Bir Kutlu Kadın Hikaye

Bir Kutlu Kadın

Abone Ol google news
Bir Kutlu Kadın
Bir Kutlu Kadın

Rabia-tül Adevviye Hayat Hikayesi

Rabia-tül Adevviye biraz büyümüştü ki annesi ile babası vefat etti. Üstelik Basra’da kıtlık ve fevkalade bir pahalılık hüküm sürmekteydi. Bu hengamede Rabia’nın tek yakınları olan ablaları da dağıldılar. Kimsesiz kalan Rabia’yı zalim bir kimse sözde korumasına aldı ve ona hizmetçi olarak iş gördürdü.

Sonra da köle olarak altı gümüş karşılığında bir ihtiyara sattı. O ihtiyarın hizmetçisi olarak, gösterilen zor işleri sabırla yapmaya çalışıyordu. Çok sıkıntılı günler geçirdi, büyük zahmetler çekti fakat yine de isyan etmedi, Allah’ı Teala’nın takdirine razı oldu. Edep dairesinin dışına çıkmadı.

Bir gün karşısına ansızın bir namahrem çıktı. Ondan sakınayım, kurtulayım diye hızla giderken düşüp kolu kırıldı. Acizlik ve mahviyet içinde mahzun bir kalple Allah-u Teala’ya şöyle yalvardı:

 -Yarabbi garip ve kimsesizim, yetim ve öksüzüm. Köle edindim bütün bunların yanında bir de kolum kırıldı. Lakin ben bunların hiç birine üzülmüyorum ve yalnız senin rızanı istiyorum.

Ne var ki bütün bunlara rağmen, benden razı olup olmadığını da bilmiyorum dedi. Bu sırada hafiften bir ses duyuldu:

-Üzülme sen ahirette meleklerin bile imreneceği bir makamda bulunacaksın diyordu. Rabia büyük bir sevinçle tekrar efendisinin evine döndü. O günlük hizmetleri yerine getirir, akşama kadarda ayakta dururdu.

Bununla da kalmaz, her gün oruçlu olur, geceleri de Allah-u Teala’ya ibadet ve itaat ile geçirirdi. Bir gece efendisi uyandığında Rabia’nın odasından sesler geldiğini işitti. Pencereden bakınca Rabia’nın secde ettiğini, Allah-u Teala’ya şöyle yalvardığını duydu, diyordu ki:

-Ey Rabbim benim arzumun senin emrine uymak olduğunu biliyorsun. Benim saadetim senin huzurunda bulunmaktır.

Eğer elimden gelse sana ibadetten bir an geri kalmam. Fakat ev sahibinin hizmetinde bulunduğum için ona hizmet ediyorum ve sana gereği gibi ibadet edemiyorum.

Ev sahibi bunları duydu. Ayrıca Rabia’nın başı üstünde bir kandil bulunduğunu, kandilin bir yere asılı olmadan hava durduğunu, odanın o kandilin nuruyla aydınlandığını gördü ve hayretten dona kaldı.

Kalbinden artık Rabia köle olamaz dedi. Sabaha kadar uyuyamadı. Sabah olunca hemen Rabia’yı çağırdı ve      dedi ki:

-Artık serbestsin, dilediğini yap ama burada kalırsan, ben sana hizmet ederim. Rabia gideyim dedi. Oradan ayrılıp, küçük bir eve yerleşti.

Bütün vakitlerini ibadetle geçirir, bir gün ve gecesinde bin rekat namaz kılardı. Kefenini daima yanında taşır, namaz kılacağı zaman onu serer, üzerine secde ederdi.

Kefeni yanında olmadan gezdiğini, kefenini beraberine almadan konuştuğunu kimse görmedi. Kendi zamanın büyükleri olan Süfyan’ı Sevri ve Hasan’ı Basri ondan hep feyiz alırlardı.

Prenses MasallarıPeri Masalları10 Yaş Hikayeleri


Benzer İçerikler

Otuz Yıllık Ekmek
Otuz Yıllık Ekmek Hikayesi
Cennete Komşu Almak
Cennete Komşu Almak Hikayesi
Beni Arzu Eden Bana Kavuşur
Beni Arzu Eden Bana Kavuşur Hikâyesi
Neye İhtiyacım Olduğunu Sen Bilirsin
Neye İhtiyacım Olduğunu Sen Bilirsin Hikayesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.