Öküz Olmak İsteyen Kurbağa Hikayesi

kurbaga-ile-okuz

Abone Ol google news

Bir Öküz gibi büyük, hatta daha büyük olduğunu göstermek isteyen bir kurbağanın başına gelenleri konu edinen oldukça popüler bir Ezop masalı, iyi okumalar.

Kurbağa İle Öküz
Kurbağa İle Öküz

Kurbağa ile Öküz Hikayesi

Bir zamanlar güzel bir gölette bir grup kurbağa yaşarmış. Birlikte yaşamaktan çok mutluymuşlar. Oyunlar oynar ve her konuda birbirlerine yardım ederlermiş. Ancak, hepsi birbirinden farklıymış. Kurbağalardan biri en zayıf olanıymış.

En yüksek taşlara sıçrayabiliyormuş. Diğeri, en hızlılarıymış. Diğerleri daha göremeden sinekleri yakalarmış. Bide, Mex varmış. İçlerinde iri olanı da oymuş.

Mex, her gün yemek olarak bir düzineden fazla sinek ve böcek yermiş. Cüssesinden ötürü öbür kurbağalar ondan korkar. Mex ise, bu ilgiye bayılırmış. Cüssesi ile gurur duyar, daha ufak tefek kurbağalarla sık sık dalga geçermiş. Gerçekten de kurbağalar Mex kadar irisini daha önce hiç görmemişlerdi.

Gölet ormanın derinliklerinde olduğundan, ormanda su içmeye çok fazla hayvan gelmezmiş. o yüzden herkes, Mex’in dünyanın en irisi olduğunu sanırmış. Mex de böyle düşünmekten memnunmuş.

Mex: “hmmm! En iri olduğum için ne kadar da şanslıyım.” diye düşünürmüş. Mex’in 4 küçük yavrusu varmış. Yavrular hep göletin kıyısında öbür kurbağalarla oynarmış.

Mex’in yavrulardan biri arkadaşına “Hey hadi ağacın arkasında oynamaya gidelim. Orda bir sürü büyük taş var.”

Minik kırmızı kurbağa: “Auuu! bence hiç gitmeyelim. Annem bana göletin bu tarafında oynamamı yasakladı.”

“Yapmaa! Benim babam canlılar arasındaki en iri canlıdır. Sen hiç korkma. Eğer başımıza bir şey gelirse babama sesleniriz.”

Minik kırmızı kurbağa: “Eeee, bilemiyorum ama annem bana çok kızar.”

“Sen hiç merak etme. Annen sana bir şey diyecek olursa, babamdan rica ederiz annen ile konuşur. Sonra da annen sana kızmaz.”

Minik kırmızı kurbağa: “Eeee! Tamam, gidelim.” demiş.

Yavrular hiç vakit kaybetmeden hoplayıp sıçrayarak göletin öbür kıyısına; büyük ağacın arkasına gitmişler. Büyük ağacın ardında bir başka gölet daha görünce şaşırmışlar.

Mex’in yavrusu “Şuna bakar mısınız? Burda bir gölet daha var. Ben bu dünyada sadece bir gölet olduğunu sanıyordum.”

Minik kırmızı kurbağa: “Yaa, o şekilde düşünmemeliyiz. Bizim gözlerimizin görmediği daha bir sürü şey var. Burası büyük bir gezegen çok büyük.”

“Konuşmaya devam mı edeceksiniz? Hadi oyun oynayalım.”

Yavrular peş peşe en yüksek taşın üstüne sıçramışlar ve gürültü çıkararak gölete dalmışlar. Aniden, yer sarsılmaya başlamış.

“Olamaz! Hayır! Neler oluyor burada?”

“Yer neden sarsılıyor?”

Minik kırmızı kurbağa: “Ooov! Kendi göletimizi hiç terk etmeyecektik. Hepimiz öleceğiz!”

“heeh, bu da ne?”

Yavrular, tuhaf görünüşlü bir canlının gölete doğru yürüdüğünü görünce çok korkmuşlar. Boyu, en yüksek kaya kadar yüksekmiş. Attığı her adımda karnı oynuyormuş. Ve kocaman bir ses çıkıyormuş. Yavrular evlerine dönmek için aceleyle taşların üstlerine sıçramış. Ama bu sırada, minik kırmızı kurbağanın ayağı kaymış ve göletin içine düşmüş.

Bay öküz: “Aaah durun!” Nedir yaptığınız bütün bu şamata? Siz de kimsiniz? Sizi daha önce hiç görmedim.”

Minik kırmızı kurbağa: “Ööö! Lütfen büyük canlı! Lütfen beni yemeyin.”

Bay öküz: “Ne? Seni yemek mi? Hehehehehe! Neden durup dururken seni yemek isteyeyim? Ben buraya sadece biraz su içmeye geldim.”

“Yaa, o zaman bize saldırmayacaksınız demektir.”

Bay öküz: “Heeee! Hayır. Ben kurbağa yemiyorum, zaten.

“Öyle ise ne yiyorsunuz? Nasıl bu kadar iri oldunuz? Benim babam her gün bir sürü böcek yer. Ama yine de boyu sizinkinin yarısı kadar bile değil.”

Bay öküz: “Baban mı? Yani bir kurbağa mı? Hahahaha! Baban hiçbir zaman benim kadar iri olamaz. Ben bu cüsseyle doğdum. Her hayvanın kendi cüssesi vardır.”

Minik kırmızı kurbağa: “Yani, sizden daha iri hayvanlar da var mı diyorsunuz?”

Bay öküz: “Tabi ki.”

Yavrular, öküzden de iri başka hayvanların olduğunu duyunca şaşırmışlar. Orada saatlerce oturarak büyük hayvanlar hakkında İneği anlattığı diğer öykü ve masalları dinlemişler. Gece olmak üzereyken Yavru kurbağalar yeni dostlarına veda etmek zorunda kalmış.

“Hemen eve gidelim. Babama anlatacak çok şeyim var.”

“Evet, gidelim.”

Yavrular hemen Mex’in yanına giderek, hikayeyi ona anlatmışlar. Hikaye o kadar ilginçmiş ki; bütün kurbağalar onları dinlemek için toplanmış.

Mex: “Hahahahah vrak vrak! Ah benim masum yavrularım. Bay öküz dediğiniz o canlının benden daha iri olduğunu mu söylediniz siz şimdi? Vrak vrak!”

“Sadece o da değil baba. Bay öküzün dediğine göre, ondan bile daha iri hayvanlar varmış. Ve oradaki göle de su içmek için geliyorlarmış.”

“Evet, evet, aynı zamanda dedi ki, sen asla onun kadar iri olamazmışsın.”

Mex: “Vrak vrak! Çok saçma, kim benim kadar iri olabilir bu dünyada. Öküz sizi kandırmış, hatta yalanlarını kanıtlamak için kendini şişirmiş olmalı. O öküz bir yalancıdır.”

Başka bir kurbağa “Bunlar doğru olabilir mi Mex? Ben buraya su içmek için gelen kuşlarla sürekli konuşuyorum. Onlardan da başka hayvanlara dair hikayeler dinledim. Kendimizin en büyük olduğunu düşünmek yapacağımız en büyük hata olacaktır.”

Mex: “Vrak! Senin en büyük hatan olur benim değil. Ben bu dünya üstündeki en iri canlıyım. Bu su götürmez bir gerçek.”

Başka bir kurbağa “İsterseniz sabaha kadar bekleyelim ve sonra kendimiz görelim. Yavrular o büyük hayvanların göletten su içmeye geldiklerini söylediler. Sabah oraya gideriz ve gerçeği öğreniriz.” demiş.

Kalabalık öneriyi kabul etmiş. Ama Mex çok kızmıştı. Kendinin en iri olduğunu kanıtlamak istiyormuş. Yoksa bir daha bana kimse saygı duymaz diye düşünüyormuş.

Mex: “Hayır! Buna tam şu an karar vereceğiz. Evet, Vrak! Hiç kimse benim yavrularımı kandıramaz. Bay öküz söylediği yalanların yanına kar kalacağını düşünmüş. Onun kadar iri olamayacağımı hangi cürretle söylemiş olabilir?”

Mex, sırtını dikleştirmiş ve 2 ayak üstünde durmuş. Sonra karnını şişirmiş. Cüssesi büyümüş. Sonrada söyleyin bana öküz bu kadar iri miydi?”

Yavru kurbağalar “Hayır, daha iriydi.”

Mex karnını biraz daha şişirmiş. Sonrada “Bu kadar iri miydi peki?”

Yavru kurbağalar “Hayır daha iriydi.”

Başka bir kurbağa “Mex, bunu yapmak zorunda değilsin. Her hayvanın farklı bir kabiliyeti var. Eminim bay öküz o iri cüssesine rağmen bizim zıpladığımız gibi zıplayamaz.”

“Evet Mex, durmalısın artık. Kendine zarar vereceksin.”

Ancak Mex, pes etmeye hazır değilmiş. Arkadaşlarının tavsiyelerine kulak vermiyormuş.Duyduğu tek şey, bir öküz kadar iri olma düşüncesiymiş. Kendi de öyle olmak istiyormuş. Arkadaşlarını duymazdan gelerek, karnını biraz daha şişirmiş.

Mex: “Öküz bu kadar iri miydi he söyleyin?”

Yavrusu “Hayır baba, daha iriydi.”

Mex, geriye doğru bükülerek kendini biraz daha şişirmiş. Sonrada “Öküz bu kadar iri miydi?”

“daha iriydi.”

Mex’in yüzü morarmış. Kendini biraz daha zorlamış. Gözleri yuvalarından fırlayacak gibiymiş: “O öküz bu kadar iri miydi aaa?”

“Mex dur! Kendine zarar veriyorsun.”

Mex: “Söyleyin öküz bu kadar iri miydi?”

-Hayır baba daha iriydi.

Kurbağa haklıymış. Mex kendine zarar veriyormuş. Sırtı gerginmiş. Gözleri yuvalarından fırlamış. Şişen karnı ise acıyormuş. Ama pes etmiyormuş. Kendinin en iri canlı olduğunu kanıtlamak zorundaymış. Derin bir nefes alarak biraz daha şişirmiş.

Mex: “O öküz bu kadar iri mi…”

“Hayır baba! Yapma,” demiş ama artık çok geçmiş. Mex’inn midesi patlamış. Kendini vücudunun kapasitesinin çok üstünde şişirmiş.

Herkes çok üzülmüş ve “keşke bizi dinleseydi” demişler.

Hepimiz kendimize göre iyiyiz. Asla bir başkası olmaya çalışmayın.

Bebek MasallarıEğitici Masallar7 Yaş Masalları


Benzer İçerikler

Çirkin Prenses
Çirkin Prenses Hikayesi
Bremen Mızıkçıları
Bremen Mızıkacıları Hikayesi
Gezgin Uzaylı Masalı
Gezgin Uzaylı Hikayesi
Pijamaskeliler Hikayesi
Pijamaskeliler Hikayesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.