Keloğlan ile Dev Hikayesi

keloglan

Abone Ol google news
Keloğlan ve İki Dev
Keloğlan ve İki Dev

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde günlerden bir gün yine dağın ötesinde bir köyde, Keloğlan adında genç ve cılız bir oğlan yaşarmış. Bu oğlanın babası o daha çok küçükken başka diyarlara yolculuk etmiş. Annesi ise oldukça yorgun, yaşlı bir teyzeymiş. Keloğlan’ın anasından başka kimsesi yokmuş, akrabaları onlarla konuşmazlarmış. Keloğlan ve anası fakir oldukları için köylüler de onlardan pek hoşlanmazmış. Fakirlik ya işte, her zaman insanların yanında küçük düşmelerine ve başkalarının onlara kötü bir şekilde bakmalarına neden olurmuş. Bu durum Keloğlanın çok umurunda değilmiş ancak anası bu duruma çok üzülüyormuş. Anası başkalarının evini temizleyip para kazanmaya çalışırken Keloğlan da durmadan köyde gezip para harcarmış, arkadaşlarıyla gezip dururmuş. Bu durum annesinin canını çok sıkıyormuş ve annesinin üzülmesine neden oluyormuş. Günler böyle geçerken bir gün yine Keloğlan çarşıya çıkmış. Çarşı da uzun bir süre dolaşıp, arkadaşlarının yanına gitmiş ve misket oynamışlar. O sırada insanların toplandığını görmüşler. Keloğlan bu duruma şaşırmış çünkü köyde bu kadar insanı çok nadiren görürmüş. Özellikle de köy pazarı çoğu zaman bu kadar kalabalık olmazmış. Bir de ne görsün insanların ortasında bir tellal durmuş bağırıyor. Çevredeki herkes tellalın söylediklerine kulak kesilmiş. Tellal yüksek bir sesle şöyle söylüyormuş:

– “Yarın büyük bir macera var, bu maceraya katılmak isteyen heybetli bir yiğit bu köyden çıkmaz mı? Her kim ki yarın ki maceraya benimle ve askerlerimle gelir, ona benden 100 altın var. Sadece bu da değil, aynı zamanda büyük bir şan onu bekliyor. Tüm köylerde adı geçecek ve meşhur olacak bu yiğit nerededir?”

Bu sözleri duyan köylülerin hiçbiri öne çıkmaya cesaret edememiş. Her ne kadar 100 altın çok değerli olsa da insanlar bu yolculuğu yapmaktan çekiniyorlarmış. Çünkü uzun yollar almaları ve at üstünde günler geçirmeleri gerekiyormuş. Ayrıca bu yolculuklar daima tehlikeli olurmuş. Bu yolculukları yapanların çoğu evine bile bir daha dönememiş. Yollarda devler, ayılar, cinler ve belki de periler bile varmış ve yolcuların önüne çıkıyorlarmış. Tüm bunlar insanların gözünü korkutmuş. Çoğu Keloğlan Masalları bize göstermiştir ki Keloğlan oldukça cesur ve yiğit bir çocuktur ancak bu tip bir maceraya hazır olduğu konusunda bir şey söylemek kolay değil. Çünkü bu tip maceralara giden nice yiğitler yolculuk sırasında çeşitli belalarla karşılaşıp birçok soruna göğüs germek zorunda kalmıştı. Nice gençler bu yoldan geri dönememişti. Diğer köylüler de bu durumun farkında olduklarından bu işin içine girmek istemiyorlardı. Bunu gören Keloğlan bir anda heyecanlandı ve anasını mutlu etmek için 100 altın kazanabileceğini düşündü. Bir an duraksadı ve sonra heyecanla bağırarak şöyle söyledi:

Keloğlan Devler Arasında Masalı
Keloğlan Devler Arasında Masalı

– “Tellal ben sizinle gelmeye hazırım. Çok istekliyim, tüm zorluklara dayanırım. İstediğiniz her şeyi yaparım. Cılız göründüğüme bakmayın aslında çok kuvvetliyim. İnanmıyorsanız köylüye sorun, her şeyin üstesinden gelirim. Hem çok zekiyim hem de çok çalışkanım.”

Bu sözleri duyan Tellal, Keloğlan’a dönmüş ve şaşkın bir şekilde bakmaya başlamış. Karşısında gördüğü ince çocukla ilgili düşünceleri net olmasa da bu kadar istekli olmasını iyiye yormuş. Keloğlan Hikayeleri ile ilgili çoğu masalda anlatıldığı gibi gerçekten de Keloğlan’ı ilk başta götürmek istememiş Tellal. Ancak yine de net bir şey söylemek konusunda da emin değilmiş ve ağzından şunlar çıkmış.

– “Genç adam, madem o kadar isteklisin. Yarın bu meydanda adamlarımla birlikte seni bekliyor olacağız. Sakın geç kalma, eğer geç kalırsan bunun cezası ağır olur. Yolculuğa iyi bir hazırlık yap, sevdiklerinle vedalaşmayı da unutma.”

Keloğlan bu sözlerin üzerine biraz ürkmüştü ve neyin içine düştüğü konusunda kendisinden emin olamamıştı. Ancak yine de oldukça kararlı bir duruş sergilemesi gerektiğini biliyordu. Çünkü bu tip maceralardan ustalıkla çıkanlar daha sonraları da büyük maceralara girip büyük şan ve şöhrete sahip olabilirlerdi. Tüm bu durumun farkında olan Keloğlan mantıklı düşünmeye başladığında yaptığının çok akıllıca olmadığını fark ettiyse de laf bir defa ağızdan çıkmıştı. Keloğlan’a 100 altınını verdiler ve Keloğlan bir yanı mutlu bir yanı pişman evine doğru koştu. Tüm olanları birer birer annesine anlattı. İkisi de çok mutlu oldu ancak ikisi de Keloğlan ile Dev arasında yaşanacak tehlikeli olayları sezdiler. Bu durum onları biraz korkutsa da ellerinden bir şey gelmiyordu. Keloğlan bir defa söz vermişti ve bu sözden dönmek mümkün değildi. Bu yüzden çaresiz bir şekilde kaderine razı geldi ve hazırlıklarını geceden yapmaya başladı. Annesi ve Keloğlan iyi bir hazırlık yaptılar, anası birçok yiyecek hazırladı. Yolculuk boyunca idare edebilecek kadar suyu vardı ancak tüm bunlar sadece yolculuğun küçük bir kısmıyla ilgiliydi. Yolculuğun asıl kısmı olan uzun süre at üstünde yol almakla ilgili Keloğlan pek bir şey bilmiyordu ve bu durum Keloğlan için iyi sonuçlar doğurmayacaktı.

keloglan
Keloğlan ile Dev Masalı Oku

Sabah oldu ve gün doğdu. Hava öylesine güzeldi ki Keloğlan kahvaltısını yaparken içi neşeyle doldu. Keloğlan kahvaltısını yaptı ve anasının elini öpüp yola koyuldu. Köyün merkezine geldiğinden onu bekleyen tellal ve adamları gördü. Onlara selam verip aralarına katıldı ve yola düştüler. Dere tepe demeden, dağ bayır görmeden, tek bir an durmadan dümdüz gittiler. Keloğlan gün geçtikçe biraz daha yorgun düşüyordu ancak kısa molalar sayesinde birazcık da olsa iyi hissediyordu. Zaman geçmeye devam etti ve Keloğlan artık uzun bir mola vermek için sabırsızlanıyordu. Gruptaki herkes çok yorulmuştu ama tellal durmak bilmiyordu ve yolları kat etmeye devam ettiler. Ancak artık kimsenin hali kalmadığını anlayınca ilk uzun molayı vermeye karar verdiler. Bu mola tam olarak bir hafta sürecekti ve uzun bir dinlenme olacaktı. Mola verilecek olan yere geldiler ve Keloğlan bir anda kendini çimlerin üstüne attı. Öyle mutlu ve huzurlu olmuştu ki hayatında hiç bu kadar rahatlamış hissetmemişti. Keloğlan tam uykuya dalmak üzereyken adamlardan biri geldi ve Keloğlan’ın kuyudan su getirmesi gerektiğini söyledi. Keloğlan bunu yapmak yerine uyumayı tercih ederdi ancak tellalın gözüne girmek için başka seçeneği yoktu. Ayağa kalktı ve yanına birkaç kişi alıp kuyunun başına gittiler. Tellal ve diğer adamlarda onları izliyordu çünkü bu kuyu oldukça tehlikeliydi. Adamlar Keloğlan’ı bir ipe bağlayıp aşağıya sarkıttılar. Birkaç dakika aşağıya doğru inen Keloğlan’ın ağırlığına dayanamayan ip koptu ve Keloğlan aşağıya düştü. Keloğlan aşağıya düşünce bir de ne görsün, harika yeşilliklerle dolu bir bahçe ve çok güzel bir kız var. Bunları görünce Keloğlan aklını kaçırdığını düşündü ancak aklını kaçırmamıştı. Gördükleri gerçekti ve o da yavaş yavaş bunların gerçek olduğunu fark etmişti.

Tüm bunlar yaşanırken oraya bir anda dev geldi. Dev oldukça korkutucu ve tehlikeli görünüyordu, Keloğlan devi görünce korkudan neredeyse bayılıyordu. Keloğlan ve Dev arasında bazı konuşmalar geçmeye başladı. Dev sert bir ses tonuyla Keloğlan’a bazı sorular sormaya başlamıştı. Ancak Keloğlan korkudan devin ne söylediğini bile anlayamıyordu. Dev, Keloğlan’a bir soru sordu. Çimler mi daha güzel yoksa şurada ki kız mı daha güzel? Bu soruyu duyunca Keloğlan bir anda zekice düşündü ve kimin baktığına göre değişir dedi. Dev, Keloğlan’ın cevabını beğenmişti. Genellikle kuyuya düşen herkes saçma bir cevap verirdi ve Dev onları yerdi. Ancak aynı şeyi Keloğlan’a yapmadı. Keloğlan’ın cevabını beğendiği için ona üç tane ceviz verdi. Bu üç cevizi eve gidince açmasını söyledi ve kuyudan su doldurup gitmesine izin verdi. Keloğlan kuyudan çıktığında herkes dehşete düşmüştü, daha önce bu kuyuya düşen hiç kimse sağ çıkmayı başaramamıştı, Keloğlan bir ilkti. Bunu gören adamlar ve tellal, Keloğlan’a hayran kaldılar ve onu tebrik ettiler. Kısa bir süre sonra ise yolculuk bitmişti ve Keloğlan gruptaki herkesin gözüne girmeyi başarmıştı, namı da her yere yayılmıştı.

Yolculuk bittikten sonra Keloğlan gururla evine döndü ve başından geçenleri, Keloğlan ve Dev Hikayesi ile ilgili her şeyi annesine anlatmıştı. Annesi bunları dinlerken oğluyla gurur duydu ve çok mutlu oldu. Çünkü bu tip şeyler sadece masallarda olurdu ancak Keloğlan böyle bir şeyi gerçekten başarmıştı ve insanlar artık onlara saygı duyuyorlardı. Daha sonra Keloğlan devin verdiği cevizleri kırıp annesiyle yemek istedi. Ancak bu cevizler oldukça büyüktü, Keloğlan cevizleri kırdı ve bir de ne görsün. Üç cevizin içinden üç tane büyük elmas çıkmıştı. Bu elmasların her biri o kadar değerliydi ki Keloğlan ve anasına ömür boyu yetecek kadar altın getirebilirdi. O günden sonra Keloğlan ve anası daima mutlu ve huzurlu bir şekilde hayatlarına devam ettiler ve bir daha üzüntü, keder onların evine uğramamış oldu.

Keloğlan ile Dev Masal Özeti

Keloğlan Masalları Oku sayfasını ziyaret ettiyseniz kesinlikle özetini okumanız gereken masallardan birisi de Keloğlan ile Dev Masalı olarak adlandırılabilir. Bu masala göre Keloğlan ve anası köylerden birinde huzur içinde yaşıyorlardı. Ancak ne yazık ki Keloğlan ve anası oldukça fakirlerdi ve anası başka köylere temizliğe gidip para kazanmaya çalışıyordu. Anasının bu çabasına rağmen Keloğlan sadece yollarda geziyor ve arkadaşlarıyla oyunlar oynuyordu. Ancak anasına yardım etmiyor ve çalışmıyordu. Zaman böylece geçerken bir gün Keloğlan çarşı da bir tellal gördü. Birçok insan bu tellalın etrafını sarmıştı ve tellal ile konuşuyorlardı. Keloğlan ne olduğunu merak etti, çünkü ne zaman köye tellal gelse tuhaf olaylar olmaya başlardı. Tellal bir yiğidin maceraya gelmesini istiyordu ve macerayı tamamlayan kişinin 100 altın kazanacağından bahsediyordu. Ancak daha önce bu tip maceralara gidenlerin çoğu dönmemişti. Çünkü bu tip yolculuklar oldukça zor ve çileliydi. Birçok genç bu yolculukları yaparken devlerin eline düşmüştü. Keloğlan ve Dev Masalı da genel olarak bununla ilgili ya zaten. Ancak Keloğlan cesur davrandı ve öne atıldı. Maceraya katılmak istediğini söyledi, bu oldukça mantıklı görünüyordu ancak tellal ilk başta bu duruma sıcak bakmadı. Çünkü Keloğlan çok cılız ve ince bir çocuktu. Böylesi ince bir çocuğun bu maceraya dayanamayacağını düşündü. Ancak Keloğlan o kadar istekliydi ki geri çeviremedi ve ona bir şans vermek istedi. Keloğlan iyice hazırlandı ve maceraya çıktı. Anasının elini öptükten sonra yolculuğu artık başlamıştı. Uzun süren yolculuklar boyunca Keloğlan harap olmuştu ve gerçekten de oldukça yorgundu. Böylesi bir yorgunlukla nasıl baş edeceğini bilmiyordu ancak adamların da gözüne girmek istiyordu. Bu tip maceraları başarıyla bitiren gençler hem çok altın hem de şan ve şöhret kazanıyorlardı.

En sonunda artık bir mola vermişlerdi. Keloğlan mola verdiklerini duyunca çok mutlu oldu ve kendini çimlerin üstüne attı. Ancak birinin gidip kuyudan su çekmesi gerekiyordu ve bu iş için en uygun kişi Keloğlan’dı. Keloğlan isteksiz olsa da suyu almaya gitti. Ancak Keloğlan burada koca bir dev ile karşılaştı. Keloğlan Dev Masalı da zaten bu olayın üstüne ortaya çıkmıştı. Dev, Keloğlan’la konuşmaya başladı ve bazı sorular sordu. Sorduğu soruların hepsine Keloğlan çok güzel ve zekice cevaplar verdi. Bu cevapları duyunca Dev oldukça mutlu oldu ve Keloğlan’ı serbest bırakmaya karar verdi. Kimsenin sağ çıkamadığı yerden Keloğlan sağ çıkmayı başarabilmişti ve bu oldukça önemli bir işti. Bu yüzden tellal ve diğer adamlar Keloğlan’ı tebrik ettiler. Yolculuk bitti ve Keloğlan artık evine dönmüştü. Annesi Keloğlan’la gurur duyuyordu. Keloğlan kuyudan çıkarken Devin verdiği cevizleri hatırladı. Daha sonra bunları kırdı ve içlerinden elmaslar çıktığını gördü. Bu elmaslar tüm hayatları boyunca Keloğlan ve anasına yetebilecek kadar değerliydi. Zaten o günden sonra Keloğlan ve anası mutlu mesut, dertsiz tasasız yaşamlarını sürdürdüler.

Keloğlan ile Dev Masalıyla İlgili Merak Edilenler

  • Keloğlan Neden Maceraya Katıldı?

Çünkü Keloğlan’ın annesi tembel tembel oturduğu için ona sürekli kızıyordu. Bu durum da Keloğlan’ı çok üzüyordu. Keloğlan annesinin gözüne girebilmek için bir şeyler yapması gerektiğini düşündü ve bu maceraya katıldı. Böylece hem 100 altın alacaktı hem de kendini kanıtlamış olacaktı. Ancak bu macera Keloğlan’ın beklediğinden çok daha zahmetli ve yorucu olacaktı. Keloğlan ve Dev Masalı Oku sayfasını ziyaret edip detayları okuduğunuz zaman bu macerayla ilgili diğer detayları da öğrenebilirsiniz.

  • Dev Neden Keloğlan’ı Bağışladı?

Normalde o kuyuya düşen herkes Dev tarafından öldürülürdü ancak Dev, Keloğlan’ı öldürmek yerine ona mücevherler verdi. Bunun nedenini aslında oradaki tellal ve adamlar da anlayamadılar. Ancak bu durumun esas nedeni Keloğlan’ın deve verdiği zekice cevaplardı. Keloğlan bu cevapları verince Dev onun zekasına hayran kaldı. Keloğlan ve Dev arasında geçen konuşmaların detaylarına zaten masalı okuyarak ulaşabilirsiniz. Ancak Keloğlan diğerlerinin verdiği gibi ezbere cevaplar vermedi ve çok daha zekice şeyler söyledi. Bu durumla birlikte dev ona hayran kalmıştı.

  • Keloğlan’ın Anası Neden Mutsuzdu?

Keloğlan daha çok küçükken babası ölmüştü. Akrabaları ve komşuları Keloğlan’ın anasına karşı hiç iyi davranmıyorlardı. Bu durum Keloğlan’ın anasını çok üzmüştü. Ancak bunun da yanında Keloğlan’ın tembel ve haylaz olması da annesini üzmüştü. Annesi gidip çalışıp para kazanırken Keloğlan çarşıda gezmekten başka hiçbir şey yapmıyordu. Bu yüzden Keloğlan’ın annesi ondan oldukça şikayetçiydi. Yine de tüm bunlara rağmen Keloğlan ve Dev Hikayesi ile ilgili şeyleri duyunca annesi Keloğlan’ın aslında çok zeki ve akıllı bir çocuk olduğunu fark etmişti. Bu yüzden artık eskisi gibi bu konuda mutuz değildi.

  • Tellal Neden Keloğlan’ın Gelmesine İzin Verdi?

En başta aslında Keloğlan oldukça ince ve zayıf olduğu için tellal onun gelmesini istememişti. Ancak Keloğlan o kadar istekliydi ki tellal ona bir şans vermek istedi. Keloğlan’da zaten bu şansı olabildiğince iyi bir şekilde kullandı ve tellalın gözüne girdi. Uzun bir yolculuğun sonucunda Keloğlan son derece gurur duyulacak bir şekilde evine döndü ve şanı o kadar yayılmıştı ki artık herkes tarafından bilinen birine dönüşmüştü. Hem de çok fazla parası vardı ve bu yüzden de annesine de birçok konuda yardımcı oluyordu.


Benzer İçerikler

Üç Küçük Domuzcuk
Üç Küçük Domuzcuk Hikayesi
Sakanın Eşeği Hikayesi
Sakanın Eşeği Hikayesi
Muki İle Buki Masal Serisi
Muki İle Buki Masal Serisi Hikayesi
Süt Havuzu Masalı
Süt Havuzu Hikayesi

Yorumlar

  1. Eyüp says:

    çok güzel

    hemde hepsi

  2. M.Hamza GALATASARAY says:

    Gülmekten öldüm

  3. Anonim says:

    Hocam masalın başlangıcında babası g*t etmiş yazıyor sanırım hata yaptınız eşime okurken fark ettim yazım hatası gibi değil sanırım birisi sizinle dalga geçiyor

    • Masal Oku says:

      Merhabalar,

      geri dönüşünüz için çok teşekkür ederiz. İlgili masal hacklenmiş efendim. Keloğlan masalı güncellenmiştir. Bir kez daha teşekkür ederiz. Sağlıklı günler dileklerimizle.

  4. Beyyayayayyaya says:

    Çok güzel mişsş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.