Fareli Köyün Kavalcısı


Hamelin kasabasına dadanan farelerden kurtulmak isteyen halk, fareleri kasabadan temizlemek için bir kavalcı ile anlaşmasını konu edinen güzel bir öykü ve masal. İyi okumalar.

Fareli Köyün Kavalcısı

Fareli Köyün Kavalcısı Gerçek Hikayesi

Evvel zaman içinde hamelin adında bir köy varmış, bu köy Almanya’da nehrin  kenarındaymış. Sakin ve sevimli bir köymüş ancak 50 yıl önce hamelin’i kirletmeye başlamışlar yollara, evlerinin önüne hatta gittikleri her yere çöp atmışlar.

Şehrin belediye başkanı bile durumu görmezden gelmiş, bunun sonucunda şehir, fareler ile dolup taşmış. Hamelin halkı farelerin yaydığı hastalıklardan mustaripmiş.  Fareler, şehrin her yerindeymiş  beşiklerdeki bebekleri ısırıyor, fıçılardaki peynirleri yiyor, tuzlanmış balık kasalarına giriyor. Ayakkabıların ve şapkaların içine yuva yapıyorlarmış.

Toplantı yapılan odalara bile giriyor ciyaklamalarıyla sohbetleri bölüyorlarmış, vatandaşlar belediye başkanının köşküne giderek yardım istemişler: “Fareleri yok edin! fareler yok edilmeli!”

Belediye başkanı kalabalığı duyarak dışarı çıkmış “sorun nedir?”

Vatandaşlar: “Sizden bir an önce fareleri yok etmenizi istiyoruz, yoksa sizi görevinizden ederiz!”

Belediye başkanı: “Bir çözüm bulmak için toplantı yapacağız biraz zaman verin.” Vatandaşlar belediye başkanın sözleri ile ikna olmuşlar belediye başkanı meclisi toplamış,  Uzun tartışmalardan ve saatler süren konuşmalardan sonra bir çözüm bulamamışlar.

Meclis çaresizce ne yapacağını düşünürken, aniden kapı çalınmış (tak,tak,tak) gel içeri bir adam girmiş gördükleri en garip adamış yarısı kırmızı yarısı sarı, gri ve uzun bir palto giyiyormuş. Zayıf ve uzun boyluymuş parmakları kaval çalarmış gibi durmadan oynuyormuş.

Belediye başkanı: “Sen yoksa sirkten mi kaçtın?”

Kavalcı: “Bana kavalcı derler, gizemli bir becerim var. Dünyada ki bütün canlıları toplayabilirim sürünen, yüzen, uçan ve koşan becerimi zararlı hayvanlar için kullanıyorum köstebek, kurbağa, yılan ve fare gibi.”

Belediye başkanı. “Fareler mi? fareleri toplayabilir misin? ama sana nasıl inanalım?

Kavalcı: “Daha önce bir Afrika’nın bir şehrini büyük bir tatarcık sürüsünden kurtardım. Asya’da bir köyü  yarasa sürüsünden kurtardım. Dünya’nın her yerinde dolaşıp insanları hayvanlardan koruyorum.

Belediye başkanı: “Tamam becerini göster ve bizi o farelerden kurtar hadi bakalım.”

Kavalcı: “Elbette efendim ama bunun için bana 1000 TL verecek misiniz?”

Belediye başkanı: “Evet tabi ki ne istersen…Ne diyorsunuz meclis üyeleri” Mecliste bulunanlar, belediye başkanın kararını onaylamış.

Fareli Köyün Kavalcısı sokağa çıkarak gülümsemiş sessizce kavalını eline almış. Kavalıyla üç dize ses çıkarmış büyülenmişçesine tüm fareler kemirdikleri yiyecekleri bırakıp evlerden, ayakkabılardan, şapkalardan çıkmış.

Gri fareler, beyaz fareler ve koyu renk fareler hepsi koşarak sokağa çıkmış. Hepsi kavalcıyı takip etmeye başlamış. Nehre gelene dek adım, adım ilerlemişler.

Hamelin halkının ağzı açık kalmıştı. Gözleri yerinden fırlamış bir şekilde olanları izliyorlarmış. Kavalcı suyun üzerinde bir kayaya zıplamış orada dikilerek kaval çalmaya devam etmiş.

Fareler nehre düşerek boğulmuş teker, teker başlarına geleceklerinden habersiz bir şekilde suya atlıyorlarmış kısa sürede kıyıda hiç fare kalmamış.

Hamelin köyü farelerden kurtulmuş. Kavalcı ödülünü almak için belediye başkanına gitmiş.

“Ben işimi yaptım sözünüzü tutma zamanı geldi ücretimi verin lütfen.”

“Harika bir iş çıkardın ama 2 saatlik bir iş için 1000 TL çok büyük  para 1 günde ödenmeyecek kadar çok para.”

“Sözünüzde durmuyorsunuz.”

“Sana 100 TL ödedim 1 günlük çalışmak için yeterde artar bile,”

“Bu doğru değil! Neler yapabileceğimi size göstereceğim.”

“Senin gibi bir aptal kavalcı bu şehirde bile tek bir tuğlayı bile yerinden edemez. Ya bu parayı al yada burayı terk et” demiş.

Kavalcı salondan ayrılmış sokağa çıkıp yine kavalını çıkarmış kavalı çalmayı başlamış ancak bu kez farklı bir melodiymiş çocuklar teker, teker kavalcının arkasından yürümeye başlamış.

Fareli Köyün Kavalcısı yürürken çocuklar onu takip ediyormuş melodi anne babalarını ve bakıcılarını büyülemiş yerlerinden kıpırdayamamışlar. kavalcının melodisi onları uyuşturmuş.

Fareli Köyün Kavalcısı

Kavalcı nehirdeki köprüden geçerek dağa doğru yürümeye başlamış dağ tarafına ulaştığında daha da gizemli bir kapı açılmış kavalcı içeri girerken çocuklar onu takip etmeye başlamış.

Bir kapıdan girerek kapıyı sıkıca kapamış. Dışarıda kalan tek çocuk, kapı kapanmadan yetişemeyen engelli bir çocukmuş.

Melodi durunca insanlar dağa doğru koşmuşlar dağın kıyısında o engelli çocuğu bulmuşlar ve diğer çocukları sormuşlar,

Engelli çocuk: “Hepsi kapıdan içeri girdi ve ben yetişemeden kapı kapandı.

Kadın: “Peki niye onu takip ediyordun.”

Engelli çocuk: “O melodi bizi ağaçların da çikolataların, kurabiyelerin ve pastaların yetiştiği bir harikalar diyarına götüreceğini söyledi hatta bana her yere koşarak gideceğimi söyledi. Ama müzik aniden durdu ve kendimi bu dağın önünde buluverdim.”                                        

Herkes çok üzülmüş ve çocukları için ağlamaya başlamış ama bunun hiçbir yararı olmamış,

Adamın biri: “Çocuğum geri gel, geri gel. Vatandaşlar belediye başkanını çağırarak onu suçlamışlar.

Belediye başkanı: “Bende çocuğumu kaybettim yaptığım her şey için çok üzgünüm işte sana 1000 TL getirdim lütfen bize çocuklarımızı geri ver. Her neredeysen geri gel.” demiş.

Kavalcı şaşkın bakışlar arasında dağın ardından yürüyerek gelmiş onu gören herkesin içi rahatlamış,

Vatandaş: “Oh dönmene çok sevindik çocuklarımız nerede?”

Kavalcı: “Hepsi güvende ve mutlu sözünüzü yerine getirdiğinizde geri gelecekler.”

Belediye başkanı 1000 TL’yi vermiş ve anında dağdaki kapı açılmış çocuklar koşarak ailelerine sarılmışlar anneler, babalar ve büyük annelerine.

Belediye başkanı: “Kavalcı şehir adına sana teşekkür ediyorum. Bizi farelerden kurtardın ve çocukları geri verdiğin için teşekkür ediyorum. Bundan sonra sözünün yerinde duracağım.”

Kavalcı: “Hepiniz çocuklarınızı kaybedeceksiniz!”

Vatandaşlar: “Neden?” diye sormuşlar.

Kavalcı: “Çünkü şehriniz çok pis pislikte, fare ve böcek gibi haşaratı buraya çekiyor burada bir sürü hastalık  yayılacak ve çocuklarınız hastalanacak bu yüzden onları kaybedeceksiniz.”

Belediye başkanı: “Bu şehrin belediye başkanı olarak şehri temiz tutma sorumluluğunu üstleniyorum çöpleri sadece çöp bidonlarına atacağız şehrimizi fare ve hastalıklardan uzak tutmak için her şeyi yapacağız.

Vatandaş: “Evet, evet haklı, haklı evet.”

Kavalcı : “Peki o zaman ben artık veda etmeliyim.” demiş sonrada kavalcı köyden ayrılmış  hamelin’de elli yıl öncesi kadar temiz bir köy haline gelmiş…

Fareli köyün kavalcısı kısa özeti

Bir gün Hamelin kasabasının epey kirlenmesi üzerine kasabaya fareler dadadır. O farelerden kurtulmak için halk belediyeye başvurur. Belediye meclisi farelerden kurtulmak için çözüm ararken garip giyinimli bir adam kasabayı belli bir ücret karşılığı farelerden temizleyeceğini söyler.

Teklifinin kabul edilmesi üzerine sonucu kavalcı kavalını çıkararak çalmaya başlar ve peşine taktığı fareleri kasabının dışındaki dereye dökerek kasabayı farelerden tamamen temizler.

Belediye başkanı kavalcıya vermeyi kabul ettiği ücreti çok bularak vermeyi red eder. Kavalcı onlara ders vermek için bu sefer farklı bir melodi çalarak adeta çocukları büyüleyerek peşine takıp kasabanın dışında saklar.

Halk başkana baskı yaparak kavalcının ücretini ödeyerek çocuklarını geri alır.

Masal ile ilgili Merak Edilen Sorular.

  • Fareli Köyün Kavalcısı kitabının yazarı kimdir: Bu masal Frankfurtlu ünlü masal yazarı Johann Wolfgang von Goethe tarafından derlenmiştir.
  • Fareli Köyün Kavalcısı hangi ülkeye aittir: Almanca, Rattenfänger von Hameln olarak bilinen bu kasaba Almanya’nın Hamelin kasabasında geçen olaylar üzerine yazılmış bir hikayedir.
  • Fareli Köyün Kavalcısı ne zaman yazıldı: ilk olarak Hameln’in Çocukları’ adıyla yayımlanan Fareli Köyün Kavalcısı hikayesi, 1812’de yıllında derlenen bu hikaye tam olarak ne zaman yazıldığı bilinmese de, 1284 yılında Almanya’nın Hamelin kasabasında gerçekleşen gerçek bir hikaye olarak tahmin ediliyor.
  • Fareli Köyün Kavalcısı kaç sayfa: Bu güzel hikaye toplamda 16 sayfadan oluşmaktadır.
  • Fareli Köyün Kavalcısı gerçek Hikayesi: Bu hikaye zamanla değiştirilerek ılımlı hale getirilmişse de hikayenin gerçeği acı gerçeklerle dolu, o zaman 130 çocuğun birden sırra kadem basması ve onların başlarına ne geldiğinin kimse tarafından bilinmediği bir hikâye…
  • Fareli Köyün Kavalcısı Ana Fikir: Her ne sebeple olursa olsun başkalarına vermiş olduğumuz sözleri yerine getirmeliyiz. Eğer yerine getiremeyecek olursak yoksa masaldaki gibi olumsuz durumlarla karşı karşıya kalabiliriz.

Bu popüler Kurbağa Prens Masalı da İlginizi çekebilir.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Prenses Ve Bezelye Tanesi Masalı

Prenses Ve Bezelye Tanesi

Oğlunu bir prensesle evlendirmek isteyen Kraliçenin, oğluna bir prensesin nasıl olduğunu anlatan çok güzel bir …


8 Değerli Okuyucularımızın Görüşleri

  1. Abdullah Çelik

    23 yaşındayım. Çekya’da erasmus yapıyorum. Fransız sevgilim uyusun diye Türkçe masal okuyorum… Hayat

    • Sitemiz de her yaşa uygun güzel masallar bulabileceğinizden emin olabilirsiniz. iyi günler dileriz.

  2. Masal cok güzel di emeği geçen herkese teşekkürler

  3. Fareli Köyün Kavalcısı çizgi filmini e izlemiştim bugünde masalını okudum çok güzeldi.

  4. Fareli Köyün Kavalcısı hikayesini aşırı beğendim, ellerinize sağlık.

    • Abdullah Çelik

      23 yaşındayım. Çekya’da erasmus yapıyorum. Fransız sevgilim uyusun diye Türkçe masal okuyorum… Hayat bu işte

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir