Şehir Faresi ve Köy Faresi Hikayesi

Şehir Faresi ve Köy Faresi

Abone Ol google news

İki samimi arkadaş olan olan farelerden birinin şehirde, diğerinin köyde yaşamaktadır. Bu farelerin birbirine ziyaretlerini konu edinen güzel bir fare masalı. İyi okumalar.

Şehir Faresi ve Köy Faresi
Şehir Faresi ve Köy Faresi

Şehir Faresi ve Tarla Faresi

Evvel zaman içinde şehirde yaşayan küçük bir fare varmış. Bu fare köyde yaşayan arkadaşının fotoğrafını bulmuş, ona ziyarete giderek sürpriz yapmaya karar vermiş.

Şehir Faresi: “Iyy burası gerçekten çok kötü kokuyor pis çiftlik hayvanlarının kokusu bu, yakında arkadaşımın evini bulacağım.” diye söylenmiş.

Bir süre gezindikten sonra, sonunda arkadaşının evini bulup, kapısını çalmış. Arkadaşı kapıyı açınca; “Merhaba benim sevgili arkadaşım.” demiş.

Köy Faresi: “Hoş geldin arkadaşım.”

Şehir Faresi: “Sana sürpriz yapmak istedim.”

“Ne güzel sürpriz!! Köyümüze hoş geldin sevgili arkadaşım. Beni ziyaret etmek için şehirden ta buraya kadar geldiğin için memnun oldum.” demiş. Arkadaşlar bir süre konuşmaya devam etmişler.

Bir süre sonra Tarla faresi: “Çok uzun bir yoldan geldin, yorulmuş olmalısın. Neden gidip yıkanmıyorsun. Bu arada bende sana gidip bir şeyler hazırlayayım.” demiş.

Şehir faresi ellerini yıkarken Tarla faresi’ de “Madem öyle, gidip de biraz taze sebze çıkarayım!” demiş.

Bu arada ellerini yıkayan şehir faresi bütün suyu bitirmiş. Suyun akmadığını görünce de; “Ne kadar da az su varmış! Benim şehrim çok daha iyi.” diyerek dışarı çıkmış.

Bu arada yiyecek bir şeyler hazırlayan köy faresi, arkadaşını dışarı çağırarak “Senin için güzel bir yemek hazırladım.” demiş. biraz tatlı patates, taze kırmızı pancar ve turp hazırlamıştı. Yanında taze süt de varmış.

Köyde oturan fare: “Neden şöyle oturmuyorsun?” diyerek misafirine servis yapmış.

Şehir faresi: “Köy de bunları mı yiyorsunuz? Tatsız yiyecekler… hiç birinin lezzeti yok!”

Köy faresi arkadaşını etkilemek için çok uğraşmış ama başarılı olamamıştı. Yemekten sonra, ona çiftliğini göstermeye karar vermiş.

Şehir faresi: “Ahh hava ne kadar da temiz. Çiçeklerin kokusunu buradan alabiliyorum. Şu yeşil şeyler nedir?

Köy faresi: “Onlar taze bezelye” demiş. Ardından ıslak gübrenin yanına gelmişler.

Şehir faresi: “Off bu çok pis kokuyor! benim şehrim çok temizdi. Gerçekten sevgili dostum, yaşam biçiminden ve bu tür yiyecekleri yemekten hiç hoşlanmıyorum. etrafında bir sürü böcek ve pislik varken yaşamak? Benim şehrime gel. Bütün bunları unutacaksın.”

Köy faresi: “Yemek için üzgünüm ama yiyeceklerim de kötü bir şey yok. Buradaki her şey çok tazedir.”

Şehir faresi: “Birkaç günlüğüne benimle beraber şehre gelmeni istiyorum. Kendi hayat şeklimi gösteririm. Sana orada peynir, makarna, ceviz ve bir sürü şey ısmarlarım.”

Köy faresi: “Kulağa harika geliyor.”

Şehir faresi: “Çok memnun olacağından eminim.” demiş. Sonrada şehre geri dönmek için çantasını hazırlamaya başlamış. Hazırlıkları bitince: “Gitme zamanım geldi. Teşekkür ederim. Harika bir zaman geçirdim! Yakında şehirde görüşürüz.” demiş.

Fareler birbirine sarılmış ve el sallamışlar. Bir aç gün sonra köy faresi, şehir faresini ziyaret etmek için çantasını toplayarak yola çıkmış.

Şehre vardığında Köy faresi: “Ne yüksek binalar parlak arabalar… ve ne kadar leziz yemekler yiyeceğim! Şehre resmen aşık oldum.”

Köy faresi: ” Oww bu ne gürültü böyle!” derken nihayet şehir faresinin evine ulaşmış.

Şehir faresi: “Hoş geldin, hoş geldin sevgili dostum. Evime hoş geldin.” diyerek içeri almış. Bir süre konuşmuşlar, Yemek Masası ev sahibinin uşağı tarafından hazırlanırken, şehir faresi kokuyu almış ve şöyle demiş; “Gel sevgili dostum yemek hazır gibi, hadi gidelim. Köy faresi heyecanla bu yemeği bekliyormuş.”

Şehir faresi: “İstediğin kadar ye dostum burada peynir, süt, makarna, tost, fıstık yağı, pasta ve meyveler var.”

Köy faresi: “Teşekkür ederim, yaşam sitilin beni gerçekten çok etkiledi. Galiba burada seninle kalacağım.” Yemeğe başlar başlamaz uşak geri gelmiş. Elinde onları kovalamak için bir sopa varmış.

Uşak: “Sizi pis küçük yaramazlar. Hadi hadi gidin buradan!”

Şehir faresi: “Çabuk kaç saklanmalıyız!” demiş ama bundan da çok utanmış. Sonrada “Merak etme arkadaşım o gider gitmez yemeğimizi yiyeceğiz. Gel her türlü yiyeceği bulabileceğin bir yer gösterim sana.” Masa boşalana kadar dışarıda yürümeye karar vermişler.

Köy faresi: “Ne, burası neresi?”

“Ünlü alışveriş merkezi. Onlar yolda ilerlerken tüm hızıyla onlara doğru koşan bir kedi görmüşler. Kaç, acele et.. saklan.”

“Hey buda neydi böyle? Kalbim ne kadar da hızlı atıyor!”

“Büyük şişko bir kedi bir dakikaya kalmaz gider. Sessizce bekleyelim.” demiş.

Kedi gittikten sonra marketin içine girmişler. Köy faresi tuhaf bir şey görmüş. “Buda ne böyle?” diye sormuş.

“Dikkatli ol! O bir fare kapanı.”

Fare kapanı mı oda ne?”

“Imm, bunu nasıl açıklayacağımı bilmiyorum ama içindeki peyniri almaya çalıştığın anda içeride kalırsın ve asla dışarı çıkamazsın!”

“Galiba kalp krizi geçiriyorum. Bu benim için çok fazla.”

“Lütfen bu kadar abartma olur mu? Dikkatli ol yeter.”

Peki, bu kadar koşuşturma sıçrama korku hissi ve dehşet benim için yeter de artar. Ben buraya bunun için gelmedim ki. Ben artık kendi evime dönmeye karar verdim. Orası çok daha huzurlu.”

“Bütün bunlar için çok üzgünüm.”

“Kendi bahçemde aldığım taze yiyecekleri yemeyi tercih ederim. Güzel yemekler için korku duymayı istemiyorum. Lüks bir hayatın içinde sağa sola koşuşturmaktansa basit yaşamayı tercih ederim.” demiş.

Böylece küçük köy faresi evine dönmüş ve hayatının sonuna kadar orada kalmış.

Uyku Öncesi MasallarUyku MasallarıTürkçe Masallar


Benzer İçerikler

Turna ve Yengeç
Turna ve Yengeç Hikayesi
Arı ile Hercai Menekşe Masalı
Arı ile Hercai Menekşe Hikayesi
Kime Ne
Kime Ne Hikayesi
Ya On Günlük Taşıma Ücreti İsterse
Ya On Günlük Taşıma Ücreti İsterse Hikayesi

Yorumlar

  1. Anonim says:

    Evet çok güzelmiş

  2. Anonim says:

    Ben bu masalı çok beğeniyorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.