Sabır Taşı Hikayesi

Sabir-Tasi-Hikayesi

Abone Ol google news

Sabır Taşı Hikayesi’nde Rüyasında gördüğü yere bir kuş tarafından götürülen, güzel olduğu kadar iyi niyetli bir kızın başından geçenleri konu edinen güzel bir binbir gece Masalı. İyi okumalar.

Sabir-Tasi-Hikayesi

Sabır Taşı Masalı

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde yaşayan genç ve güzel bir kız varmış bir gece rüyasına giren büyük bir kuş ona;

Ülkedeki yakışıklı şehzadenin başında kırk gün, kırk gece hiç ayrılmadan beklerse eğer hayallerinin gerçekleşeceği söylenir.

Genç kız bu rüyayı neden gördüğünü bilmiyordu. Yorgun olduğu bir gece, derin bir uykudayken, yatağından bir kuş tarafından alınan kız sarayın penceresinden şehzadenin odasına bırakılır.

Sabah uyanan kız şaşkınlıkla etrafına bakınır. Rüyasında gördüğü şehzadenin odasındaydı. O rüyayı sebepsiz bir yere görmediğini düşünen kız kırk gün kırk gece şehzaden başında beklemeye başlar.

Kısa sürede saray çalışanlarına alışan genç kızı herkes şehzadenin bakıcısı zanneder.  Günler bu şekilde geçip giderken kısa bir süreliğine yemekhaneye giden güzel kız. Pencereden dışarı bakınca bir korsanın bir cariyeyi sattığını işitir.

Pencereden o cariyeyi 10 altına satın alacağını söyler. Cariye, yalancı ve hain olduğundan korsan ondan kurtulmak istemekteydi.

Bu teklifi kabul eden korsana altınları vererek cariyeyi saraya aldırtır.  Beraber şehzadenin odasına giderek birbirlerine hikâyelerini anlatırlar.

Güzel kıza sıra geldiğinde o ise rüyasını anlatarak kaç gündür şehzadenin odasında beklediğini ve Kırk gün kırk gece olmasına bir gün kaldığını, en geç ertesi günün sabahına kadar şehzadenin uyanacağını söyler.

Güzel kız sarayda yemekhane ve şehzadenin odası dışında hiçbir yeri görmemişti. O yüzden cariyeye “Benim yerime şehzadenin başında biraz bekler misin? Ben biraz sarayda dolaşıp gelirim.” Der.

Güzel kız odadan ayrıldıktan kısa bir süre sonra şehzade uyanır. Şehzade, başında bekleyen cariyeye ne zamanda beri uyuduğunu sorar sonrada rüyasında kırk gün kırk gece derin bir uykuya dalacağının kendisine söylendiğini anlatır.

Şehzade cariyeden yiyecek bir şeyler ister. Karnını güzelce doyurduktan sonra  “Başımda kırk gün kırk gece bekleyen sen miydin?” diye sorunca

Yalancı ve hain cariye şehzadenin gözüne girmek için genç kızdan bahsetmeyerek “Evet şehzadem kırk gün kırk gece sizin başınızda ben bekledim” der.

Şehzade “Bana rüyamda kırk gün başımda bekleyen güzel ve iyi yürekli kızla evlenmem söylendi. Benimle evlenir misin?”

Cariye sevinçle hemen bu teklifi kabul eder. O esnada odaya gelen genç kızın konuşmasına fırsat vermeyen cariye onu kendi cariyesi olarak tanıtır.

Şehzade, dillere destan bir düğün yaparak yalancı cariye ile evlenir. Bu arada genç kızdan kurtulmak isteyen cariye sürekli ona eziyet etmekteydi.

Genç kıza büyük bir ceza vermek için bahane aramaktaysa da, bir türlü bulamamaktaydı. En sonunda genç kızı kendisi gibi kötü biri olan bir devle evlendirmeye karar vermişti.

Ama kız gizlice Şehzadenin huzuruna çıkarak dev ile evlenmek istemediğini kendisine yardım etmesini isteyince, şehzadenin yardımıyla dev ile evlendirilmez.

Bir gün şehzade hacca gitmeye karar verince saraydaki herkese neler istediklerini sorar. Herkes bir şeyler istemekteydi. Genç kız ise ondan “bir Sabır taşı” getirmesini ister.

Şehzade, saraydan ayrıldıktan sonrada cariye ona türlü türlü eziyetler yapmaya devam eder. Bir ay sonra hacdan dönen şehzade genç kıza da mercimek tanesi büyüklüğündeki sabır taşını hediye olarak getirir.

Bir gün kız sarayın bahçesindeki bir ağacın altında oturmuş ağlayarak başından geçenleri sabır taşına anlatmaya başlar.  O esnada bahçede dolaşan şehzade kızı işitince sessizce durarak dinlemeye başlar.

Kız sabır taşına “Sen olsan bunca acıya dayanabilir miydin” der demez sabır taşı şişmeye başlar ve kız anlattıkça büyüyen taş en sonunda çatlar.

Baştan beri cariyeden şüphelenen şehzade cariyeye o kadar çok öfkelenir ki, hemen cariyenin yanına giderek:

“Seni gidi yalancı hain,  ya kırk katır, ya kırk satır! Başkada tek söz söyleme.”der sonrada genç kızın yanına giderek ondan özür dileyerek evlenme teklif eder.

Cariye ise yüzsüzce yaptıklarına rağmen değerli inciler, altın ve ipekler ile ülkesine gönderilmek ister. Şehzade ise kırk katırın kuyruğuna bağlanarak ülkesine kadar yerlerde sürünerek götürülme emrini verir.

Bunu işiten iyi yürekli kız şehzadenin yanına giderek “Efendimiz! Sizden tek bir dileğim olacak.” der

Şehzade “Güzel sultanım dileğin, dileğim olsun.”

Güzel kız “Efendim o çok ağır bir ceza, en iyisi ona kırk katır yüklü inci, ipek ve sırma verin! Her gittiği yerde ona, işte sultan böyle olur desinler.” Demiş

O yüreği iyilik dolu güzel kızı kıramayan şehzade cariyeye kırk katır yüklü değerli eşya vererek saraydan gönderir.

Sabır Taşı Hikayesi Özeti

Bir zamanlar yaşayan iyi niyetli ve güzel bir kız zaman zaman rüyasında kırk gün kırk gece bir şehzadenin başında beklediğini görür. Gel zaman git zaman derken kız derin bir uykudayken evine giren bir kuş kızı uyandırmadan saraya götürüp, şehzadenin odasına bırakır.

Sabah uyanan kız rüyasındaki şehzadenin odasında olduğunu görünce başında beklemeye karar verir. Kırkıncı günün sonunda bir korsandan kurtarmak için satın aldığı kötü niyetli bir cariyeyi iyi biri zannederek kısa bir süreliğine şehzadenin yanından bırakıp ayrılır.

O anda uyanan şehzadeye kırk gündür başında bekleyenin kendisi olduğunu söyleyen cariye ile evlenir. Cariye iyi niyetli kıza çok kötülük yapmaya başlar.

Bir gün hacca giden şehzadeden sabır taşı isteyen güzel kız, şehzadenin kendisine getirdiği sabır taşına içini dökünce sabır taşı büyüyüp çatlar. bu arada kızın konuşmalarına şahit olan şehzade cariyeyi cezalandırmaya karar vererek iyi niyetli kızla evlenir.

Binbir Gece MasallarıAndersan MasallarıAnadolu Masalları


Benzer İçerikler

Minik Farecik
Minik Farecik Hikayesi
Altın Yumurtlayan Kaz
Altın Yumurtlayan Kaz Hikayesi
Zengin Çoban Masalı
Zengin Çoban Hikayesi
Sihirli Asa Masalı
Sihirli Asa Hikayesi

Yorumlar

  1. Buse duyguk says:

    Masal çok güzeldi çok uykumu getirdi😴😴Ellerinize sağlık❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️

  2. Zeynep eda says:

    Çok güzelmiş ben biraz yalancıyı beğenmedim ama ama ne güzel bir masaldı ya o çok uykum geldi şimdi hemen babamdan ayran isteyecegim uyuyacağım galiba🥛🥛

  3. zeynep says:

    bu hikayeni cok beyendim 12 yaşımdayım hama hala masal okuyorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masal Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.