyorlardı. Ancak Gulliver çoğunlukla gezmeyi ve denizleri  keşfetmeyi hayal ediyordu.

Güliver: “Ah denizleri  gezmeyi ve daha önce kimsenin keşfetmediği yerleri keşfetmeyi o kadar çok istiyorum ki!” keşke bir gezebilsem diye düşünüyordu.

Seyahat etmek için kendisini yönlendiren birisi olmayınca, Gulliver ailesinin tavsiyesine uydu ve cerrah oldu. Gulliver İngitere’nin en iyi doktorlarından biriydi. Hastalarıyla yakından ilgileniyordu ve onları iyi tedavi ediyordu. Ama kalbi ve ruhu, her zaman denizlerden yanaydı. Acaba bir gün Pırıl, pırıl sulara yelken açabilecek miyim? Diye  sürekli merak ediyordu.

Aradan yıllar geçmiş, Gulliver evlenmiş ve iki çocuğu da olmuştu. Çocuklarının üzerine titreyen bir baba ve sevecen bir eş olmuştu. Ama hayalini yaşamayı çok istiyordu.

Bir gün eşi: “Hayatım, sorun ne? Niçin öyle üzgün görünüyorsun.”

Güliver: “Bir gemide kaptanlık görevi teklif edildi. Kabul etmeyi istiyorum ama, hem seni hem de çocukları düşünüyorum.”

Eşi: “Her zaman kalbinin sesini dinlemelisin. Denizlere açılmak seni mutlu ediyorsa o zaman o işi kabul etmelisin. Ama bana söz vermeni istiyorum. Sağ salim eve geri döneceksin.”

Gulliver: “Çok teşekkür ederim tatlım.” dedikten sonra ailesine veda  etti ve güney  denizlerine yelken açtı. Kendisini dünyanın en mutlu insanı olarak görüyordu. Ama onu bekleyen zorlukların hiçbirinin farkında değildi.

Bir gece denizde bir fırtına çıktı! Adeta deniz öfkeyle kabarmış, dalgalar gemiyi vurmaya başlamıştı. Gemi kısa bir sürede parçalanarak batmaya başladı. Gulliver ise boğulmaktan kurtulmak için yüzebildiği kadar yüzdü.

Tam hayatının sona erdiğini düşündüğü sırada,  büyük bir dalga onu denizin dibine doğru batırdı. Neyse ki bu olay Gulliver’in sonu değildi, bir adanın sahiline sürüklenmişti. Gözlerini açtığında sırtında bir şey hissediyor ama kalkamayacak kadar yorgundu. Bir süre sonra kendine gelen Gulliver gözlerini açınca:

“Ah! Aşırı yorgunum. Ne! Niye kumsala bağlıyım ben?  Ay saçım!” diye sızlanmış. Aşağı doğru bakınca serçe parmağının boyunda minik bir adam görüp şoke oldu.

Gullıver: “Yoksa ben öldüm mü? Cennetteki insanlar niye bu kadar küçük!” 

Küçük Adam: “Dev, biz Lilliput’luların adasında ne arıyorsun sen ?  Buraya bizi yemeye mi gedin?”

Gulliver: “Nee!  Hayır.”

Küçük adam : “Buraya adamızı çalmaya mı geldin?”

Gulliver: “Ne adası?

Küçük Adam: “Lilliput’ların adası! Dur! Bunu zaten söyledim sana! Yoksa Blefuscu’lar mı yolladı seni?” 

Gulliver : “Ne ’Coo’ mu?”

Küçük Adam: “Dev!  Niyetini söyle bana…”

Gulliver: “Benim adım Lemuel Gulliver, dev değilim! Yalnızca yorgunum. Buraya nasıl geldiğimi de hiç bilmiyorum. Son hatırladığım şey güney denizinde gemi kazası  geçirdiğim ve boğuluyordum.”

Asker Gulliver’in yalan söylemediğini anlamıştı…Küçük Adam: “Dev Gulliveri şehire götürelim ve onun kaderine kral karar versin.” demiş.

Liliputlar’ın Gulliveri taşımak için  yaptıkları büyük arabayı çekmek üzere toplam 300 at getirildi. Gulliver şehrin içinden geçirildi.

Hala gözlerine inanamıyordu. Gulliver: “Burası gerçektende Lilliput’luların adası! Ve bana sanki farklıymışım gibi bakıyorlar! Çok tuhaf! Biri size farklı geliyorsa sizde o kişiye  farklı geliyorsunuz demek ki!” diye düşünmüş.

Küçük Adam: “Majesteleri! Bu adam bize zarar vermeyeceğini söylüyor. Hatta, gemisinin açık denizde imha olduğunu  ve o nedenle kaybolduğunu söylüyor.”

Küçük Kral: “Ona öylece güvenemeyiz! O bizim için bir tehdittir. Bizi yemesi için  Blefuscu’lar tarafından gönderildiyse ne olacak!” 

Küçük Adam: “Eh…Majesteleri , bu adam Blefuscu’yu bilmiyor, oraya şey diyor ‘Coo’!” 

Küçük Kral: “Söyle bana Redresaal, sence bu adama güvenebilir miyiz?”

Redresaal: “Eh.. Korkmuş ve kafası  karışmış görünüyor majesteleri, sonuç itibarı ile o bizim konuğumuz.  Ona kendisini  kanıtlaması için bir fırsat vermeliyiz.” demiş.

Kral Gulliverin üstüne tırmandı. Kral bu büyük suratlı büyük adama temkinli yaklaşıyordu. Gulliver: “Bu adam kral olmalı, ona karşı nazik olmalıyım.” diye düşünmüş sonrada “İngiltereden majestelerine en yüce saygılarımla! Benim adım Lemuel Gulliver. Ben pek çok uzak ülkeleri ziyaret  ettim majesteleri. Ama sizin krallığınız ayak bastığım ülkeler içinde en güzel ada diyebilirim.”

Kral: “Burası Lilliput’luların adasıdır! Bizler sana belki küçük gelebilirsiniz.  Ama hepimiz güçlü birer savaşçıyız.”

Halk: “Yaşasın Kralım Yaşasın…Seni  Seviyoruz… Evet…. “

Gulliver: “Ben bundan hiç şüphe etmiyorum majesteleri, çünkü güçlü savaşçıların büyük kalpleri vardır. Beni misafirleri olarak gören bu sevecen krallığın halkı umarım sadakatimi kanıtlamam için bana  bir şans verir.”

Kral: “Hım… Bütün şehir seyrediyor. Hiçbir şekilde  acil karar almamalıyım. O bizim konuğumuzdur o nedenle ona saygılı davranmalıyız. Ama Lilliput’un güvenliği için geldiği o tuhaf ülke hakkında bilgi sahibi olana kadar Gulliver’in hareketleri prangayla  kısıtlanacaktır.” demiş.

Halk kralın kararı karşısında sevinçle “yaşasın kral.” diye bağırmaya başladı. Sonrada Gulliver serbest bırakılarak şehre uzak olamayan yıkık bir tapınakta kalmasına izin verildi. Ona yetecek tek büyük yapı burasıydı. Hareketlerini  kısıtlamak için sağ ayağına pranga bağlanmıştı. Lilliput halkı dev konuklarına çok iyi bakıyorlardı. Her gün onlarca insan yiyecek  dolu  arabalarla onun yanına gidiyordu.

Halk çok miktarda kumaşı birleştirerek onun için yeni giysiler diktiler. Lilliput’lular dev konukları ile konuşmak için her gün gruplar halinde toplandılar. Gulliver onlara Masallar ve Hikayeler anlatarak onları güldürdü. Sonrada onları teker teker avucuna alarak yukarı kaldırdı ve şehrin manzarasını seyretmelerini sağladı.

Bir gün şehirde bir etkinlik vardı. Lilliput halkı, yukarı gerilmiş ipin üstünde peş peşe  yürüyorlardı. Korkmuş  bir halleri vardı. Gulliver’in kafası karışmıştı. Krala ne olduğunu sordu.

Kral: “Lilliput halkı cesur ve gözü pektir. Karşında gördüğün şey, cesaret ve sadakat sınavıdır. Bu sınavı her kim geçerse Savunma Bakanı olacaktır.

Gulliver: “Ama Majesteleri, bu çok tehlikeli görünüyor, ip çok yüksekte. Ya düşerlerse ? Kötü bir şekilde yaralanabilir hatta hayatlarını kaybedebilirler! Sadakatlerini kanıtlamaları hayatlarından daha mı önemli yani?”

Küçük Kral: ” Ama Lilliput halkı cesurdur. Ayrıca halkın cesaretini sınayacak başka bir yöntemimiz yok.” demiş.

Gulliver bir süre düşündü ve sonra Redresaal‘dan kendisine bir ip getirmesini istedi. Redresaal yardımcı olmaktan memnundu, kendisi de bu sporu sevmiyordu. Gulliver daha sonra ipi parçalara böldü ve bunlardan bir ağ yaptı. Sonra bu ağı yukarıdaki ipin altına yerleştirdi.

Gulliver: “İşte! Şimdi oldu. Lilliput’ lular artık hayatını tehlikeye atmadan bu spora katılabilirler. Krallıkta Savunma Bakanına kavuşabilir.”

Halk Gulliver’in yaptığı bu yenilik için “yaşasın Guliver” diye tezahüratta bulundu. Kral ödül olarak Gulliver’ in ayağındaki prangayı söktürdü. Gulliver artık adada serbestçe gezebiliyordu. Çok mutlu olmuştu. Zaman geçtikçe Gulliver Lilliput halkının güvenini kazandı.

Kral artık önemli konuları onunla konuşuyordu. Gulliver aynı zamanda düşman Blefusca adasınıda öğrendi. Lilliput halkı ile Blefusca halkı yıllardır birbirine düşmandı. Gulliver onların öykülerini merakla dinliyordu.

Günler bu şekilde geçip giderken Guliver bir gün, acilen saraya davet edildi. Küçük Kral: “Gulliver bize yardım etmelisin Blefusca şuanda bize saldırıyor.” demiş.

Gulliver hemen yerinden kalkarak sahile doğru koştu, silahlarla donatılmış bir gemi filosunun Lilliput’ a doğru geldiğini gördü. Guliver eline aldığı bir iple gemilere doğru yürüdü.

Blefusca’lılar Guliveri görünce şoke oldular. Komutanları “Bu da ne? Nasıl bu kadar büyük olabilir?  Saldırın!”

Gulliver: “Ah.. Kesin şunu!” 

Blefuscalılar: “Faydası yok! Geri  çekilin! Geri çekilin!” demiş. Gulliver bütün gemileri iplerle bağladı  ve gemileri omuzunun üstünden  bir bohça gibi çekti. Gemileri Lilliput sahiline getirdi. Halk bir kez daha “Yaşasın Gulliver” diye tezahürat etmeye başladı.

Gulliver insanların hayatını kurtarmıştı. Küçük Kral: “Çok  iyi Lemual Gulliver ! Ama niye duruyorsun?  Blefusca’ ların bütün gemilerini buraya getir. Böylece gelecekte bize savaş açmak için ellerinde bir ordu kalmasın.

Gulliver: “Beni affedin Majesteleri ama bu hiç adil değil. Blefuscu  kendini başka düşmanlardan korumak için orduya ihtiyaç duyabilir. Ben savaşa katılan bütün gemileri getirdim buraya. Öbür gemiler Blefuscu sahilinde şu anda, onları buraya getiremem.”

Emrine uymadığı için kral Gulivere çok kızmıştı. Aradan birkaç gün geçtikten sonra Redresaal  Guliveri’n yanına giderek ona: “Guliver! Beni dinle!”

Guliver: “Merhaba Redresaal neden fısıldiyorsun?” 

Redresaal: “Burda olduğumu hiçkise bilmemeli, sana çok önemli bir mesaj iletmeye geldim. Kralın konseyle yaptığı konuşmayı doydum. Senden memnun değiller.”

Gulliver: “İyi ama neden?” 

Redresaal: “Çünkü sen bütün gemileri  Blefuscu’dan getirmeyen kralın emirlerine karşı  gelmiş oldun. Dinle, Gulliver, derhal Lillipu’u terk etmek zorundasın. Bu ada artık senin için güvenli değil.”

Gullıver: “Ama ben nereye gidebilirim?”

Redresaal: “Belki , Blefusca’ ya? Ele geçirilen gemilerden birini kumandanını duydum. Blefusca kralına mektup yazıp senin varlığından övgülerle bahsedecekmiş. Güvenle geri dönmek için onlardan bir gemi yapmalarını isteyebilirsin. Onlar hala bizim düşmanımız ama sen benim dostumsun ve senin için kaygılanıyorum.”

Gullıver: “Çok teşekkür ederim dostum. Öyleyse derhal gitmem gerek. Seni her zaman hatırlayacağım küçük dostum.”

Redresaal: “Bende seni hatırlayacağım, iyi kalpli dev.”

Gulliver hemen Blefuscu’ya doğru kaçtı. Beline kadar derin suların içinde yürüdü ve Blefescu kıyılarına vardı. Kralın bütün ordusuyla birlikte kıyıda beklediğini gördü.

Gulliver: “Benim geldiğimi görmüş olmalılar! Neden bana saldırmadılar? Majesteleri ben buraya savaşmaya gelmedim. Ben Lemune Guliver ve buraya sizden yardım istemeye geldim.”

Blefusca Kralı: “Tabiki, sen gemilerimizi  ve adamlarımı kurtardın. Sana teşekkür ederim. Sana Gulliver diyebilirim umarım.”

Gullıver: “Emrinizdeyim majesteleri.”

Blefusca Kralı: “Gullıverin kalması için hazırlıkları yapın.” diye emir vermiş.

Ertesi gün Gullıver Blefescu  kıyılarında dolaşıyordu. Suda yüzen bir şey gözüne ilişti. Gulliver: “O bir tekne mi!” diye söylendikten sonra hemen kralın yanına gitti.

Kral derhal kumandana emir vererek en az bir düzine gemi yollayıp tekneyi sahile çekmelerini söyledi.

Ardından adamlarına tekneyi onarması için Gulliver’ e yardım etmelerini söyledi ve ona her konuda yardım edeceğine söz vermişti.

Gulliver kralın yardımı karşısında çok mutlu olmuştu. Artık eve dönebilir ve ailesini tekrardan görebilirdi. Tekneyi onarmaları tam bir hafta sürdü. Tekne sağlamdı ve Gulliver’e  yetecek kadar büyüktü.

Blefesco halkı kralın emriyle tekneyi yeterli miktarda su, meyve ve yiyecekle doldurdu. Gulliver: “Bu  iyiliğinizi asla unutmayacağım majesteleri.”

Blefuscu Kralı: “Sen güçlü ve genç, bir adamsın Gulliver. Bizde seni asla unutmayacağız , iyi yolculuklar dostum.” demiş.

Gullıver, Blefescu halkına el salladı.  Çocukları için anlatacak pek çok güzel hikayesi vardı. Gulliver eve vardığında, karısına  ve çocuklarına sımsıkı sarıldı. Gullıver 24 Nisan 1702’de Nottinghamshire varmıştı.

Anadolu MasallarıHayvan HikayeleriMasal Kitabı


Benzer İçerikler

Horoz İle İnci Hikayesi
Horoz İle İnci Hikayesi
maymun-ve-timsah
Maymun Ve Timsah Hikayesi
Mutlu Su Aygırı Masalı Oku
Mutlu Su Aygırı: Neşeli Arkadaşlık Maceraları
Bahar Çiçekleri Hikayesi
Bahar Çiçekleri Hikayesi

Yorumlar

  1. Anonim says:

    Bu orjinali mi? Çünkü diğer sitelerde bam başka şekilde anlatılıyor.

  2. bilinmeyenkız says:

    çok iyi ama yazım yanlışı var mesela geldim yazılıcağına gedim yazılmış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.