Peri Kızı Hikayesi

Peri Kızı Masalı

Abone Ol google news
Peri Kızı Masalı
Peri Kızı Masalı

Evvel zaman içinde, kalbur saman içine dağların ardında bir köy varmış. Bu köyde birçok ev aynı sokak içerisinde yer alırmış. Bu köyde yaşayan genç bir delikanlı varmış. Bu delikanlı bir gün sokakta yürürken yaşlı bir kadın görmüş,kadın ise sokağa süt döküyormuş. Anlam veremeden ayrılmış. Ertesi gün oradan aynı saatte bir daha geçerken yine yaşlı kadının yola süt döktüğünü görmüş. Yine sesini çıkarmadan geçmiş. Sonraki gün ise aynı olay tekrar yaşanınca olayın aslını merak edip kadına sormuş. “Nedir o döktüğün?”

Yaşlı kadın eve girerken hiç arkasını dönmeden şu cevabı vermiş. “Ne olmasını bekliyorsun? Güzel kızımın elinin kiri”

Genç delikanlı ise yere eğilip iyice incelemiş. Ama bu sıvı sütten başka bir şey olamazmış. Hemen eve gitmiş. Annesine olayları anlatmış. “Şuradaki evde yaşayan yaşlı kadın her gün sokağa süt döküyor. Ne olduğunu sorduğumda ise bana elinin kiri olduğunu söyledi. Baktığımda ise tertemiz en kaliteli süttü. Elinin kiri böyleyse kim bilir kız nasıl güzeldir. “

Annesi hiç inanmamış ama genç delikanlı her gün şahit olduğu bu olay karşısında annesini ikna etme çabasındaymış. Şu sözleri söylemiş. “Yalan söylemek bir delikanlıya yakışmaz bilirsin, şimdiye kadar ne zaman yalan söyledim?”

Annesi ise madem doğru diyelim bundan bize ne? Bizi neden ilgilendirir, demiş. Oğlan hemen atılmış söze. “Geçenlerde evlenme çağımın geldiğini, çoluk çocuğa karışmam gerektiğini, bir düzenimin olması gerektiğini söylemiyor muydun? Bu yaşlı kadının elinden süt dökülen kızını bana iste lütfen.”

Meğerse bizim bu yaşlı kadının hiç kızı yokmuş, şaka olsun, laf olsun diye öyle söylemiş. Oysa delikanlının bunu ciddiye alacağından haberi yokmuş. Annesi yaşlı kadının evine gitmiş. Yaşlı kadının eli ayağı birbirine dolanmış. Annesi niyetini açıklamış. Kızı görmek istemiş. Yaşlı kadın ise kızının hasta olduğunu eğer almak isterlerse görmeden almalarını söylemiş. Hem çok güzel hem de hamarattır. Elinden her iş gelir demiş. Delikanlının annesi ise oğlanın dediklerine güvenerek kızın hasta olduğuna inanmış. Ve bu işi onaylamış. Kadınla oracıkta sözü kesmişler. Erkek tarafı hiç zaman kaybetmeden düğün hazırlıklarına girişmiş. Hazırlıkları delikanlı bizzat kendisi organize ettiğinden hızlıca bitirmiş. Her şey hazırmış. Kızı almak için yaşlı kadının evine gitmişler. Yaşlı kadın ise ne yapacağı hakkında çare düşünmeye başlamış. Ne yapacağım ne yapacağım diyerek koşturmaya başlamış. Delikanlı eve girince yaşlı kadın siz biraz bekleyin kızım halen hazırlanıyor demiş.

Delikanlı beklemeye koyulurken yaşlı kadının aklına bir fikir gelmiş. Hemen mutfağa giderek kazana un doldurup içine biraz da su dökerek hamur hazırlamış. Yaşlı kadın hazırladığı hamuru insan şekline getirip kurumaya bırakmış. Elini temizleyip gelinlik giydirmiş. Telleri başının üstüne kapatmış. Hamur gelin uzaktan bakınca gerçek bir geline benziyormuş. Elbise de büyük olduğundan adım atmadığı belli oluyormuş. Yaşlı kadın arabaya kadar eşlik etmiş. Kapının önünde arabaya bindirmiş. Hemen yola koyulmuşlar.

Kadın telaşlı bir şekilde düğün yerine gidince ne yapacaklarını düşünüyormuş. Rezil olmamak için çare aramaya koyulmuş. Aklına bir fikir gelmiş. Arabanın sol tarafında gelinin olduğu yerde masmavi bir göl görmüş. Bu hamuru göle atarsam düştü diye ararlar kızımı, bende rezil olmam demiş.

Yaşlı kadın hamurdan yaptığı gelinin üzerindeki gelinlikleri, elbiseleri çıkarmış. Arabacıya belli etmeden hamur gelini göle atmış. Ardından yakarışlar içine girmiş. Kızım suya düştü yardım edin, diye herkese sesleniyormuş. Araba yavaşlamış, tüm köylüler yaşlı kadının etrafında toplanmış, Ne olduğunu anlamaya çalışıyorlarmış. Yaşlı kadın ağlıyor, sızlanıyormuş. Kızımı kurtarın diyormuş. Yaşlı kadından göle düşen gelin haberini alan genç delikanlı yakın arkadaşlarıyla beraber gölün kıyısına gelmişler, kurtarmak için çözüm aramaya koyulmuşlar.

Peri Kızı Masalı
Peri Kızı Masalı

Genç delikanlı ve arkadaşları gölün kıyısında olan ağaçlardan sal yapmışlar. Balıkçı arkadaşlarından balık tutmak için kullandıkları ağları almış ve göle açılmışlar. İyice açıldıktan sonra ağları göle bırakmışlar.

Tam da o esnada masmavi gölün içerisinde, balıkların arasında üç tane peri kızı beraber oyun oynuyormuş. Gelen balık ağını görünce, ben dış dünyayı çok merak ediyorum diye atılmış en büyük peri. Ortanca peri ise bende çok merak ediyorum ama korkuyorum, demiş. En küçük peri ise ben bu ağlardan birini takılarak yukarı çıkacağım, çok merak ediyorum ama korkmuyorum demiş. Diğer peri arkadaşları ile vedalaştıktan sonra balıkçı ağına tutunmuş.

Balıkçı ağını tutan kişiler gelen ağırlığı hissedince ağı hemen yukarı doğru çekmeye başlamışlar. Peri dış dünyaya doğru yolculuğa başlamış. Dışarı çıkan peri diğer insanlar tarafından gelin zannedilmiş. Hala yaşıyor olmasına epey şaşırmışlar. Sudan çıkan bir kız olduğunu gören yaşlı kadın bu benim kızım kurtuldu diyerek bağırmaya başlamış.

Peri çok güzelmiş. Oradaki herkesi etkiliyormuş. Peri kızını kurtardıktan sonra hemen alıp arabaya bindirmişler. Düğün elbiselerini giydirip düğün evine doğru yola çıkmışlar. Yaşlı kadın hayretler içindeymiş. Gölden çıkan bu kız kendisini kurtardığı için çok mutluymuş.

Düğün evine gidildiğinde koskocam düğün yapmışlar. Kırk gün kırk gece düğünün ardından herkes evine çekilmiş. Delikanlı ile peri kızı ise habersizce evlenmişler. Bir eve çıktıklarında eşine hep köylü kızı olarak seslenmeye başlamış. Peri kızı ise bu adamın kendi ismiyle değil de köylü kızı olarak seslenmesinden çok rahatsız oluyormuş. Kocasının bu lafına çok darılmış ve artık hiç konuşmamaya başlamış. Kocası ne derse yapıyor ama hiç konuşmuyormuş.

Bu konuşmama işi delikanlının canını sıkmaya başlamış. Rahatsız oluyormuş, canı sıkılıyormuş. Onu konuşturmak için yollar ararken aklına şaka yapmak gelmiş. Perine kızına konuşmazsan seni odaya kilitlerim, demiş. Peri kızı ise bu şakayı hiç hoş karşılamamış. Kapatırsan kapat, sen bilirsin, başa gelen çekilir demiş. Bunun üstüne delikanlı şakayı bırakıp olayın ciddiye bindiğini anlamış. Kızgınlıkla onu bir odaya kilitlemiş.

Peri kızının kilitlendiği günden sonra evdeki tüm işleri adamın evindeki kardeşlerinden en büyük ablası devralmış. Ablası gel zaman git zaman evin işlerini yaparken eve gelen gelin kızın neler yaptığını merak etmiş. Kilitli olduğu oda anahtarından bakınca Peri kızına çok şaşırmış. Peri Kızı minderinde otururken şu sözleri söylüyormuş, “Ateşim Yan!” diyerek ateş yakıyormuş. Odada bulunan mangal hemen harlanmış. Kendi kendine peri kızının önüne gelmiş. Ablası izlemeye devam etmiş. Peri kızı, “Yağım Gel!” deyince yağ dolu bir tava gelip mangalın üzerine yerleşmiş.

Peri kızı devam etmiş. “On parmağımda balık, tam da ağızlara layık” diyerek parmaklarının hepsini mangal üzerinde kızaran yağın içerisine batırmış. Bu lafların ardından tavanın içerisinde on tane balık pişmeye başlamış. Balıklar kızgın yağda perinin güçleriyle piştikten sonra onları güzel bir tabağa koyup kocası karnını doyursun diye ona göndermiş. Bunu izleyen büyük ablası, perinin bu özelliklerini çok kıskanmış. Kendisinin de yapabileceğini düşünmüş. Ne var sanki balığı emek harcamadan pişirmekte ben de yaparım diyerek mutfağa gitmiş.

“Ateşler Yansın!” dese de herhangi bir şey olmamış. Tekrar denemiş. Ancak hiçbir şey olmuyormuş. Kalkıp kendisi ateşi yakmış, öyle devam etmiş. “Yağım Gel!” dese de yine işler beklendiği gibiymiş. Hiçbir şey olmuyormuş. Bunu da ben yapayım belki balıklar gelir demiş. İşler beklediği gibi gitmeyince tavaya yağ koyup mangalın üzerine koyarak yağı kızartmış. Yağ kızardıktan sonra balık pişirmek için “On parmağımda balık, tüm ağızlara layık!” diyerek ellerindeki on parmağını tavdaki kızgın yağın üzerineyapıştırmış.

On parmağından balık çıkması gerekirken tüm parmakları kızgın yağ içinde yanmış. Elleri kızgın yağ ile yanınca can havliyle son ses bağırmış. Parmaklarım, güzel parmaklarım diye inliyormuş. Bu acı dolu sesleri duyan ev ahalisi mutfağa koşmuş. Kız kardeşinin elini soğutmaya çalışmışlar, hemen sargı beziyle sarmışlar. Sebebini sorduklarında eve gelen gelinin bunları böyle yaptığını o da ona bakarak yapmaya çalıştığı için yaktığını anlatmış.

Delikanlı ablasının yanan parmaklarını görünce işleri ortanca ablasına bırakmış. Tüm yük onun omuzlarına binmiş. Peri kızı yine bahçede gezerken kuyudan su çekmek isterken, delikanlının ortanca ablası ise onu evin bahçesinden seyrediyormuş. Peri kızının ne yapacağını çok merak ediyormuş. Peri kızı, elinden kovayı kaçırmış yanlışlıkla. Ama hiç endişelenmemiş. Saçından bir tel koparıp kuyunun içine doğru eliyle uzatmış. Saç teli uzayıp büyüyerek kuyunun en dibine doğru yol almış. Kuyunun içindeki suyun yüzeyine gelince kovayı su ile doldurup çekmeye başlamış. Kova yukarı gelince pencereden peri kızını izleyen ortanca abla çok kıskanmış bu durumu. Hemen gidip kendisi de denemek istemiş.

Kuyunun dibine gelince kovayı kuyunun dibine atmış. Bir saç telini koparıp kuyuya doğru uzatmış. Ama hiçbir şey olmuyormuş. Ne saç uzuyor ne de kuyudaki kova yukarı geliyormuş. Bakmış olmuyor zorlamak için kuyunun içine doğru tüm saçlarını uzatmaya başlamış. Kuyunun kenarından destek alarak iyice içine girmeye çalışmış. Tam da bu sırada ayakları yerden kesilince dengesini kaybetmiş ve suyun içine düşmüş. Ve ortanca ablası kuyunun içinde oracıkta boğulmuş.

Büyük ablasının ardından bu felaket başına gelince genç delikanlı yıkılmış. Peri kızının yanına giderek ona sitem etmiş. “İlk olarak senin yüzünden en büyük ablamın parmakları yandı, sonra ortanca ablam boğuldu. Sen ne yapıyorsun bunlara?” diyerek peri kızına sitemkâr bir şekilde davranmış ve konuşmazsan seni hiçbir yere çıkarmam, konuş nasıl yapıyorsun bunları, demiş. Peri kızı rest çekerek sen bilirsin, istediğin yere kapat demiş.

Delikanlı, peri kızına kızgın bir şekilde evden ayrılmış, kafasını dinlemek için sokağa çıkmış. Malum ortanca ablası da olmayınca evin tüm işleri delikanlının en küçük ablasına kalmış. Tüm ev işleri küçük kıza kalınca evde ekmek yapması lazımmış. Evde ekmeğin olmadığını küçük kızdan anlayınca yapmaya başlamış. “Fırın Gel!” diye seslenince fırın peri kızına doğru ilerlemiş. Küçük kız ortaya çıkan sesleri duyunca mutfağa geçip bakmış Peri kızını izlemeye koyulmuş, ne yapıyor diye merak etmiş. Peri kızı “Ateşim Yan!” deyince fırın cayır cayır yanmaya başlamış. Peri kızı fırında ateşin yandığını görünce bu sefer “Hamur Teknesi Buraya Gel ve Hamur Yoğur!” diyerek hamur teknesini yanı başına çağırmış. O da gelince Peri Kızı soyunarak fırının içine girmiş. Hamur teknesinden hamur alıyor fırın içinde külleri ve ateşi ayıklayarak hamuru pişiriyormuş.

Tüm bunları gören evin en küçük kızı ise kıskanmış diğer ablaları gibi. Bunlar da ne var ki bende yaparım madem bu kadar kolaysa demiş. Peri kızı işlerini halledip dışarı çıkmış. Yaptığı ekmekleri kocasına yollamış.

Küçük kız kendisinin yapabileceğine inanarak mutfağa girmiş. Hemen seslenmiş. “Ateşim Yan!” dese de hiçbir şey olmamış. “Hamurum Yoğrul!” deyince de hiçbir şey olmamış ne fırın yanmış ne de hamurlar hazır hale gelmiş. Bunları ben kendim yapayım belki fırının içerisine girersem olur demiş. Kalkmış fırını kendisi yakıp hamurları elleriyle yoğurmuş. Bunları hazır edince fırına girip pişirmeye çalışmış. Girer girmez fırın küçük kızı yakmaya, onu küle dönüştürmeye başlamış.

Peri Kızı Masalı
Peri Kızı Masalı

Evin en küçük kızını da böyle bir şekilde kaybeden delikanlı içten içe daha da hüzünlenmiş, kederlenmiş. Yine suçu peri kızında aramış. Sen ne yapıyorsun da bu kızların ölümüne sebep oluyorsun, neden onlara zarar vermek istiyorsun diye sorgulamaya başlamış.  Halbuki ölümlerinin sebebinin kendi kıskançlıkları, çekememezlikleri olduğunu bilmiyormuş. Delikanlı kafasını dağıtmak için sokağa çıkmış.

Peri kızı kocası evden çıkınca yağ küpüne ve bal küpüne seslenmiş. “Yağ küpü, bal küpü gelin!” diyerek yağ ve bal küpünü yanına getirmiş. Yağ ve bal küpü yanına gelince bu sefer “Yağ küpü ve bal küpü şimdi beni iyi dinleyin! İkiniz de çarşıya giderek yağ küpüne yağ, bal küpüne bal alıp güzel güzel geleceksiniz!” demiş. Bunu duyan yağ ve bal küpü çarşıya doğru yola çıkmış. Evlerinden yağ ve bal küpünün çıktığını gören delikanlı onları takip etmiş. Hızlı gitseler de yetişmiş onlara. Önce yağ küpünü doldurmak için yağcıya gittiklerini görmüş, sonra bal küpünü doldurmak için balcıya gittiklerini görmüş. Yağcı ve balcı küplere yağ ve bal doldurduktan sonra eve dönmüşler. Eve tam girerlerken yağ küpü yanlışlıkla bal küpünün ağzını kırmış. Bal küpünün canı çok yanmaya başlamış ve eve gidince onu peri kızına şikâyet edeceğini söylemiş. Yağ küpü şikâyet ederse ona “Ay baban, güneş annen, Yıldız kardeşlerinin hatırı için bana ceza verme derim, o da bir şey yapmaz” demiş. İçeri de peri kızının yanına gelmişler. Bal küpü peri kızına “Ey peri kızı bu yağ küpü ağzımı kırdı, sen de onun cezasını ver lütfen” demiş. Delikanlı da tüm bu olanları uzaktan uzaktan izliyormuş.

Peri kızı eline bir sopa almış. Yağ küpüne doğru ilerlemiş. Yağ küpü peri kızına “Ay baban, güneş annen, yıldız kardeşlerinin hatırına beni cezalandırma, tüm bunlar birer kazaydı, istemeden oldu” demiş. Peri kızı bu sözlerin karşısında elindeki sopayı yere atmış. Delikanlı ise tüm olanları şaşkınlıkla izliyormuş.

Delikanlının aklına bir fikir gelmiş. Peri kızının yanına gelerek “Ay baban, güneş annen, yıldız kardeşlerinin hatırı için konuş, neden konuşmuyorsun hiç?” demiş. Peri kızı ise sonunda konuşmaya başlamış. Dili çözülmüş ve şu sözleri söylemiş. “Sen şimdiye kadar benim kim olduğumu, ne yaptığımı, nereden geldiğimi hiç sordun mu? Bu soruları sormadan benimle köylü kızı diyerek alay ettin. Bu benim çok gücüme gitti. Alay etmen gerekmiyordu. Sen bana hiçbir şey sormadığın için sana gücendim ve daha konuşmama kararı aldım” demiş.

Delikanlı ise bu peri kızının dediklerine hak vermiş. Oracıkta hemen özür dilemiş. Tüm bu soruları sormuş, nereden geldiğini, kim olduğunu, olayların her birini tek tek dinlemiş.

Peri Kızı “Biz gölün diplerinde yaşayan üç peri kardeşiz. Üzerimize gelen balıkçı ağları ile dış dünyayı merak edip yukarı çıktık, sonra siz hiçbir şey sormadan bana gelin elbisesi giydirip seninle evlendirdiniz. Tüm bunları sorarken hiçbir şey sormadınız bana. Ve sürekli benimle köylü kızı diyerek alay etmen de çok zoruma gitti. Üstelik tüm bunlar olurken de beni hiçbir sebep yokken odaya kilitledin” demiş. Delikanlı tüm bunları duyduktan sonra büyük bir hata yaptığının farkına varmış. Tekrardan özür dileyip barışmışlar. O günden sonra hiçbir şekilde alay etmemiş ve gül gibi geçinip gitmişler. Onlar muradına ermiş darısı ise bu peri kızı masalı okurlarına…

Peri Kızı Masalı Özeti

Evvel saman içinde kalbur saman içinde dağların ardında bir köy varmış. Bu köyde yaşayan bir delikanlı sokakta yürürken yaşlı bir kadının sokağa süt döktüğünü görmüş. Neden döktüğünü sorunca ise kızımın elinin kiri deyince delikanlı, kızının eli kirliyse kızı ne kadar güzeldir demiş.

Eve gidip bu durumu annesine anlatan delikanlı annesini ikna etmiş ve kendisine gelin olarak almasını istemiş. Meğerse yaşlı kadının hiçbir kızı yokmuş. Çocuğa laf olsun diye öyle söylemiş. Annesi kadının evine gidince yaşlı kadın kızının hasta olduğunu söylemiş. Bu yüzden kızını göremeyeceğini söyleyip almak isterlerse görmeden almalarını söylemiş. Delikanlının annesi ise inanıp sözü kesmişler.

Erkek tarafı düğün hazırlıklarını yapmış. Düğün günü gelmiş çatmış. Gelini almak içi araba yollamışlar. Yaşlı kadın yalanı ortaya çıkacak diye çok endişelenmiş. Gelenleri bekletip mutfağa giderek hamurdan bir insan yapmış. Kurumasını bekleyince gelinlik giydirip arabaya bindirmiş.

Yolda arabayla giderken düğün evinde ne yapacağını düşünüyormuş. Aklına fikir gelmiş. Hamurdan gelinin elbisesini çıkarıp göle atmış. Sonra yakarışlar içine girmiş gelinim suya düştü diye. Herkes durmuş. Gelini aramaya başlamışlar. Balıkçı ağlarını göle doğru fırlatmışlar. Tam da o esnada gölün diplerinde üç tane peri oyun oynuyormuş. Bu üç periden biri dış dünyaya gitmek istediğini söyleyerek balıkçı ağına tutunup dışarı çıkmış.

Gölden bir kız çıktığını gören yaşlı kadın işte benim kızım demiş. Hemen gelinlik giydirip düğün evine götürüp evlenmişler. Düğünden sonra delikanlı evlendiği kişiye hep köylü kızı diye hitap ediyormuş. Buna gücenen peri kızı bir daha konuşmamaya karar vermiş. Dediklerini yapıyor ama hiç konuşmuyormuş.

Bundan rahatsız olan adam konuşmazsan seni bir odaya kapatırım diye şaka yapmış. Peri kızı rest çekerek kapatırsan kapat deyince delikanlı peri kızını bir odaya kapatmış. Evin işlerini adamın büyük ablası üstlenmiş. Günler geçtikten sonra peri kızının ne yaptığını merak eden büyük ablası kapı deliğinden bakarken peri kızının sadece söz söyleyerek ateş yaktığını ellerini tavaya sokarak balıklar çıkarttığını görmüş. Bunu kıskanıp bende yaparım diyen büyük kız ellerini kullanılmaz hale getirene kadar yakmış.

Evin işleri ortanca kıza geçmiş. Yine peri kızı bir gün bahçede kuyudan su çekerken ortanca kız onu görmüş. Kovayı kuyuya düşüren peri kızı saç telinin bir tanesini koparıp uzatarak kovayı kuyudan çekmiş. Bunu pencereden izleyen ortanca kız ise bende yaparım diyerek bahçeye gitmiş. Kovayı kuyuya atmış. Saç telini uzatmış ama hiçbir şey olmamış. Tüm saçlarıyla denemek için kuyunun içine doğru uzanan kız, kuyunun içine düşerek boğulmuş.

Evde artık tüm işler küçük kıza kalmış. Küçük kızın ekmek yapması gerekiyormuş. Bunun farkına varan peri kızı sözleriyle fırının ateşini yakıp fırının içine girerek hamuru pişirmiş. Bunu gören küçük kız ise bende yaparım sanki ne var demiş. Küçük kız fırının içine girerek pişirmeye çalışınca kömür olmuş.

Tüm bunların suçunu peri kızına yükleyen adam ona çok kızmış. Kafasını dinlemek için dışarı çıkacakmış. Evde yağ ve bal bittiğini gören peri kızı çarşıya bal ve yağ alması için bal ve yağ tenekelerini göndermiş. Sokakta evlerinden yağ ve bal tenekelerinin çıktığını gören adam onları takip etmiş. Çarşıda yağ ve bal alarak geri dönen tenekeleri eve dönene kadar takip etmiş.

Eve giderken yanlışlıkla yağ tenekesi bal tenekesine zarar vermiş. Bunu peri kızına şikâyet edince peri kızı bal tenekesine ceza vermek için yürürken bal tenekesi “Ay baban, güneş deden, yıldız kardeşlerin hatırına bana zarar verme” demiş. Peri kızı ise geri adım atmış. Bunları gören adam ise aynı cümleleri kurarak kendisiyle neden konuşmadığını sormuş. Kız bu cümleyi duyduktan sonra dili çözülmüş. Kendisiyle köylü kızı olarak dalga geçmesi onun zoruna gitmiş. Hiç nereden geldiğini kim olduğunu sormadan alay etmesi onun hoşuna gitmemiş. Bu nedenle konuşmama kararı almış. Peri kızı başından geçenleri adama anlatmış. Adam ise hata yaptığının farkına varmış. Özür dileyip sonsuza dek mutlu yaşamışlar.

Peri Kızı Masalı Hakkında Sorulan Sorular

  • Peri Kızı Masalı Ana Fikri Nedir?: En güzel peri masalları arasından biri olan peri kızı masalı ana fikri, kimsenin hakkında bilgi sahibi olmadan dalga geçmemeli, olayların tam aslını bilmeden kimseyi yadırgamamalıyız ve yalan söylememeli söylersek işlerin kötü boyutlara ulaşabileceğini bilmeliyiz. Peri kızı masalları içerisindeki adamın peri kızına yaptığı gibi dalga geçmemeli, yaşlı kadın gibi delikanlı ve ailesine yalan söylememeliyiz.
  • Peri Kızı Masalı Konusu Nedir?: Peri kızı hikayesi konusu, genç bir adamın yanlışlıkla bir peri ile evlendikten sonra onu gücendirecek davranışlar sergileyip perinin hiç konuşmamasına vesile olmuştur. Bu suskunluk nedeniyle oluşan, delikanlının ablalarının başına gelen kötü olayları peri kızı masalı bizlere anlatır.
  • Peri Kızı Masalı Kaç Sayfa?: Türkçe peri masalları okumak isteyen kişilerin sıkça sorduğu sorulardan birisi olan peri kızı masalı kaç sayfa sorusuna şu cevabı verebiliriz. Küçük peri masallarından birisi olan peri kızı masalı, çıkartılan kitabın yazı tipi ve görselliğine göre değişkenlik gösterir. Piyasada güncel olarak bulunan peri kızı masalı ortalama olarak altmış sayfa civarındadır. Peri masalı okumak isteyen Küçük okurlarımıza alabilirsiniz. Ayrıca peri kızı masalı dinlemek isteyen kişiler YouTube üzerinden çeşitli kişiler tarafından ses kaydına, video kaydına alınmış içeriklere ulaşarak küçük okurlarımıza dinletebilirsiniz. Kendinize en uygun okur bulabilmek için tek yapmanız gereken YouTube uygulamasını açıp “Peri Kızı Masalı Dinle” diye aratmanız yeterlidir.

1)   Peri Kızı Masalından Çıkarılabilecek Dersler Nelerdir?

  • Yalan söylememeliyiz, yalan iyice büyüyebilir içinden çıkılamaz bir hal alabilir.
  • Olayların aslını tam olarak bilmeden kimseyi yargılamamalıyız, işler göründüğü gibi olmayabilir.
  • Bir kişi hakkında yeterli bilgi sahibi olmadan onu farklı şekillerde nitelendirmemeliyiz.
  • Kimseyi rahatsız edecek lakaplar takmamalıyız.
  • Yeri geldiğinde özür dilemeyi bilmeliyiz.

Uzun Hikayeler9 Yaş MasallarıUyku Öncesi Masallar


Benzer İçerikler

Herkesi Memnun Edemezsin
Herkesi Memnun Edemezsin Hikayesi
Fareli Köyün Kavalcısı Masalı
Fareli Köyün Kavalcısı Hikayesi
Kırmızı Ayakkabılar Masalı
Kırmızı Ayakkabılar Hikayesi
Ormanlar Kralı Aslan Hikayesi
Ormanlar Kralı Aslan Hikayesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.