Öksüz Kız Hikayesi

Öksüz Kız Hikayesi

Abone Ol google news

Hoş geldiniz! Bugün, kalpleri ısıtacak, umudu ve dayanıklılığı anlatan özel bir hikayeyle karşınızdayız: “Öksüz Kız Hikayesi”. Bu masal, zorluklarla dolu bir dünyada cesaret ve iyimserliği korumanın önemini vurguluyor. Özellikle 7 yaş ve üzeri çocuklar için uygundur, ancak hikayenin içerdiği zor şartlar ve üzücü olaylar nedeniyle ebeveynlerin rehberliğinde sunulması önerilir. Masalın yolculuğunda, kahramanımızın karşılaştığı engeller ve onların üstesinden gelme biçimleri, çocuklara hayatın zorlukları karşısında güçlü ve olumlu kalmaları için ilham verecek. Şimdi, bu büyülü ve öğretici hikayenin derinliklerine birlikte dalalım.

Bir zamanlar, bir köyde bir aile varmış: baba, anne ve kızları. Bir gün, anneleri vefat edince, babaları başka bir kadınla evlenmiş. Yeni anne her gün kızı okula gönderirken ona sadece bir dilim arpa ekmeği verirmiş. Kız bu durumdan çok üzülür, okula ağlayarak gidermiş. Arpa ekmeğini ne yiyebilir ne de içine sindirebilirmiş. Bir gün, okula giderken yanındaki inek konuşmaya başlamış ve kıza şöyle demiş:

O ekmeği bana ver, ben onu yerim,” demiş inek. “Sen ise gel ve kulağımdan içeri gir. Orada lezzetli yiyecekler bulacaksın, onları sen ye.

Bu olaydan sonra kız, her gün arpa ekmeğini ineğe verir ve ineğin kulağına girip oradaki lezzetli yemekleri yer. Bu arada, üvey annesinin de bir kızı olur. Üvey anne, kendi kızını beslerken, üvey kızının gün geçtikçe şişmanladığını ve güzelleştiğini fark eder. Kendi kızına ne kadar iyi yemekler verse de, üvey kızı gibi olamaz. Bunun üzerine bir gün, kendi kızını da okula göndermeye karar verir. Ona da bir dilim arpa ekmeği verip, üvey kızını evde tutar. Kız yolda acıkınca arpa ekmeğini yemeye çalışır, ama boğazında takılır ve gözleri yaşarır. İnek, üvey annenin üvey kıza yaptıklarını bildiği için sessiz kalır. Kız eve döndüğünde, olanları şöyle anlatır:

Anne, lütfen beni bir daha gönderme,” diye yalvarır kız eve dönünce. “Ben o ekmeği yiyemiyorum, neredeyse boğuluyordum. Onun yerine o kızı gönder, ben dayanamıyorum.

Ertesi sabah, üvey anne kıza bir miktar pamuk ve bir iğ verir ve “Bunları al ve makara ipliği gibi eğir,” der. Kız, pamuk ve iğe bakarak ağlamaya başlar. İnek ona yaklaşıp, “Bu nedir ve neden ağlıyorsun?” diye sorar. Kız, “Üvey annem, bunları iplik yapmamı istedi,” diye yanıt verir. İnek, “Pamuğu bana ver, ben yerim. Sen de yanımda otur ve iplik sar,” diye teklif eder.

Kız, pamuğu ineğe verir ve inek bunu yutar. Daha sonra, inek kulağından ince ve güzel bir makara ipliği çıkartır. Kız, bu ipliği dikkatlice sarar ve eve götürür. Köydeki herkes kızın bu yeteneğinden bahsetmeye başlar ve “Bu kız ne kadar güzel ip eğirebiliyor!” derler. Bunun üzerine üvey anne, kendi kızına dönerek şöyle der:

Kız, pamuğu alır ve eğirmeye çalışır, ama oldukça kalın ve düzensiz bir ip yapar. Evine döndüğünde, annesine başarısız olduğunu söyler. Üvey anne, “Sen yapamadın ama bak o kız hem inek otlatıyor, hem de pamuk eğiriyor,” diyerek kızını kıyaslar ve kocasına ineği kesmeyi teklif eder. Adam önce karşı çıkar ama kadın ısrar eder ve sonunda ikna olur.

Öksüz Kız Hikayesi
Öksüz Kız Hikayesi

Öksüz kız, ineğin yanına gidip ağlamaya başlar. İnek ona, “Beni kestiklerinde etimi onlara yasaklıyorum. Onlar yiyemeyecek, sana ise tatlı gibi gelecek. Kemiklerimi beyaz bir bezle sarıp yemliğimin altına koy,” der.

İneği keserler ve eti ailenin diğer üyelerine acı gelirken, kıza tatlı gibi gelir. Kız, kemikleri toplar, beyaz bir bezle sarar ve yemliğin altına gömer. Bir süre sonra, bir padişahın düğünü olur ve aile davet edilir. Üvey anne kendi kızını giydirir ve düğüne gitmeden önce üvey kızına, “Biz dönene kadar bu kazanı gözyaşlarınla doldur,” der.

“Bu kazanı nasıl gözyaşımla doldurabilirim?” diye sorar kız.

“Doldurman gerek,” diye cevaplamış üvey anne.

Üvey anne, bir teneke buğdayı bir teneke mercimekle karıştırıp kıza, “Biz iki gün sonra döneceğiz. Bu sürede hem buğdayları mercimeklerden ayır, hem de kazanı gözyaşlarınla doldur,” demiş. Üvey anne gidince, kız ağlayarak işe başlar ama kazanın dolması neredeyse imkansız gibidir. O sırada oradan geçen bir tuzcu, kızın ağlamasını duyunca durumu sorar. Kızın cevabı üzerine tuzcu, “Bir ölçek tuz al ve iki teneke su koy, işte sana gözyaşı. Gözyaşı tuzludur,” önerisinde bulunur.

Kız, tuzlu suyu hazırlayıp, buğday ve mercimekleri ayırmaya başlar. Bu esnada, kapıdan geçen seyyar satıcılar kızdan ekmek ister. Kız, “Üvey annem buğday ve mercimekleri ayırmamı istedi ama bitmiyor,” der. Seyyar satıcılar, “Biz yardımcı olalım,” diye teklif eder.

Kız, buğday ve mercimekleri ayırırken, ineğin kemiklerini hatırlar. Yemliğin altına gidip kemiklere bakar ve orada altın işlemeli elbiseler ve atlar bulur. Hemen elbiseleri giyip ata atlayarak düğüne doğru yola çıkar. Düğünde, üvey annesi ve kız kardeşi ayakkabılıkta oturuyorlarmış. Kız geldiğinde, herkes onu padişahın kızı sanıp karşılar ve özel bir yere oturturlar. Bir süre sonra, üvey annesi ve kız kardeşi dönmeye hazırlanırken, kız onlardan önce ayrılır. Acelesi yüzünden ayakkabısı bir çeşmeye düşer. Eve döndüğünde, elbiseleri çıkarıp saklar.

Üvey annesi eve geldiğinde, kız, “Düğün nasıldı anne?” diye sorar. Üvey annesi, “Çok güzeldi. Padişahın kızı geldi, herkes ona çok değer verdi,” der, üvey kızının kendisi olduğunu bilmeden.

Bu arada, padişahın oğlu çeşmeye atını götürdüğünde kızın ayakkabısını bulur ve “Bu ayakkabıyı giyebileni alacağım,” diye karar verir. Ayakkabıyı herkese denetirler ama kimseye uymaz, sadece kızın ayağına tam olur. Üvey anne şaşkınlık içinde kalır. Düğün yapılır ve kız, padişahın oğluyla evlenerek mutlu bir hayata başlar.

Öksüz Kız Hikayesi: Umudun ve Dayanıklılığın Simgesi


Öksüz Kız Hikayesi, hayatta karşılaşılan zorluklara rağmen umudu ve dayanıklılığı korumanın önemini vurguluyor. Üvey anne tarafından verilen zor görevler ve engeller, kızın cesaretini ve yaratıcılığını ortaya çıkarır. Hikaye ayrıca, hayvanlarla kurulan özel bağın ve dostluğun değerini de ön plana çıkarır. Her şeye rağmen pozitif kalmak ve zorlukları aşmak için içsel gücü bulmak, hikayenin temel mesajları arasında yer alır. Bu masal, ayrıca adaletsizlik ve zorbalık karşısında sabırlı olmanın ve iyi kalbin sonunda zafer kazanacağının altını çizer.

Masal OkuKurnaz Kurt HikayesiHikaye Oku


Benzer İçerikler

Tuzlu Deniz Masalı
Tuzlu Deniz Hikayesi
Akıllı Yılan Hikayesi
Akıllı Yılan Hikayesi
Kızılderili Masalı Oku
Kızılderili Hikayesi
Büyülenmiş Prenses Masalı
Büyülenmiş Prenses Hikayesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.