Vakitsiz Öten Horoz Hikayesi

Vakitsiz Öten Horoz

Abone Ol google news
Vakitsiz Öten Horoz
Vakitsiz Öten Horoz

Vakitsiz Öten Horozu Keseler Masalı

Bir kümeste iki horoz, bir tavuk, bir yavru horoz ve on civciv bir arada yaşıyormuş. Sahipleri kendilerine gayet iyi bakıyorlarmış.

Yemliklerinden hiçbir zaman yiyecek eksik etmiyorlarmış. Her hafta bir kız çocuğu gelip kümeslerini tertemiz yapıyormuş.

Büyük horoz ailenin babasıymış. Küçük horoz ise daha bir senelik yavruymuş. Ama o kadar geveze, o kadar şımarıkmış ki…

Annesinin babasının öğütlerini hiç dinlemezmiş. Sık sık çiti aşıp komşu tavuklara karışırmış.

Bir gün topallaya, topallaya kümese gelmiş. Onu gören annesi telaşla koşmuş:

 – Ne oldu bacağına?

– Hiç, demiş küçük horoz.

– Ama topallıyorsun. Nasıl hiç?

– Aman anne, uzatma işte! Gelirken düştüm.

Oysa düşmemiş. Yalan söylüyormuş. Komşusunun bahçesine girmiş. Komşu çocuğu da bir taşla ayağını incitmiş. Gece bacağı müthiş ağrımaya başlamış. Öyle ağrıyormuş ki, gözüne uyku girmiyormuş.

Sağa dönüyor, sola dönüyor, kıvranıyormuş… Fakat bir türlü geçmiyormuş ağrı. Daha fazla dayanamamış. Gitmiş, annesini dürtmüş:

– Anneciğim, anneciğim!

 – Ne var yavrum?

– Anneciğim çok ağrıyor.

Annesi kalkmış. Acıyarak küçük horoza bakmış

– Bacağına ne olduğunu hâlâ söylemeyecek misin?

Küçük horoz bir kere yalancılığı ele almış. Onu devam ettirmek istiyormuş:

– Düştüm dedim ya!

– Nerede düştün?

– Of anne! Amma da soruyorsun? Düştüm işte! Çok ağrıyor.

Annesi ısrar etmiş:

– Düşmediğini biliyorum ama…

– Nasıl biliyorsun? Annesi gülmüş:

– Komşunun çil tavuğu akşam gelip başına gelenleri anlattı bana. Anne baba sözü tutmayanların sonu budur işte! Bak nasıl acı çekiyorsun.

Küçük horoz utanmış:

– İnan çok acı çekiyorum anneciğim, demiş. Ne olur buna bir çare bul!

Anne tavuk aldırmamış. Üzülmüş olmasına rağmen yavrusuna bir ders vermek istiyormuş:

 – Yalanın sonu budur işte. Bilmiyor musun ki yalancının mumu yatsıya kadar yanar? İşte yalanın meydana çıktı! Şimdi acı çekmeyi de çekmeyi hak ettin artık! Küçük horozun gözlerinden yaşlar boşanmaya başlamış bile. Hıçkırarak ağlıyormuş:

– Sen ne biçim annesin? Ben acı çekerken keyfine bakıyorsun.

– Keyfime bakmıyorum. Acını görünce anne kalbim inan ki senden çok daha fazla acı çekiyor. Ama uslanman için bu acıyı çektireceğim sana…

Küçük horoz sabaha kadar acı ile kıvranmış. Gözünü kırpmadan sabah etmiş.

Güneşle birlikte baba horoz uyanmış, sabah ötüşünü yapıyormuş. Bizimkinin ağrısı ancak hafifler gibi olmuş. Bir parça uyumuş.

Vakitsiz Öten Horoz Hikayesi
Vakitsiz Öten Horoz Hikayesi

Küçük horoz bir zaman ne komşunun bahçesine gitmiş, ne de anne babasının sözünden çıkmış.

Ne var ki aradan bir süre daha geçince çektiklerini tekrar unutmuş. Yine eski yaramazlıklarına dönmüş. Bu sefer yaptıkları eskisinden daha da betermiş.

Artık büyüdüğü için ötebiliyormuş da… Ne zaman canı isterse yüksekçe bir yere çıkıyormuş. Sonra da var kuvveti ile bağırıp ortalığı velveleye veriyormuş. Babası bir gün onu önüne çekmiş:

– Bana bak evladım, demiş. Koca horoz oldun hâlâ aklını başına almıyorsun. Her şeyin bir zamanı vardır. Horoz vaktinde ötmelidir. Böyle vakitli, vakitsiz ötüp milleti rahatsız etmeye devam edersen boynuna bıçağı dayarlar, haberin olsun. Bizi de üzersin sonra.

Küçük horoz bu tür öğütleri hem babasından hem annesinden çok duyarmış. Ama kısa bir süre sonra da unutuverirmiş.

– Ötmenin de zamanı mı olur, diyormuş. Ne zaman keyfim gelirse o zaman öterim. Kim ne karışır? Ama horozu keyfine bırakırlar mı? Ev sahipleri çoktan homurdanmaya başlamışlar bile…

– Şu küçük horozu kesmek şart oldu artık. Kaç defa gece öttü de sabah namazı diye kaldırdı beni…

– Kesme bey götür sat pazarda, demiş evin hanımı. Daha küçük yazık olur Hem de su faturasını öderiz parasıyla…

– Çok güzel bir horoz ama ne çare? Olur, olmaz vakitlerde ötmeye devam ederse ya satmak ya da kesmek gerek. Vakitsiz öten horozu keserler.

Vakitsiz öten horozun kesildiğini anne tavukla baba horoz çok iyi biliyormuş. Bunu küçük horoza da anlatmaya çalışıyorlarmış. Ama onun aldırdığı falan yokmuş:

– Benim ötüşümden kime ne, diyormuş. Kime zararım dokunuyor.

– Yapma yavrum, diye yalvarmış babası. Bu değişmez kuraldır. Vakitsiz öten horozu keserler.

– Ama niçin kessinler?

– Çünkü ötmenin de bir zamanı vardır. Horoz olan vakitli ötmesini bilmelidir. Bilmelidir ki bir işe yarasın. Yoksa süs olsun diye horoz beslemezler. Annesi de ayrıca diller döküyormuş:

– Etme yavrum! Her şeyin bir zamanı vardır. Sen zamansız iş yapıyorsun. Bu gidişin sonu iyi değil. Ne dedilerse küçük horoz aldırmamış. Bir kulağından girmiş, bir kulağından çıkmış. O yine bildiğini okumuş. Bir sabah ev sahibi, kümesin kapağını açtığı gibi küçük horozu tutup götürmüş

– Eyvah, yavrumuz gidiyor, diye anne tavukla baba horoz feryat etmişler.

Bu feryatlara aldıran olmamış:

– Anneciğim, babacığım kurtarın beni, diye inliyor, debeleniyormuş.

Fakat kendisini tutan kuvvetli kollardan kurtulamıyormuş. Ev sahibi küçük horozu pazara götürüp satmış. Anne tavukla baba horozun:

– Yavrum, biz sana vakitsiz iş  yapma, diye söylemiştik. Niçin yaptın? Niçin kendini ateşe attın, diye inlediğini hiç duyan olmamış tabii…

Okul Öncesi HikayelerMasallar2 Yaş Masalları


Benzer İçerikler

Keloğlan ve Üç Sincap Masalı
Keloğlan ve Üç Sincap Hikayesi
O Dua Sizde, Bu Akıl Bizde İken…
O Dua Sizde Bu Akıl Bizde İken Hikayesi
Çiftçi İle Leylek
Çiftçi İle Leylek Hikayesi
Nasreddin Hoca Sana Göre Hava Hoş Fıkrası
Sana Göre Hava Hoş Hikâyesi

Yorumlar

  1. Su says:

    Yoooo ben çok beğendim, herhangi bir imla hatası da yok.

    • Senel says:

      Körsün heralde kelimeler arasında boşluk bırakılmamıs hikaye iyi ama okurken nasıl fark edemedin hayret

  2. Senel says:

    İmla kullarına uysaydın keşke kelimeler aradında boşluk bırakmamışsın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.